Ana içeriğe geç
Sözlük

dirsek ile cümle

dirsek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Il resto viene passato tra un "togli i gomiti dal tavolo" e un "passami il ketchup".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.나머지는 "팔꿈치를 식탁에서 떼거라", 혹은 "케쳡 좀 건내줄래" 같은 대화로 채워지죠.
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Le reste est pris par les " ne mets pas les coudes sur la table " et "passe le ketchup ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Phần còn lại là: "Bỏ khủyu tay khỏi bàn đi con!", "Đưa chai tương cà cho bố!"
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Resztę czasu zajmują "zdejm łokcie ze stołu" i "podaj mi ketchup".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Sisanya diisi oleh "itu sikutnya jangan ditaro di atas meja" dan "tolong oper sausnya."
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Το υπόλοιπο αναλώνεται σε φράσεις όπως: "πάρε τους αγκώνες απ'το τραπέζι" και "πιάσε μου το κέτσαπ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Остальное время уходит на "убери локти со стола" и "передай кетчуп".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Останалата част е "Свали си лактите от масата" и "подай кетчупа."
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Решта часу - це "зніми лікті зі столу" та "передай кетчуп".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.יתר הזמן נגזל ב"תוריד מרפקים מהשולחן" ו"תעבירי את הקטשופ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.كل الوقت الباقي عبارة عن ملاحظات... "إتزع مرفقيك عن الطاولة" أو "مرّر الصلصة".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.その10分を 1日のどこかに移せば 同様の効果を得られます
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.Geen veiligheid, geen rugdekking, geen kussens, geen matten, geen zandbakken op de grond.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.아무 안전장치도, 뒷받침도, 패드도, 충격 흡수 매트도, 바닥에는 모래 구덩이도 없었죠.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.No hay medidas de seguridad, ni ayuda oculta, ni almohadillas, ni colchonetas, tampoco areneros en el piso.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.Nu are măsuri de siguranţă, suport pentru spate, nu are tampoane, saltele, gropi de nisip în pământ.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.Ohne Sicherung, ohne Unterstützung, ohne Schützer, ohne Matten, ohne Sandlöcher im Boden.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.Tanpa pengaman, tanpa pendukung, tanpa alas, tanpa matras, tanpa bantalan pasir.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.Никакой безопасности, никаких страховочных поясов, ни площадок, ни матов, ни песчаных подушек на земле.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.Няма безопасност, няма резервна поддръжка, няма подплата, постелки за падане, няма пясъчни ями на земята.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.אין אמצעי בטיחות, אין תמיכה מאחור, אין מזרונים, אין ערימות חול על האדמה.
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.بدون اي دعم خارجي .. وبدون اي شروط سلامة بدون واقيات ارتطام .. بدون كسارات .. وبدون رمال تمتص الصدمات في الارض
Güvenlik, destek, koruyucu dizlik ya da dirseklik,koruyucu minder ya da yerde kum havuzu yoktu.パッドや衝撃を吸収するマットも 砂場もありません 馬を使ったものとしては 最も危険なスタントとも言えるでしょう
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Ellos pueden volar en el aire. Pueden doblar su codo hacia atrás.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Erano in grado di volare. O di piegare il gomito al contrario.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Họ có thể bay trên không, lật ngược khửu tay.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Ils peuvent voler dans les airs. Ils peuvent plier leurs coudes complètement.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.그들은 하늘로 날고, 팔꿈치를 완전히 뒤로 젖힐 수도 있었습니다.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Mereka bisa terbang di udara. Mereka bisa membengkokkan siku hingga ke belakang.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Mogli latać. Mogli wykrecić łokiec na drugą stronę.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Podiam voar no ar. Podiam dobrar o cotovelo para trás.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Pot să zboare în aer. Pot să-și îndoaie cotul complet.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Repülnek a levegőben. Vissza tudják teljesen hajlítani a könyöküket.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Sie konnten durch die Luft fliegen. Sie konnten ihre Ellbogen nach hinten verbiegen.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Ze konden in de lucht vliegen en hun ellebogen helemaal omplooien.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Μπορούσαν να πετούν στον αέρα. Μπορούσαν να λυγίζουν τον αγκώνα τους προς τα πίσω μέχρι τέρμα.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Вони вміють літати у повітрі. Вони можуть вивертати лікті у зворотній бік.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Могат да летят във въздуха. Могат да си огънат лакътя докрай назад.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.Они могут зависать в воздухе. Могут выворачивать локти назад.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.הם יכולים לעוף באוויר. הם יכולים לכופף את המרפק אחורה.
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.يمكن أن يطيرون في الهواء. بأستطاعتهم لوي كوعهم تماما الى الخلف
Havada uçabiliyor, dirseklerini bükerek etraflarında tam bir daire yapabiliyorlardı.頭で立て続けに80回も回るんです
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Aby zrobić soczewkę, dzieli się ją na panele i dodaje zawiasy.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.A lencse kisebb panelekből áll, amiket zsanér köt össze.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Für die Linse unterteilt man die Segel und fügt biegsame Verbindungen hinzu.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.렌즈를 여러 개로 나눠 굴곡을 더합니다.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Lečo razdelimo, dodamo pregibe.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Những miếng kính gấp lại, bạn phải chia nhỏ tấm kính, thêm vào đường gợn sóng.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Para los lentes, se dividen los paneles, se agregan articulaciones.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Pentru lentile, împarţi panourile, adaugi îmbinări.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Pour les lentilles, il faut les décomposer en panneaux, ajouter des articulations,
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Prendete la lente, la dividete in pannelli, aggiungete delle cerniere.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Rozdelíte šošovku na diely, pridáte ohybné prvky.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Složená čočka, rozdělíte panely, přidáte průhyby.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Uma lente dobrada, dividida em painéis, com fletores.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Untuk lensanya, Anda membaginya menjadi panel-panel, Anda tambahkan lipatan-lipatan.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Voor de lens verdeel je de panelen en voeg je buigplaatsen toe.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Διπλωμένος φακός, χωρίζεις τα πάνελ, προσθέτεις καμπτικές επιφάνειες.
Katlanmış lens, panelleri bölüyorsunuz, dirsek ekliyorsunuz.Вы разделяете линзу на секции и добавляете гибкие соединения.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod