Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Έκανα διαπραγματεύσεις με τους διπλωμάτες του Σαντάμ στον ΟΗΕ.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Преговарях с дипломатите на Саддам в Обединените нации.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Я вел переговоры с дипломатами Саддама в ООН.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Я вів переговори з дипломатичними представниками Садама Хусейна в ООН.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.ניהלתי משא ומתן עם הדיפלומטים של סאדם באו"ם.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.تفاوضت مع دبلوماسيي صدام حسين في الأمم المتحدة.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.フセイン政権下の外交団と交渉もしました タリバン崩壊後はカブールに赴き
Sanırım bu durum uzunca bir süredir diplomatlar tarafından bilinen bir şeyi doğruluyor.Assim temos o melhor dos dois mundos.
Sanırım bu durum uzunca bir süredir diplomatlar tarafından bilinen bir şeyi doğruluyor.이러한 것은 오랫동안 외교관들에 사이에 잘 알려져있던 것을 확인시킵니다. 예를들어, 언어의 모호함은,
Sanırım bu durum uzunca bir süredir diplomatlar tarafından bilinen bir şeyi doğruluyor.Penso che questo dimostri una cosa conosciuta da tempo dai diplomatici, ossia che la vaghezza del linguaggio,
Sanırım bu durum uzunca bir süredir diplomatlar tarafından bilinen bir şeyi doğruluyor.Pienso que esto confirma algo que los diplomáticos saben desde hace tiempo-- que la vaguedad del lenguaje,
Sanırım bu durum uzunca bir süredir diplomatlar tarafından bilinen bir şeyi doğruluyor.לדעתי זה מאשר דבר שדיפלומטים יודעים מזמן והוא שהעמימות בשפה
Sanırım bu durum uzunca bir süredir diplomatlar tarafından bilinen bir şeyi doğruluyor.وأعتقد أن هذا يؤكد ماعرف منذ زمن بعيد بواسطة موظفي السلك الدبلوماسى... وهو، أن غموض اللغة
Sanırım bu durum uzunca bir süredir diplomatlar tarafından bilinen bir şeyi doğruluyor.再確認しています すなわち 言語の曖昧さは 欠陥や不完全さとは全く違うもので
Şey, Diplomat Park...Le Directeur Délégué Park...
Şey, Diplomat Park...Park diplomata...
Şey, Diplomat Park...Λοιπόν, ο Διπλωμάτης Παρκ...
Şey, Diplomat Park.....حسنا السيد بارك
Şimdi, Bağımsız Diplomat,Independent Diplomat ist momentan dabei,
Şimdi, Bağımsız Diplomat,현재, '독립 외교관'은
Şimdi, Bağımsız Diplomat,כך שכעת, הדיפלומטיה העצמאית
Şimdi, Bağımsız Diplomat,لذا اليوم.. في الدبلوماسي المستقل
Şimdi, Bağımsız Diplomat,国連安保理の議題にのった紛争の
Ticaret ve turizm bağları olsa da Endonezya ve İsrail resmi bir diplomatik ilişkiye sahip değil.Apesar de ter vínculos comerciais e turísticos, Indonésia e Israel não mantêm relações diplomáticas formais.
Ticaret ve turizm bağları olsa da Endonezya ve İsrail resmi bir diplomatik ilişkiye sahip değil.Meski memiliki hubungan bisnis dan pariwisata, Indonesia dan Israel tidak memiliki hubungan diplomatik resmi.
Uluslararası bir işe terfi edersem, bütün bu diplomatlık işlerini bırakabilirim.Ha egyszer kijön a rendelet, nem hiszem, hogy továbbra is akarnám ezt a diplomata munkát.
Uluslararası bir işe terfi edersem, bütün bu diplomatlık işlerini bırakabilirim.Quand ils donneront l'ordre, je ne crois pas que je voudrais encore de mon travail de diplomate.
Uluslararası bir işe terfi edersem, bütün bu diplomatlık işlerini bırakabilirim.اذا تمت ترقيتي الى الى الاعمال الدولية, فسأترك كل هذه الاعمال الدبلوماسية
Ünlü bir diplomat ortaya çıktı. ve o çok popüler görünen bir yemek yapmak için anlatıldı.유명한 중국인 외교관이 등장합니다. 그는 요리를 만들도록 시켰고 그게 지금 그 유명해진 것과 같다는 겁니다.
Ünlü bir diplomat ortaya çıktı. ve o çok popüler görünen bir yemek yapmak için anlatıldı.Zoals hij het vertelt, was er een man, een beroemde Chinese diplomaat die arriveerde.
Ünlü bir diplomat ortaya çıktı. ve o çok popüler görünen bir yemek yapmak için anlatıldı.По его словам, жил-был человек, потом появился известный китайский дипломат.
