Ana içeriğe geç
Sözlük

diya ile cümle

diya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bileşen DiyagramıΔιάγραμμα συστατικών
bileşen diyagramıДиаграмма компонентов
Bileşen & Diyagramı...Диаграмма компонентов...
Bileşen DiyagramıДиаграмма компонентов
bileşen diyagramıдіаграма компонентів
Bileşen & Diyagramı...Діаграма компонентів...
Bileşen DiyagramıДіаграма компонентів
Bileşen & Diyagramı...المكوّن التخطيط.
Bileşen Diyagramıالمكوّن التخطيط.
bileşen diyagramıمكوّن خطاطة
bileşen diyagramıコンポーネント図
Bileşen Diyagramıコンポーネント図
Bileşen & Diyagramı...コンポーネント図(M)...
Bio-silikon. Bu silikattan oluşan bir diyatom.바이오 실리콘입니다. 이것은 규산염으로 만들어진 규조입니다.
Bio-silikon. Bu silikattan oluşan bir diyatom.To jest okrzemka zrobiona z krzemianu [sól kwasu krzemowego; rodzaj minerału].
Bio-silikon. Bu silikattan oluşan bir diyatom.ביו-סיליקון. זהו דיאטום עשוי מסיליקטים.
Bio-silikon. Bu silikattan oluşan bir diyatom.السيليكون الحيوي. هذا دياتوم، وهو مصنوع من السيليكات.الدياتوم = طحلب نهري
Bio-silikon. Bu silikattan oluşan bir diyatom.半導体製造に欠かせないシリコンは
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.Un australian vorbeste ca un australian pentru ca a fost crescut intrun mediu care utilizeaza acel dialog.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.Австралиец говорит с австралийским акцентом, потому что он вырос в среде, где говорят на этом диалекте.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.Австралийце говорят като Австралийци защото са се родили в среда, където се говори така.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.אוסטרלי מדבר כמו אוסטרלי, כיוון שהוא גודל בסביבה שמשתמשת בשיח שכזה.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.الاسترالي يتكلم كأسترالي لأنه تربى في بيئة تتحدث بتلك الطريقة.
Bir Budist manastırını yeniden inşa ettik, burası Budizm ve konservasyon diyaloğu için bir mekân haline geldi.Wir bauten ein buddhistisches Kloster wieder auf, das zum Schauplatz für Buddhismus und Naturschutz wurde.
Bir Budist manastırını yeniden inşa ettik, burası Budizm ve konservasyon diyaloğu için bir mekân haline geldi.בנינו מחדש מנזר בודהיסטי שהפך למרכז של שיח על בודהיזם ושימור הסביבה,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Comme la nuée se dissipe et s`en va, Celui qui descend au séjour des morts ne remontera pas;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Como la nube se deshace y se desvanece, así el que desciende al Seol no volverá a subir
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Cum se risipeşte norul şi trece, aşa nu se va mai ridica celce se pogoară în Locuinţa morţilor!
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Eine Wolke vergeht und fährt dahin: also, wer in die Hölle hinunterfährt, kommt nicht wieder herauf
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.felhõ eltünik és elmegy, így a ki leszáll a [sír]ba, nem jõ fel [többé].
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jako niszczeje obłok i przemija, tak zstępujący do grobu nie wynijdzie;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jako zaniká oblak a ide ta, taký je aj ten, kto sostupuje do hrobu; nevyjde zase hore;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jakož oblak hyne a mizí, tak ten, kterýž sstupuje do hrobu, nevystoupí zase,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.구름이 사라져 없어짐 같이 음부로 내려가는 자는 다시 올라오지 못할 것이오니
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Mây tan ra và mất thể nào, Kẻ xuống âm phủ không hề trở lên, cũng thể ấy.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Mây tan ra và mất thể_nào , Kẻ xuống âm_phủ không hề trở_lên , cũng thể ấy .
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Pilvi häipyy ja menee menojaan; niin myös tuonelaan vaipunut ei sieltä nouse.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Som Skyen svinder og trækker bort, bliver den, der synker i Døden, borte,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Tal como a nuvem se desfaz e some, aquele que desce � sepultura nunca tornará a subir.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Una nube svanisce e se ne va, così chi scende agl'inferi più non risale
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Zoals een wolk uiteen wordt gedreven en verdwijnt, zo verdwijnen ook de doden in hun graven.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Καθως το νεφος διαλυεται και χανεται ουτως ο καταβαινων εις τον ταφον δεν θελει επαναβη
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Както облакът се разпръсва и изчезва, Така и слизащият в преизподнята* няма да възлезе пак;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Редеет облако и уходит; так нисшедший в преисподнюю не выйдет,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.כלה ענן וילך כן יורד שאול לא יעלה׃
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.السحاب يضمحل ويزول. هكذا الذي ينزل الى الهاوية لا يصعد.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.雲 彩 消 散 而 過 、 照 樣 、 人 下 陰 間 也 不 再 上 來
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.雲彩 消散 而過 、 照樣 、 人 下 陰間 也 不 再上來
Bir diyalogla bunu anlayalım.Deja que el diálogo haga el trabajo.
Bir diyalogla bunu anlayalım.E deixa que o diálogo faça o resto.
Bir diyalogla bunu anlayalım.Et laissez le dialogue faire le travail.
Bir diyalogla bunu anlayalım.그리고 대화가 역할을 하도록 두죠.
Bir diyalogla bunu anlayalım.Lăsaţi dialogul să-şi facă treaba.
Bir diyalogla bunu anlayalım.Lasst die Dialoge ihre Arbeit machen.
Bir diyalogla bunu anlayalım.Pozwólmy, by dialog zrobił resztę.
Bir diyalogla bunu anlayalım.Và hãy để cho các cuộc đối thoại diễn ra tự nhiên.
Bir diyalogla bunu anlayalım.Пусть диалог несёт всю информацию.
Bir diyalogla bunu anlayalım.ותנו לדו שיח לעשות את העבודה.
Bir diyalogla bunu anlayalım.ودع الحوار يقم بالعمل.
Bir diyalogla bunu anlayalım.その修飾語が本当に必要か 考えてください
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod