Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım,'독립 외교관'의 동료들과 저는
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım,Tôi và đồng nghiệp tại NNGDL
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım,אני ועמיתיי בדפלומטיה העצמאית
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım,حيث ذهبنا انا و زملائي في الدبلوماسي المستقل
Ben ve Bağımsız Diplomat'taki çalışma arkadaşlarım,国連安保理や
Bir diplomat nasıl görgü kurallarını bilmez?Comment un diplomate peut-il n'avoir aucun savoir-vivre ?
Bir diplomat nasıl görgü kurallarını bilmez?Egy diplomata hogyhogy nem ismeri az etikettet?
Bir diplomat nasıl görgü kurallarını bilmez?Πως γίνεται ένας διπλωμάτης να μην ξέρει πως να φερθεί;
Bir diplomat nasıl görgü kurallarını bilmez?كيف لدبلوماسي الا يعرف اداب التعامل؟
Bir diplomat olarak?Kormányhivatalnokként?
Bir diplomat olarak?Σαν διπλωμάτης;
Bir diplomat olarak?كدبلوماسي؟
Bir diplomat olduğun için mutlu olmalısın.Az nem elég jó, hogy a Külügyminisztériumnak dolgozik? Hm?
Bir diplomat olduğun için mutlu olmalısın.N'est-ce pas suffisant de travailler pour le ministère ? Hein ?
Bir diplomat olduğun için mutlu olmalısın.Πρέπει να χαίρεσαι πάρα πολύ που είσαι διπλωμάτης.
Bir diplomat olduğun için mutlu olmalısın.انت حقا سعيد لكونك دبلوماسي
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.우리같은 외교관들은 국가들간의 갈등과 이슈들에 대응하도록 훈련받습니다.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Minket, diplomatákat arra képeztek ki, hogy az országok közötti konfliktusokkal foglalkozzunk.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.My, dyplomaci, jesteśmy wyszkoleni, aby radzić sobie z konfliktami pomiędzy państwami.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Noi, diplomaţii, suntem calificaţi să facem faţă conflictelor şi problemelor dintre state.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Nosotros, los diplomáticos, estamos preparados para abordar conflictos y problemas entre estados.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Nós que somos diplomatas, somos treinados para lidar com conflitos entre estados e problemas entre estados.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Wij diplomaten zijn getraind om ons bezig te houden met conflicten tussen staten.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Wir Diplomaten sind dazu ausgebildet worden, mit Streitigkeiten zwischen Staaten umzugehen.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Εμείς οι διπλωμάτες είμαστε εκπαιδευμένοι ν' αντιμετωπίζουμε συγκρούσεις και ζητήματα μεταξύ κρατών.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Мы, дипломаты, обучены работать с конфликтами и спорами между государствами.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.Ние, кaто дипломати, сме обучени да се справяме с конфликти между държавите и международни въпроси.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.אנחנו הדיפלומטים, מיומנים בהתמודדות עם סכסוכים בין מדינות ובעיות בין מדינות.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.نحن الدبلوماسيين تدربنا على التعامل مع الصراعات بين الدول والقضايا بين الدول.
Biz diplomatlar, devletler arasındaki çatışmalar ve sorunları çözmek için eğitildik.国家間の紛争や問題に対処するよう 訓練されています そして 仕事は山積みと言えます
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Chúng ta những nhà ngoại giao cần phải biết nguồn vốn xã hội của các cộng đồng.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.외교관으로서 우리는 공동체의 사회적 자본을 알 필요가 있습니다.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.My, jako dyplomaci powinniśmy poznań kapitał społeczności. powinniśmy poznań kapitał społeczności.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Nekünk, diplomatáknak ismernünk kell a közösségek társadalmi tőkéjét.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Noi ca diplomaţi trebuie să cunoaştem capitalul social al comunităţilor.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Noi in quanto diplomatici dobbiamo conoscere il capitale sociale delle comunità.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Nós como diplomatas precisamos de conhecer o capital social das comunidades.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Nous en tant que diplomates avons besoin de comprendre le capital social des communautés.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Wij als diplomaten moeten het sociale kapitaal kennen van gemeenschappen.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Wir als Diplomaten müssen das Sozialkapital von Gemeinden kennen.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Εμείς ως διπλωμάτες πρέπει να ξέρουμε το κοινωνικό κεφάλαιο των κοινοτήτων.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.За нас като дипломати, е необходимо да знаем за социалния капитал на общностите.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.Нам, как дипломатам, необходимо знать, каким является социальный капитал этих обществ.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.אנחנו כדיפלומטים צריכים להכיר את ההון החברתי של קהילות.
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.نحن كدبلوماسيين نحتاج ان نعرف رأس المال المجتمعي للمجموعات
Bizler diplomatlar olarak toplulukların sosyal çıkarlarını bilmeliyiz.コミュニティの社会資本を 知っておく必要があります 国家間においてだけでなく国内においても
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi.그리고 동아시아 지역사회'와 같은 외교기관의
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.A devenit pivotul instituțiilor diplomatice cum ar fi East Asian Community.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.A diplomáciai intézetek központja lett, például a Kelet-Ázsiai Közösségé.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.China telah menjadi pusat lembaga diplomasi seperti East Asian Community (EAC).
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.È diventata il nodo di istituzioni diplomatiche come l'EAC (Comunità dell'Asia orientale).
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Elle est devenue le point focal des institutions diplomatiques telles que la Communauté Est Asiatique.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Het is uitgegroeid tot de spil van diplomatieke instellingen zoals de Oost-Aziatische Gemeenschap.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Se ha convertido en el núcleo de instituciones diplomáticas como por ejemplo la Comunidad de Asia Oriental.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Stały się stolicą wielu dyplomatycznych instytucji takich jak Wspólnota Azji Wschodniej.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Trung Quốc đã trở thành trung tâm của các thể chế ngoại giao như East Asian Community (Cộng Đồng Đông Á)
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Εχει γίνει κόμβος για διπλωματικούς θεσμούς όπως η Ανατολικοασιατική Κοινότητα.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Он стал центром таких дипломатических учреждений, как Восточно-Азиатское Сообщество.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Той се е превърнал в център на дипломатически институции, такива като Източно-азиатската общност.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi.היא הפכה למרכז של ארגונים דיפלומטיים