Ünlü bir diplomat ortaya çıktı. ve o çok popüler görünen bir yemek yapmak için anlatıldı.היה דיפלומט סיני מפורסם שהופיע ונאמר לו להכין מנה שתיראה פופולרית מאוד
Ünlü bir diplomat ortaya çıktı. ve o çok popüler görünen bir yemek yapmak için anlatıldı.كان هناك دبلوماسي صيني مشهور ظهر ، وقيل له أن يقدم طبق يبدو شعبياً جدا
Ünlü bir diplomat ortaya çıktı. ve o çok popüler görünen bir yemek yapmak için anlatıldı.彼はとても有名そうな料理を作れと言われた 引用しますが中華料理の"ように"見えるものです
Üstelik bir diplomatlaysan...Πάνω από το διπλωμάτη.
Uzun zaman oldu, Diplomat Park Hae Yeong.Ça faisait un bail, Park Hae Young, du Ministère. Ah !
Uzun zaman oldu, Diplomat Park Hae Yeong.Rég találkoztunk, Park Hae Young diplomata.
Uzun zaman oldu, Diplomat Park Hae Yeong.Πέρασε αρκετός καιρός, Διπλωμάτη Παρκ ΧεΓιονγκ.
Uzun zaman oldu, Diplomat Park Hae Yeong.مرة وقت طويل سيد بارك هاي يونغ
Ve bir açıdan, Bağımsız Diplomat hepimizin yaşadığı bu parçalanmayı, bu değişimi somutlaştırıyor.그리고 '독립 외교관'은 이러한 변화, 세분화되는 세계를 위해 노력하고 있습니다.
Ve bir açıdan, Bağımsız Diplomat hepimizin yaşadığı bu parçalanmayı, bu değişimi somutlaştırıyor.Niezależny Dyplomata jest swoistym ucieleśnieniem tego rozpadu, tej zmiany, których wszyscy doświadczamy.
Ve bir açıdan, Bağımsız Diplomat hepimizin yaşadığı bu parçalanmayı, bu değişimi somutlaştırıyor.Таким чином, "Незалежний Дипломат" втілює той розрізнений світ, ті зміни, які відбуваються з нами.
Ve bir açıdan, Bağımsız Diplomat hepimizin yaşadığı bu parçalanmayı, bu değişimi somutlaştırıyor.ובדרך מסויימת, הדיפלומטיה העצמאית מגלמת את הפיצול הזה, את השינוי, שקורה לכולנו.
Ve bir açıdan, Bağımsız Diplomat hepimizin yaşadığı bu parçalanmayı, bu değişimi somutlaştırıyor.وبصورة ما .. الدبلوماسي المستقل يجسد هذا التجرؤ .. والتغير الذي يحدث لنا جميعاً
Ve bir açıdan, Bağımsız Diplomat hepimizin yaşadığı bu parçalanmayı, bu değişimi somutlaştırıyor.誰にでも関係のある 分裂や変化というものを 包括的に扱っていく手段なのです ご清聴ありがとうございました
Ve mezuniyetten sonra, Eminim mutlu olcak diplomatik poziyon tavsiyesi için mecbur olacakA až dostuduju, myslím, že mì rád povìøí doporuèením na místo diplomata.
Ve mezuniyetten sonra, Eminim mutlu olcak diplomatik poziyon tavsiyesi için mecbur olacakPo maturi bo mi z veseljem ustregel glede priporočila na diplomatski položaj.
Ve mezuniyetten sonra, Eminim mutlu olcak diplomatik poziyon tavsiyesi için mecbur olacakŞi după absolvire, sunt sigur că mă va gratifica cu o recomandare pentru o poziţie diplomatică.
Ve mezuniyetten sonra, Eminim mutlu olcak diplomatik poziyon tavsiyesi için mecbur olacakY después de la graduación, seguro que me dará... una recomendación para un puesto diplomático.
Ve mezuniyetten sonra, Eminim mutlu olcak diplomatik poziyon tavsiyesi için mecbur olacakΜετά την αποφοίτηση, είμαι σίγουρος ότι θα μου δώσει με ευχαρίστηση συστάσεις για μια διπλωματική θέση.
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.Wikileaks avait diffusé son trésor de câbles diplomatiques.
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.WikiLeaks aveva appena rilasciato la raccolta di documenti diplomatici,
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.WikiLeaks había publicado una valiosa colección de cables diplomáticos
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.Wikileaks havde udgivet en guldgruppe af diplomatisk korrespondance.
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.WikiLeaks zveřejnilo odhalení ohledně "Diplomatic cables" (Cablegate)
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.WikiLeaks бяха пуснали цяла съкровищница с дипломатически телеграми,
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.WikiLeaks выпустили клад дипломатических телеграмм,
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.Το WikiLeaks είχε κυκλοφορήσει ένα θησαυρό από διπλωματικά μηνύματα,
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.ويكيليكس نشرت مجموعة نفيسة من البرقيات الدبلوماسية
Wikileaks, sandýk dolusu diplomatik mesajlaţma ifţa etmiţti.マニング米軍情報分析官はこのとき既に逮捕、