Ana içeriğe geç
Sözlük

diri diri ile cümle

diri diri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.A többi halottak pedig meg nem elevenedének, mígnem betelik az ezer esztendõ. Ez az elsõ feltámadás.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Ceilalţi morţi n'au înviat pînă nu s'au sfîrşit cei o mie de ani. Aceasta este întîia înviere.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Còn những kẻ chết khác chẳng được sống cho đến khi đủ một ngàn năm. Ấy là sự sống lại thứ nhứt.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Còn những kẻ chết khác chẳng được sống cho_đến khi đủ một_ngàn năm . Ấy_là sự sống lại thứ nhứt .
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.De øvrige af de døde bleve ikke levende, førend de tusinde År vare til Ende. Dette er den første Opstandelse.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Dit is de eerste opstanding. De rest van de doden werd pas weer levend na die duizend jaar.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Drugi mrtvi pa niso oživeli, dokler se ne izpolni tisoč let. To je vstajenje prvo.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.gli altri morti invece non tornarono in vita fino al compimento dei mille anni. Questa è la prima risurrezione
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Jiní pak mrtví neožili, dokudž by se nevyplnilo tisíc let. A toť jest první vzkříšení.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.(그 나머지 죽은 자들은 그 천년이 차기까지 살지 못하더라) 이는 첫째 부활이라
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Mas os outros mortos não reviveram, até que os mil anos se completassem. Esta é a primeira ressurreição.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Men de andre døde blev ikke levende igjen før de tusen år var til ende. Dette er den første opstandelse.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Οι δε λοιποι των νεκρων δεν ανεζησαν, εωσου πληρωθωσι τα χιλια ετη. Αυτη ειναι η αναστασις η πρωτη.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.А остальнї мертві не ожили, доки не скінчить ся тисяч років. Се перве воскресенне.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.И ако някой не се намери записан в книгата на живота, той биде хвърлен в огненото езеро.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Прочие же из умерших не ожили, доколе не окончитсятысяча лет. Это – первое воскресение.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.ושאר המתים לא קמו לחיים עד כלות אלף השנים זאת היא התחיה הראשונה׃
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.واما بقية الاموات فلم تعش حتى تتم الالف السنة. هذه هي القيامة الاولى.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.這 是 頭 一 次 的 復 活 。 其 餘 的 死 人 還 沒 有 復 活 、 直 等 那 一 千 年 完 了
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.這是 頭 一 次 的 復活 。 其餘 的 死人 還沒 有 復活 、 直 等 那 一千年 完了
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Credinţă, şi să refuze învieri la fiintele care au pierit placelessly fără un mormânt.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Đức tin, và từ chối resurrections những con người đã thiệt mạng placelessly mà không có một ngôi mộ.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Faith, und sich weigern Auferstehungen die Wesen, die placelessly umgekommen ohne ein Grab.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Fede, e rifiutare resurrezioni agli esseri che hanno placelessly morti senza una tomba.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Fé, e se recusam ressurreições aos seres que têm placelessly pereceram sem sepultura.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Geloof, en weigeren opstandingen om de wezens die placelessly zijn omgekomen zonder een graf.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Hit és megtagadhatja feltámadás a lények, akik placelessly elpusztult nélkül sír.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Iman, dan menolak kebangkitan bagi makhluk-makhluk yang telah placelessly tewas tanpa kuburan.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.La fe, y se niegan resurrecciones de los seres que han perecido placelessly sin tumba.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.La foi, et refusent résurrections aux êtres qui ont péri placelessly sans sépulture.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.믿음, 그리고 placelessly 사망하신 존재 to resurrections를 거부 무덤도없이.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Tro, och vägrar uppståndelser till varelser som har placelessly omkommit utan en grav.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Tro, og nægte opstandelser til de væsener, der har placelessly omkommet uden en grav.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Usko, ja kieltäytyä ylösnousemuksen sen olennoille, jotka ovat placelessly menehtyivät ilman vakavaa.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Vera in zavrne resurrections na bitja, ki so umrli placelessly brez groba.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Viere, a odmietnuť vzkriesenie sa ľudia, ktorí zahynuli placelessly bez hrobu.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Víře, a odmítnout vzkříšení se lidé, kteří zahynuli placelessly bez hrobu.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Wiara i odmówić wskrzeszenia do istot, które zginęły placelessly bez grobu.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Πίστη, και να αρνηθεί αναστάσεις στα όντα που έχουν placelessly χάθηκαν χωρίς τάφο.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Вера, и отказаться от воскрешения, чтобы существа, которые погибли placelessly без могилы.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Віра, і відмовитися від воскресіння, щоб істоти, які загинули placelessly без могили.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.Вяра, и отказват възкресения на същества, които са placelessly загинал без гроб.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.אמונה, ומסרבים התחיות של בני אשר נספו placelessly ללא קבר.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.الإيمان ، ويرفضون الإحياء إلى البشر الذين لقوا حتفهم placelessly دون قبر.
İnanç, ve placelessly helak olan varlıklar dirilişi reddetmek bir mezar olmadan.墓のない。 同様に、これらの錠剤は、本件のようにエレファンタの洞窟に立っているかもしれません。
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.A kihez járulván, mint élõ, az emberektõl ugyan megvetett, de Istennél választott, becses kõhöz,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Approchez-vous de lui, pierre vivante, rejetée par les hommes, mais choisie et précieuse devant Dieu;
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Apropiaţi-vă de El, piatra vie, lepădată de oameni, dar aleasă şi scumpă înaintea lui Dumnezeu.
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Do którego przystępując, do kamienia żywego, acz od ludzi odrzuconego, ale od Boga wybranego i kosztownego,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Hãy đến gần Ngài , là hòn đá sống , bị người_ta loại ra , song được chọn và quí trước mặt Ðức_Chúa_Trời ,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Hãy đến gần Ngài, là hòn đá sống, bị người ta loại ra, song được chọn và quí trước mặt Ðức Chúa Trời,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.K njemu pristopajoč, kamenu živemu, ki so ga sicer zavrgli ljudje, pri Bogu pa je izvoljen in dragocen,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.사람에게는 버린 바가 되었으나 하나님께는 택하심을 입은 보배로운 산 돌이신 예수에게 나아와
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Kommer til ham, den levende Sten, der vel er forkastet af Menneskene, men er udvalgt og dyrebar for Gud,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Kom til ham, den levende sten, som vel blev forkastet av mennesker, men er utvalgt og kostelig for Gud,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Stringendovi a lui, pietra viva, rigettata dagli uomini, ma scelta e preziosa davanti a Dio
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.било на управителите, като пратеници от него, за да наказват злодейците и за похвала на добротворците.
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Приступаючи до Него, до каменя живого, від людей відкинутого, від Бога ж вибраного, дорогого,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.Приступая к Нему, камню живому, человеками отверженному, но Богом избранному, драгоценному,
İnsanlarca reddedilmiş, ama Tanrıya göre seçkin ve değerli olan diri taşa, Rabbe gelin.אשר נגשתם אליו אל אבן חיה אשר מאסו בה בני האדם והיא נבחרה ויקרה לאלהים׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod