Ana içeriğe geç
Sözlük

disiplinli ile cümle

disiplinli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat, gayet şüpheci ve fazlaca yetenekli olan çoklu disiplinli bu ekip iki konuda hemfikirdi.優秀な研究者の複合チームは 2つのことに対して同じ意見を持っています 1つは 肥満の問題が解決済みとして 流せるほど
Fakat, gayet şüpheci ve fazlaca yetenekli olan çoklu disiplinli bu ekip iki konuda hemfikirdi.呢個團隊雖然嚟自多個範疇 又有好高批判能力同又係好叻 但佢哋同意兩樣嘢
Hall, Yılların deneyimi tarafından disiplinli, yılına kadar bir sonraki barda kaldı.Hall, aki is fegyelmezett az év tapasztalatával továbbra is a bárban következő a kasszát.
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.Họ không phụ thuộc vào năng lượng ý chí mà vào thoi quen và thời khóa biểu nghiêm khắc.
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.Nespoliehajú sa na silu vôle, ale na na silu zvyku a disciplinovaný rozvrh.
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.Δεν στηρίζονται στη δύναμη της θέλησης, αλλά στη συνήθεια και στο πειθαρχημένο πρόγραμμα.
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.إنهم لا يعتمدون على قوة الإرادة بل على العادة والجدولة المنضبطة
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.研究によると 世界で最も一流の ヴァイオリニストたちは 一般的に
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Agama-agama terorganisir berkolaborasi, memiliki branding, multinasional, dan sangat disiplin.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Chúng có tính hợp tác, có thương hiệu, đa quốc gia, là lại còn có tính kỷ luật cao.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Colaboran, tienen una marca, son multinacionales y tienen mucha disciplina.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.De är samverkande, de är märkesinriktade, de är multinationella, och de är väldigt disciplinerade.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.De er samarbejdsorienteret, de er mærkevarer, de er multinationale, og de er meget disciplinerede.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Együttműködőek, védjegyzettek, nemzetköziek, és igen fegyelmezettek.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Elas são colaborativas, têm marca registada, são multinacionais e são altamente disciplinadas.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Elles collaborent, ce sont des marques, des multinationales, et elles sont très disciplinées.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.종교는 협동적이고, 유명 상표이며 다국적인데다가 철저히 규율을 지킵니다.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Sie kollaborieren, tragen einen Markennamen, sind multinational und hoch diszipliniert.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Sono collaborative, sono marche, sono multinazionali, e sono molto disciplinate.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.So sodelovalni, imajo ime, so multinacionalni in so zelo disciplinirani.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Spolupracujú, majú svoju značku, sú medzinárodné a sú vysoko disciplinované.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Sunt cooperante, patentate, multinaţionale. şi sunt extrem de organizate.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Wspólnie opracowane, znanej marki, wielonarodowe i wysoce zdyscyplinowane.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Ze werken samen, het zijn merken, het zijn multinationals, en ze zijn zeer gedisciplineerd.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Δρουν συλλογικά, επώνυμα, είναι πολυεθνικές, και άκρως πειθαρχημένες.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Їм властиві співпраця, брендовість і багатонаціональність, а ще - строга дисципліна.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Они объединены, они действуют под одной маркой, они многонациональны, они дисциплинированны.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.Те си сътрудничат, маркови са и са мултинационални, и са строго дисциплинирани.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.הן שיתופיות, הן ממותגות, הן רב-לאומיות, והן ממושמעות מאוד.
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.انها تعاونية, انها معروفة, انها متعددة الجنسيات وهي منضبطة بشكل عالي
İşbirlikçi, marka sahibi, çok uluslu ve yüksek derecede disiplinliler.高度に統制が取れています これらはすべてとても良い資質であり
Otoriter, disiplinli bir yanda.Å ena sidan den auktoritära, disciplinära fadern.
Otoriter, disiplinli bir yanda.C'est à dire les autoritaires, disciplinés d'un coté.
Otoriter, disiplinli bir yanda.Dat is de autoritaire, straffende figuur aan de ene kant,
Otoriter, disiplinli bir yanda.Jotka ovat autoritaarisuus ja kurinalaisuus toisessa päässä.
Otoriter, disiplinli bir yanda.지나치게 권위주의적이고 규율만 강조해서도 안되고
Otoriter, disiplinli bir yanda.Ou seja, o autoritário, disciplinador, por um lado.
Otoriter, disiplinli bir yanda.Pe de-o parte este vorba de o figură autoritară, disciplinară.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.Che sono l'autoritarismo, la severità nella disciplina da un lato, e la mancanza di regole dall'altro.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.Den autoritære, disciplinære på den ene side, og den afslappede, regelløse på den anden side.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.Đó là người độc đoán, người gìn giữ kỉ luật, ở một mặt và ở mặt kia là người không có phép tắc.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.Jedným je autoritatívny, despotický, a druhým ležérny, ktorý nehľadí na pravidlá.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.Jsou to autoritářský, disciplinární postoj na jedné straně a na druhé straně ten laxní, bez pravidel.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.Pomiędzy typem autorytarnym i dyscyplinującym a miękkim i bez zasad.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.Samovoljnosti in discipliniranja po eni strani, in ohlapnosti brez pravil po drugi.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.Δηλαδή από το αυταρχικό, δεσποτικό μοντέλο από τη μια και το χαλαρό, χωρίς κανόνες απ' την άλλη.
Otoriter, disiplinli bir yanda. Ve diğer yanda, yumuşak, kuralsız seçenek.От една страна авторитарния, дисциплиниращ баща, и от друга - разпуснатия, без правила и изисквания.
Otoriter, disiplinli bir yanda.Тобто, з одного боку, авторитарний, прибічник дисципліни.
Otoriter, disiplinli bir yanda.Чтобы они не были или слишком авторитарными и твердыми.
Otoriter, disiplinli bir yanda.שזה הסמכותית, משליטת משמעת, מצד אחד.
Otoriter, disiplinli bir yanda.في الاستبداد والانضباط من جهة
Otoriter, disiplinli bir yanda.両極端でない父親像が
Yılların deneyimi tarafından disiplinli, yılına kadar bir sonraki barda kaldı.수년 간의 경험에 의해 훈련되고, 계산대 옆에있는 막대에 있었다.
Yılların deneyimi tarafından disiplinli, yılına kadar bir sonraki barda kaldı.تم تأديب سنوات من الخبرة ، وبقيت في شريط المقبل حتى.
Yılların deneyimi tarafından disiplinli, yılına kadar bir sonraki barda kaldı.と、突然パーラーのドアが開かれ、氏のやつが登場し、かすめることなく、
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod