- Nereye gitmiş? - Diplomat bile ortada yok.-Που πήγε; -Ο Διπλωμάτης δεν έρχεται;
- Nereye gitmiş? - Diplomat bile ortada yok.اين ذهبت؟- حتى الدبلوماسي لم يأتي-
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Byłem brytyjskim dyplomatą w Nowym Jorku do wzięcia -- możecie sobie wyobrazić, co to mogło oznaczać.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Byl jsem nezadaný britský diplomat v New York City; zkuste si domyslet, co to znamenalo.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Én voltam az egyetlen brit diplomata New York városában; képzelhetik, mit jelentett ez.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Eram un diplomat necăsătorit în New York. Vă puteți imagina ce însemna asta.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Era un diplomático británico soltero en Nueva York; pueden imaginarse cómo lo pasaba.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Ik was een alleenstaande Britse diplomaat in New York City; je kan je wel voorstellen wat dat betekende.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.J'était un diplomate britannique célibataire à New York ; vous pouvez imaginer ce que cela pouvait être.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.싱글인 영국 외교관의 뉴욕 생활을 여러분들이 상상하시듯 한 없이 즐겼죠.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Podem imaginar como terá sido.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Tôi là một nhà ngoại giao Anh Quốc độc thân tại New York; bạn có thể tưởng tượng được gì rồi.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Бях неженен британски дипломат в Ню Йорк; само можете да си представите какво означава това.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Я був єдиним британським представником-дипломатом в Нью-Йорку; можете собі уявити, що це могло означати.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.Я был неженатым британским дипломатом в Нью-Йорке, Вы можете себе представить, что это означает.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.הייתי דיפלומט רווק בניו-יורק; אתם יכולים לדמיין מה המשמעות של זה.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.كنت ديبلوماسيا بريطانيا أعزبا في نيويورك؛ يمكنم تخيل ماقد يعنيه هذا الأمر.
New York şehrinde yalnız bir İngiliz diplomattım; bunun ne anlama gelebileceğini hayal edebilirsiniz.皆さん大体想像ができますよね? (笑い)
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.Dość uroczyście powiedziałem, że zamierzam zapoczątkować działalność Niezależnego Dyplomaty w Nowym Jorku.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.창설하려는 계획을 야심차게 말했습니다.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.Tôi sẽ thành lập NNGDL tại New York.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.שאני הולך לפתוח מוסד של דיפלומטיה עצמאית בניו-יורק.
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.وانني سوف اقوم بتاسيس دبلوماسية مستقلة في نيويورك
New York'ta Bağımsız Diplomat'ı kuracağımı söyledim.スタッフは私だけで
Ne yapıyorsun? Diplomat Park.امو...دبلوماسي بارك
O adamın kim olduğunu... ...Diplomat Park Hae Young çok iyi biliyor.Ha tudni akarod, ki volt az, akkor azt hiszem, Park Hae Young tanár úr meg tudja neked mondani.
O adamın kim olduğunu... ...Diplomat Park Hae Young çok iyi biliyor.Ποιο είναι αυτό το πρόσωπο, ο διπλωμάτης Παρκ Χε Γιανγκ το ξέρει καλύτερα.
O adamın kim olduğunu... ...Diplomat Park Hae Young çok iyi biliyor.لو اردت معرفت من ذلك الشخص فبارك هاي يونغ يعرفه جيدا
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.그 해 5,000 명이 외교관이 되기 위해 지원했고 그 중 20명이 합격했습니다.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Abban az évben 5000-en jelentkeztünk diplomatának, amiből 20-an kerültünk be.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Cette année là, 5 000 personnes avaient postulé pour devenir diplomate, et 20 d'entre nous ont été reçus.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Dat jaar meldden 5000 mensen zich aan om diplomaat te worden en 20 van ons slaagden er in.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Ese año, 5 mil personas postularon para ser diplomáticos, y 20 de nosotros lo logramos.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.În acel an, 5.000 de oameni au aplicat pentru postul de diplomat și doar 20 au reușit.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.In diesem Jahr bewarben sich 5000 Menschen darum, Diplomat zu werden, 20 von uns waren erfolgreich.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Năm đó có tới 5000 người đăng kí, và chỉ có 20 người chúng tôi thành công.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Quell'anno ci furono 5000 persone a fare richiesta e 20 di noi furono accettati.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Tamtego roku na stanowisko dyplomaty aplikowało 5000 osób, a tylko 20 z nas zostało przyjętych.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Toho roku se na 5 000 lidí ucházelo o diplomatické posty a 20 z nás uspělo.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Εκείνη τη χρονιά είχαν κάνει αίτηση 5.000 άνθρωποι για διπλωμάτες και πήραν 20 από εμάς.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.В том году заявления о приеме на работу в министерство подали 5000 кандидатов, а взяли только 20.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Същата година, 5 000 души кандидатстваха за дипломати, и 20 от нас успяха.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.Того року з 5000 чоловік, які хотіли стати дипломатами, обрали нас двадцятьох.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.באותה שנה 5,000 איש ניסו להתקבל לעבודה כדיפלומט, ועשרים מתוכנו הצליחו.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.في ذلك العام 5000 شخص تقدم لتلك الوظيفة لكن 20 فقط منا تم قبولهم.
O yıl 5000 kişi diplomat olmak için başvurmuştu, ve aramızdan 20 kişi başarılı oldu.合格者はわずか20人でした この数からも分かるように
O zaman... Üstelik bir diplomatlaysan...Emellett elég befolyásos is...
O zaman... Üstelik bir diplomatlaysan...Et il est assez puissant...
O zaman... Üstelik bir diplomatlaysan...وهذه الاخبارة ظهرت على شخص دبلوماسي
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Am negociat cu diplomații lui Saddam la ONU.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Ho negoziato con i diplomatici di Saddam all'ONU.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Ich verhandelte mit Saddams Diplomaten bei der UNO.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Ik onderhandelde met Saddam's diplomaten bij de Verenigde Naties.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.J'ai négocié avec les diplomates de Saddam à l'ONU.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.사담 후세인 쪽의 외교관들과 유엔에서 협상을 하기도 했습니다.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Negocié con los diplomáticos de Saddam en la ONU.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Negocjowałem z dyplomatami Saddama w ONZ.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Tárgyaltam Saddam diplomatáival az ENSZ-ben.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Tôi đã đàm phán với nhà ngoại giao của Saddam (Iraq) tại Liên hợp quốc.
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'deki diplomatları ile müzakereler yaptım.Vyjednával jsem se Saddámovými diplomaty v OSN.