diyar ile cümle
diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ci legava una dolce amicizia, verso la casa di Dio camminavamo in festa
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Der Tod übereile sie, daß sie lebendig in die Hölle fahren; denn es ist eitel Bosheit unter ihrem Haufen.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.du som levde med mig i ljuvlig förtrolighet, du som i Guds hus gick med mig i högtidsskaran.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Ješto jsme spolu mile tajné rady držívali, a do domu Božího společně chodívali.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.jonka kanssa me elimme suloisessa sovussa, yhdessä vaelsimme Jumalan huoneeseen juhlakansan kohinassa!
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.사망이 홀연히 저희에게 임하며 산 채로 음부에 내려갈지어다 이는 악독이 저희 거처에 있고 저희 가운데 있음이로다
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Którzyśmy się z sobą mile w tajności naradzali, i do domu Bożego społecznie chadzali.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Over dem komme Død, lad dem levende synke i Dødsriget! Thi der er Ondskab i deres Bolig, i deres Indre!
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.s ktorým sme sa mile spolu radievali, do domu Božieho sme chodievali v rušnom zástupe.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.vi som levde sammen i fortrolig omgang, som vandret til Guds hus blandt den glade høitidsskare.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Wij gingen zo vertrouwelijk met elkaar om; samen gingen we met alle feestgangers naar Gods huis.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ישימות עלימו ירדו שאול חיים כי רעות במגורם בקרבם׃
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ليبغتهم الموت. لينحدروا الى الهاوية احياء لان في مساكنهم في وسطهم شرورا
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.願 死 亡 忽 然 臨 到 他 們 . 願 他 們 活 活 的 下 入 陰 間 . 因 為 他 們 的 住 處 、 他 們 的 心 中 、 都 是 邪 惡
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.願 死亡 忽然 臨到 他們.願 他 們 活活 的 下 入陰間 . 因為 他 們的 住處 、 他 們 的 心中 、 都 是 邪惡
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Chúng nó may mắn trải qua các ngày đời mình, Rồi bỗng chốc sa xuống âm phủ.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Chúng_nó may_mắn trải qua các ngày đời mình , Rồi bỗng_chốc sa xuống âm_phủ .
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.De förnöta sina dagar i lust, och ned till dödsriket fara de i frid.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.de lever deres Dage i Lykke og synker med Fred i Dødsriget,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.De lever sine dager i lykke, og i et øieblikk farer de ned til dødsriket.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Finiscono nel benessere i loro giorni e scendono tranquilli negli inferi
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Hari-harinya dihabiskan dalam kebahagiaan, dan mereka meninggal penuh kedamaian
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.He viettävät päivänsä onnessa, mutta äkkiä heidät säikähytetään alas tuonelaan.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Ils passent leurs jours dans le bonheur, Et ils descendent en un instant au séjour des morts.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Îşi petrec zilele în fericire, şi se pogoară într'o clipă în locuinţa morţilor.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Jóllétben töltik el napjaikat, és egy pillanat alatt szállnak alá a sírba;
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.그날을 형통하게 지내다가 경각간에 음부에 내려가느니라
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Na prosperidade passam os seus dias, e num momento descem ao Seol.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Pasan sus días en la prosperidad, y con tranquilidad descienden al Seol
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Sie werden alt bei guten Tagen und erschrecken kaum einen Augenblick vor dem Tode,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trávia svoje dni v dobrom a v okamihu sostupujú do hrobu.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Tráví v štěstí dny své, a v okamžení do hrobu sstupují.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trawią w dobrem dni swoje, a we mgnieniu oka do grobu zstępują.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.V sreči prežive svoje dni, in v trenutku se pogreznejo v kraj mrtvih.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Διαγουσι τας ημερας αυτων εν αγαθοις και εν μια στιγμη καταβαινουσιν εις τον αδην.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Прекарват дните си в благополучие; И в една минута слизат в гроба.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.проводят дни свои в счастьи и мгновенно нисходят в преисподнюю.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.יבלו בטוב ימיהם וברגע שאול יחתו׃
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.يقضون ايامهم بالخير. في لحظة يهبطون الى الهاوية.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度 日 諸 事 亨 通 、 轉 眼 下 入 陰 間
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度日 諸事 亨通 、 轉 眼下 入 陰間
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Cît cerurile -i de înaltă: ce poţi face? Mai adîncă decît Locuinţa morţilor: ce poţi şti?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Elle est aussi haute que les cieux: que feras-tu? Plus profonde que le séjour des morts: que sauras-tu?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?E' più alta del cielo: che cosa puoi fare? E' più profonda degli inferi: che ne sai
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Es ist höher denn der Himmel; was willst du tun? tiefer denn die Hölle; was kannst du wissen?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Es más alto que los cielos; ¿qué puedes tú hacer? Es más profundo que el Seol; ¿qué puedes tú saber
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Himmelhøi er den*, hvad kan du gjøre? Dypere enn dødsriket, hvad vet du? / {* d.e. Guds visdom.}
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Hög såsom himmelen är den -- vad kan du göra? djupare än dödsriket -- vad kan du förstå?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Højere er den end Himlen hvad kan du? Dybere end Dødsriget - hvad ved du?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?하늘보다 높으시니 네가 어찌 하겠으며 음부보다 깊으시니 네가 어찌 알겠느냐
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Magasabb az égnél: mit teszel tehát? Mélyebb az alvilágnál; hogy ismerheted meg?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Se on korkea kuin taivas - mitä voit tehdä, syvempi kuin tuonela - mitä voit ymmärtää?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Sự ấy vốn cao bằng các từng trời : Vậy ông sẽ làm_gì ? Sâu hơn âm_phủ : ông hiểu_biết sao đặng ?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Sự ấy vốn cao bằng các từng trời: Vậy ông sẽ làm gì? Sâu hơn âm phủ: ông hiểu biết sao đặng?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Tam výšiny nebies - čo učiníš? Hlboké pod peklo - čo poznáš?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Višave so to nebeške – kaj hočeš početi? globočja je nego šeol – kaj moreš vedeti?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Vyšší jest nebes, což učiníš? Hlubší než peklo, jakž porozumíš?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Wyższe są niż niebiosa, cóż uczynisz? Głębsze niż piekło, jakoż poznasz?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Ταυτα ειναι ως τα υψη του ουρανου τι δυνασαι να καμης; ειναι βαθυτερα του αδου τι δυνασαι να γνωρισης;
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?Он превыше небес, – что можешь сделать? глубже преисподней, – что можешь узнать?