diyar ile cümle
diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Kuoleman paulat piirittivät minut, turmion virrat peljästyttivät minut.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.mă înfăşuraseră legăturile mormîntului, şi mă prinseseră laţurile morţii.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Me rodearon las ligaduras del Seol; me confrontaron los lazos de la muerte
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Mi circondavano flutti di morte, mi travolgevano torrenti impetuosi
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Nhưng dây âm phủ đã vấn lấy tôi, Lưới sự chết hãm bắt tôi.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Nhưng dây âm_phủ đã vấn lấy tôi , Lưới sự chết hãm bắt tôi .
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Obklíčilyť mne byly bolesti smrti, a proudové nešlechetných předěsili mne.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Ogarnęły mię były boleści śmierci, a potoki niepobożnych zatrwożyły mię.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.pekla [Hebr. šeol.] vezi so me obdale, smrtne zanke so me zajele.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Πονοι του αδου με περιεκυκλωσαν, παγιδες θανατου με εφθασαν.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Връзките на преизподнята ме обвиха; Примките на смъртта ме стигнаха.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.חבלי שאול סבבוני קדמוני מוקשי מות׃
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.حبال الهاوية حاقت بي. اشراك الموت انتشبت بي.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.陰 間 的 繩 索 纏 繞 我 . 死 亡 的 網 羅 臨 到 我
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.陰間 的 繩索纏繞 我 . 死亡 的 網羅臨 到 我
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;(113:25) Ни мертвые восхвалят Господа, ни все нисходящие в могилу;
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;(25)Мъртвите не хвалят Господа, Нито ония, които слизат в мястото на мълчанието;
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;De döda prisa icke HERREN, ingen som har farit ned i det tysta.
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;De døde lover ikke Herren, ingen av dem som farer ned i dødsrikets stillhet;
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;De døde priser ej HERREN, ingen af dem, der steg ned i det tavse.
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Die Toten werden dich, HERR, nicht loben, noch die hinunterfahren in die Stille;
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Dode mensen kunnen de HERE niet prijzen; vanuit het dodenrijk kan niemand Hem eren.
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Eivät kuolleet ylistä Herraa, ei kukaan hiljaisuuteen astuneista.
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Kẻ chết hoặc kẻ xuống cõi nín lặng chẳng ngợi khen Ðức Giê-hô-va.
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Kẻ chết hoặc kẻ xuống cõi nín_lặng chẳng ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va .
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;죽은 자가 여호와를 찬양하지 못하나니 적막한데 내려가는 아무도 못하리로다
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Nem a meghaltak dicsérik az Urat, sem nem azok, a kik alászállanak a csendességbe.
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Ne mrtví chváliti budou Hospodina, ani kdo ze všech těch, kteříž sstupují do místa mlčení,
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Nie mŕtvi budú chváliť Hospodina a niktorý z tých, ktorí sostupujú na miesto mlčania;
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;No alaban a Jehovah los muertos, ni cuantos descienden al silencio
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Non i morti lodano il Signore, né quanti scendono nella tomba
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Nu morţii laudă pe Domnul, şi nici vreunul din cei ce se pogoară în locul tăcerii,
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Os mortos não louvam ao Senhor, nem os que descem ao silêncio;
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;TUHAN tidak dipuji oleh orang mati, oleh orang yang sudah turun ke tempat yang sunyi
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Umarli nie będą chwalili Pana, ani kto z tych, co zstępują do miejsca milczenia.
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;Οι νεκροι δεν θελουσιν αινεσει τον Κυριον, ουδε παντες οι καταβαινοντες εις τον τοπον της σιωπης
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;לא המתים יהללו יה ולא כל ירדי דומה׃
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;ليس الاموات يسبحون الرب ولا من ينحدر الى ارض السكوت.
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;死 人 不 能 讚 美 耶 和 華 . 下 到 寂 靜 中 的 、 也 都 不 能
Ölüler, sessizlik diyarına inenler, RABbe övgüler sunmaz;死 人 不 能 讚 美 耶和華 . 下到 寂靜 中 的 、 也 都 不能
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.(114:3) Объяли меня болезни смертные, муки адские постигли меня; я встретил тесноту и скорбь.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Aku diancam bahaya maut; kengerian maut menyergap aku, membuat aku gelisah dan takut
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Boly ma obkľúčily bolesti smrti, a našly ma úzkosti hrobu; bol som našiel súženie a trápenie duše.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Dây sự chết vương vấn tôi, Sự đau đớn âm phủ áp hãm tôi, Tôi gặp sự gian truân và sự sầu khổ.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Dây sự chết vương_vấn tôi , Sự đau_đớn âm_phủ áp hãm tôi , Tôi gặp sự gian_truân và sự sầu khổ .
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Dødens Bånd omspændte mig, Dødsrigets Angster greb mig, i Trængsel og Nød var jeg stedt.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Dödens band omvärvde mig, och dödsrikets ångest grep mig; jag kom i nöd och bedrövelse.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Dødens rep hadde omspent mig, og dødsrikets angster hadde funnet mig; nød og sorg fant jeg.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.사망의 줄이 나를 두르고 음부의 고통이 내게 미치므로 내가 환난과 슬픔을 만났을 때에
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Kuoleman paulat piirittivät minut, tuonelan ahdistukset kohtasivat minua; minä jouduin hätään ja murheeseen.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Mă înfăşuraseră legăturile morţii, şi m'apucaseră sudorile mormîntului; eram pradă necazului şi durerii.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Mi stringevano funi di morte, ero preso nei lacci degli inferi. Mi opprimevano tristezza e angosci
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Obdale so me smrtne vezi in me zadele peklenske stiske, prišel sem v nadlogo in žalost.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Obklíčilyť mne byly bolesti smrti, a úzkosti hrobu potkaly mne; sevření a truchlost přišla na mne.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Ogarnęły mię były boleści śmierci, a utrapienia grobu zjęły mię; ucisk i boleść przyszła na mię.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Os laços da morte me cercaram; as angústias do Seol se apoderaram de mim; sofri tribulação e tristeza.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Stricke des Todes hatten mich umfangen, und Ängste der Hölle hatten mich getroffen; ich kam in Jammer und Not.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Toen de dood mij omknelde en de angst voor de dood mij aangreep, was ik wanhopig en vreselijk benauwd.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Πονοι θανατου με περιεκυκλωσαν, και στενοχωριαι του αδου με ευρηκαν θλιψιν και πονον απηντησα.
Ölüm iplerine dolaşmıştım, Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı, Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.Връзките на смъртта ме обвиха, И мъките на преизподнята ме намериха; Скръб и беда срещнах.