direktör ile cümle
direktör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bankanın direktörü, hala gülümserken. gülüşmeler(笑) 首都の中心にあり 僕達はこのチャンスに奮い立ちました
Bu şirketin departman direktörü.Dia adalah kepala departemen di perusahaan ini
Bu şirketin departman direktörü.E' caporeparto dell'azienda!
Bu şirketin departman direktörü.Er ist der Abteilungsleiter bei dieser Firma.
Bu şirketin departman direktörü.Este director de departament.
Bu şirketin departman direktörü.Il est le directeur départemental de la compagnie.
Bu şirketin departman direktörü.Jest kierownikiem oddziału w tej firmie.
Bu şirketin departman direktörü.Είναι ο υπέυθυνος τμήματος αυτής της εταιρίας.
Bu şirketin departman direktörü.Он директор отдела в этой компании
Çini ve cam endüstrisinin sanat direktörü oldum.저는 도자기와 유리 업계에서 아트 디렉터로 일하고 있었습니다.
Çini ve cam endüstrisinin sanat direktörü oldum.הפכתי למנהלת אומנותית של תעשיית החרסינה והזכוכית,
Çini ve cam endüstrisinin sanat direktörü oldum.أصبحت مخرجة فنية للصناعة الصينية والزجاج
Çini ve cam endüstrisinin sanat direktörü oldum.やがて スターリンの抑圧下になり スターリンの粛清当初は
Direktör çok sinirli midir?Directorul cred ca e foarte nervos, nu? Normal. Stiindu-i personalitatea, crezi ca vom scapa usor?
Direktör çok sinirli midir?Il Direttore è veramente arrabbiato? Certo.Conoscendolo. Pensi che lasci scivolare la cosa?
Direktör çok sinirli midir?Prezes musi być naprawdę zły? Oczywiście. Znając jego osobowość, myślisz, że to pójdzie płazem?
Direktör çok sinirli midir?Директор сильно рассердился? Конечно, зная его характер, думаешь он это так просто оставит?
Direktör Taylor şüpheli ile beraberDyrektor Taylor jest z podejrzanym, proszę pana.
Direktör Taylor şüpheli ile beraberEl Director Taylor está con el sospechoso, señor.
Direktör Taylor şüpheli ile beraberIl direttore Taylor e' con il sospettato, signore.
Direktör Taylor şüpheli ile beraberŘeditel Taylor je u podezřelého, pane.
Direktör Taylor şüpheli ile beraberΟ Διευθυντής Τέιλορ είναι με τον ύποπτο, κύριε.
Direktör Taylor şüpheli ile beraberДиректор Тэйлор сейчас у подозреваемого, сэр.
Direktör Taylor şüpheli ile beraber>話し始めたか?
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Acum, ai crede că regizorul trebuie să fie un conducător, leader, căpitanul navei, și toate aceste lucruri.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.여러분 감독은 당연히 리더라고 생각하시겠죠. 배의 함장과 같은, 뭐 그런 존재라고요.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.leider van, kapitein van het schip en dat soort zaken.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.líder de, capitán del barco, y todo eso.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Myślicie zapewne, że reżyser musi być liderem, liderem, kapitanem statku i tego typu rzeczy.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Nu, du tror en regissör måste vara en ledare, ledare av, kapten på skutan, och liknande.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Nu tror man at en instruktør skal være leder, leder af, skibets kaptajn, og den slags ting.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Önök most azt gondolják, egy filmrendező eleve vezető, a hajó kapitánya, és ilyesmi.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Říkáte si, že režisér musí být vůdce, kapitán na lodi nebo něco takového.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Saatatte ajatella, että ohjaajan pitää olla johtaja, johtaja, laivan kapteeni, ja kaikkea sellaista.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Tutti pensano che un regista debba essere un leader, il capitano della nave, o qualcosa del genere.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Φαντάζεστε πως ένας σκηνοθέτης πρέπει να είναι ηγέτης, καπετάνιος του πλοίου.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Ви думаєте - режисер повинен бути лідером, капітаном корабля та все таке інше.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Вие си мислите, че режисьорът трябва да бъде лидер, капитан на кораба.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.Вы думаете — режиссёр должен быть лидером, капитаном корабля и всё такое прочее.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.עכשיו אתם חושבים שבמאי חייב להיות מנהיג, מנהיג של, קברניט הספינה, וכל הדברים האלה.
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.الآن أنت تظنون أن المخرج يجب ان يكون قائداً بالاساس .. قائد .. قبطان السفينة ..و هلمجراً
Direktörün lider olması gerektiğinizi düşünüyorsunuz, geminin kaptanı gibi, buna benzer şeyler.船の船長のようなものだと思うでしょう 私はこれらの探査活動を行うまで
Disiplinlerarası Deprem Mühendisliği Araştırmaları Merkezi direktörüCentrului de Cercetare Interdisciplinară pentru Ştiinţa Cutremurelor
Disiplinlerarası Deprem Mühendisliği Araştırmaları Merkezi direktörü버팔로 대학의 학과간 제휴 지진 공학 연구소의 소장인
Disiplinlerarası Deprem Mühendisliği Araştırmaları Merkezi direktörüשהוא מנהל המרכז למחקר בין תחומי לרעידות אדמה
Disiplinlerarası Deprem Mühendisliği Araştırmaları Merkezi direktörüوهو مدير مركز أبحاث هندسة الزلازل التخصصي
Disiplinlerarası Deprem Mühendisliği Araştırmaları Merkezi direktörü彼はバッファロ大学の異分野提携- 耐震工学研究所の所長です
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.A doutora Healy, posteriormente, veio a ser a primeira mulher a dirigir o nosso Instituto Nacional de Saúde.
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.Doctor Healy ezek után az első női igazgatója lett a Nemzeti Egészségügyi Intézetnek.
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.Doctorul Healy a devenit ulterior prima femeie director a Institutului Naționale de Sănătate.
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.Dokter Healy akhirnya menjadi direktur wanita pertama dari Institut Nasional Kesehatan.
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.Dokter Healy werd dus de eerste vrouwelijke directeur van ons Nationaal Instituut voor de Gezondheid.
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.Doktor Healy wurde danach die erste weibliche Direktorin unserer Nationalen Gesundheitsbehörde.
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.Dr Healy blev så småningom den första direktören på vår nationella hälsovårdsmyndighet.
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.Następnie Doctor Healy została pierwszą kobietą na stanowisku dyrektora naszych Narodowych Instytutów Zdrowia.
Doktor Healy sonra Ulusal Sağlık Kurumlarımızın ilk kadın direktörü oldu.В последствие д-р Хели стана първият лекар жена в нашия Национален институт по здравеопазване.
Dreyfus'u satın alan Mellon Finans şirketinin direktörüyüm.Ich bin jetzt Direktor bei der Mellon Financial Corporation die Dreyfus gekauft haben.
Dreyfus'u satın alan Mellon Finans şirketinin direktörüyüm.제가 멜론 금융사의 이사회에 들었어요. 드레퓌스사를 사들였죠.
Dreyfus'u satın alan Mellon Finans şirketinin direktörüyüm.Ora sono il direttore della Società Finanaziaria Mellon che comprò Dreyfus.
Dreyfus'u satın alan Mellon Finans şirketinin direktörüyüm.אני עכשיו מנהל של התאגיד הפיננסי מלון שקנה את דרייפוס.