Bu dil Eski Klasik Yunanca’nın diriltilmeye çalışılmış bir haliydi.Zmieniano przypadki, tak aby to brzmiało poprawnie z punktu widzenia klasycznej greki.
"Eskişehirspor öldü öldü dirildi!".Dramat: Twój brat był martwy, a ożył.
Başka bir deyişle bir an için ölüp geri dirilirler.Po chwili odnajdują ją jednak ponownie, martwą.
Sezon Buffy'nin dirildikten sonra tekrar hayata uyum sağlamakta zorlanmasını anlatır.Po przygodzie z Sevillą ponownie mu zaufano.
Tanrı bu kurbanı kabul ederek, İsa'yı ölümden diriltmiştir.Z Twej śmierci, Jezu, dochodzim żywota.
Tanrı dilediğinde ölüleri diriltecektir.Tron på att de döda ska återuppstå.
Diriliş: ErtuğrulOlarinniitty), Olarsbäcken (fi.
"Eskişehirspor öldü öldü dirildi!".Fursten är ju död, har de hört.
Bu da ölen tanrının dirilişiyle bağlantılı bir olaydır."Så är det också med de dödas uppståndelse.
Tanrı bu kurbanı kabul ederek, İsa'yı ölümden diriltmiştir.Tack, JEsu, som mig har från dödsens död förloszat.
Ölüm ona diriltme taşını vermiş.Som tack lämnar hon tillbaka stenen.
Ardından Allah İsrafil'i diriltecek ve tekrar Sur'u üfürmesini emredecek.Men Gud tillåter köpenskapen och förbjuder ockret."
Buna karşın, gerçekte inciller İsa’nın doğumunu, hayatını, ölümünü ve dirilişini anlatır.Den skildrar tiden före Jesu födelse, hans födelse, liv, död och uppståndelse.
Altay efsanelerinde kel kadın şaman ölüleri bile diriltir.I novellen återuppstår Holmes från de döda.
Ölüleri bile diriltebilir.Він вміє оживляти мертвих.
Diriliş Savaşı kısa ve kanlıydı.Битва була тривалою і кровопролитною.
Bu diriliş uzun süre devam etmemiştir.Цей декрет вже давно не діє.
Tanrı bu kurbanı kabul ederek, İsa'yı ölümden diriltmiştir.Своїм Воскресінням Ісус Христос спас нас від смерті.
Bu durum destanda ölüp dirilme şeklinde görünür.Все життя зовні здається мертвим.
(İsa dirildi!)Христос Воскрес!
İsa'nın çarmıha gerildikten sonra 3. günde dirilişi kutlanır.Воскресіння Ісус воскрес із мертвих на третій день.
Ned’in dirilttiği kişi yalnızca 1 dakika hayatta kalmak zorundadır.Ви не можете вбити людину, якій залишилося жити менше ніж 12 хвилин.
Buna göre her seferinde ölüp sonrasında yeniden dirilip aynı savaşı bir kez daha tekrarlamak zorundadır.Щоранку вони розуміють, що їм знову доведеться пережити один і той же жахливий день.
Diriltme taşı onu tutan ile ölü arasında iletişim kurulmasını sağlar.Вважається, що камінь вбиває будь-кого, хто вступить у контакт із ним.
Ahiret günü; Allah'ın insanları yeniden diriltip bir arada toplayacağı gündür.I džinové budou souzeni v soudný den a budou se Bohu odpovídat za své skutky.
Ancak Jason bir şimşek çarpması sonucu tekrar dirilir ve Tommy'nin arkadaşını öldürür, Tommy ise kaçar.Oživený Jason zabil Tommyho přítele, zatímco Tommy mu unikl.
Tanrı dilediğinde ölüleri diriltecektir.Nastane vzkříšení mrtvých.
Anlatılanlara göre yaşadığı zaman kötülükler yapan, cinayetler işleyen insanlar öldükten sonra dirilirler."Ti, kteří říkají, že nejprve zemřou a (potom) vstanou z mrtvých, se mýlí.
Düşen meleklerle ilgili bir katalogtur ve onların nasıl diriltileceğini anlatır.Popisuje v ní svá setkání s anděly a rozhovory s nimi.
İsa'nın dirilişi Hristiyanlık'ın en önemli inançlarından biridir.Modlitba patřila a patří od počátku k nejdůležitějším výrazovým formám křesťanské víry.
Ayrıca Diriliş filmiyle ilk Akademi ve BAFTA ödüllerini kazandı.Studio získalo za svojí existenci několik cen Akademie a BAFTA.
Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün Allah bana selam ve emniyet vermiştir."Pacea fie asupra mea, în ziua când m-am născut, în ziua când voi muri, în ziua când voi fi sculat viu.
İyilik yapmış olanlar yaşamak, kötülük yapmış olanlar yargılanmak üzere dirilecekler".Cei ce au făcut binele, vor învia pentru viață, iar cei ce au făcut răul, vor învia pentru judecată.”
Tanrı dilediğinde ölüleri diriltecektir.Voi trezi morții să mănânce vii.
Diriltme taşı onu tutan ile ölü arasında iletişim kurulmasını sağlar.Piatra învierii permite deținătorului să vadă și să comunice cu morții.
Gilmour ve Waters daha sonra grubu tekrar diriltme planlarının olmadığını açıkladı.Gilmour și Waters nu schimbau nici un cuvânt înainte de show-uri.
Diriliş Savaşı kısa ve kanlıydı.Conflictul rezultat a fost acerb și sângeros.
Dirilen İsa tarafından serbest bırakılır."Da"le-a răspuns Iisus.
Prenses dirilttiği şairi bir aynanın içinden geçirerek yeraltı dünyasına götürür.Vasiliscul nu putea fi ucis decât punându-i-se în față o oglindă în care să-și reflecte privirea.
Dizinin birkaç bölümünde ölü olarak kalmış ve daha sonra diriltilmiştir.Cel ce stătea pe el se numea Moartea, și împreună cu el venea după el Locuința morților.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Este înzestrat cu puteri supranaturale, de a vindeca bolnavi și de a învia morți.
İsa'nın yaralarına dokunana kadar dirildiğine inanmayacağını söylemiştir.Cercetătorii biblici au remarcat că Ioan evită să spună dacă Toma chiar a pipăit rănile lui Isus.
Ölüleri bile diriltebilir.Még a halottakat is feltámasztja.
Shao Kahn, Dünya'yı kolayca ele geçirebilmek için onu bir şekilde diriltmiştir.Shao Kahn elégedett volt, végre esélye lett megszerezni a Földet.
Diğer kardeş ölen bir sevdiği insanı diriltmiş.Túlélte szeretett öccsét is.
İsa'nın çarmıha gerildikten sonra 3. günde dirilişi kutlanır.Jézus azonban a harmadik napon halálából feltámadt.
Diriliş'te Nehludov köylülerin hayatını merak eder.Ismeretlen banda dúlta fel Zeréndvár lakóinak nyugalmát.
(İsa dirildi!)Feltámadt Krisztus!
İnsan ölünce yok olur ve yeniden yaşaması Tanrı'nın onu diriltmesine bağlıdır.A testi halált követően az adott személy már csak abban reménykedhet, hogy Isten újjáteremti.
Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.Visszahozza a holtakat az életbe, meggyógyítja a súlyos sérüléseket.
Düşen meleklerle ilgili bir katalogtur ve onların nasıl diriltileceğini anlatır.Brandy angyalként jelenik meg a klipben, és visszatér családja életébe.
Melisandre'den Jon'u diriltmesini denemesini ister.Melisandre felajánlja segítségét és Jon bizalmát kéri.
İsa’nın gövdesinin yalnızca bir hayalet olduğunu öne sürmüş ve yeniden diriliş düşüncesini reddetmiştir.Mivel Jézus szellem-lényként támadt fel, szellemként is fog visszatérni.
Tanrı dilediğinde ölüleri diriltecektir.Kuolleet heräisivät henkiin.
Diriliş Savaşı kısa ve kanlıydı.Niiden tuhoaminen oli hidasta ja veristä.
Ancak dirilttiği kişiye ikinci bir dokunuş bu kişinin ölmesi ve sonsuza dek bu şekilde kalmasıyla sonuçlanır.Voimalla on kuitenkin ehtonsa, toinen kosketus, ja henkilö on taas kuollut, tällä kertaa ikuisesti.
Mesih İsa öldü ve tekrar dirildi.Samoin kuin Kristus nousi kuolleista, nousemme myös me.
Anlatılanlara göre yaşadığı zaman kötülükler yapan, cinayetler işleyen insanlar öldükten sonra dirilirler.Sanon vain sen, että koin kolmen päivän helvetin, jonne pahojen ihmisten sanotaan joutuvan kuoleman jälkeen.
Melisandre'den Jon'u diriltmesini denemesini ister.Melisandre herättää murhatun Jon Nietoksen eloon.
Tanrı dilediğinde ölüleri diriltecektir.Άρα ο Θεός μπορεί και να αναστήσει τους νεκρούς.