dip ile cümle
dip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Okula gittim, çünkü bir diploma istiyordum.I went to school because I wanted a diploma.
Diploman için tebrikler.Congratulations on your diploma.
Tom diplomalı bir terapist midir?Is Tom a licensed therapist?
İki ülke diplomatik ilişkileri kestiler.The two countries have broken off diplomatic relations.
Gerçekten Tom'un diplomasını gördün mü?Have you actually seen Tom's diploma?
Tom oldukça diplomatikti.Tom was quite diplomatic.
Tom oldukça diplomatik oluyor, değil mi?Tom is being quite diplomatic, isn't he?
Tom sadece diplomatik oluyor, değil mi?Tom is just being diplomatic, isn't he?
Tom çok diplomatik, değil mi?Tom is very diplomatic, isn't he?
Tom diplomatik, değil mi?Tom is diplomatic, isn't he?
Tom çok diplomatik değil, değil mi?Tom isn't very diplomatic, is he?
O zamandan beri Kanada ve İran arasındaki diplomatik ilişkiler askıya alındı.Since then, diplomatic relations between Canada and Iran have been suspended.
Tom diplomasını duvara astı.Tom hung his diploma on the wall.
Yarın diplomasını alıyor.He gets his diploma tomorrow.
Dört yıl boyunca üniversiteye gittim ve bütün aldığım bu, bitli diplomaydı.I went to college for four years and all I got was this lousy diploma.
FBI, Matt Brown adında bir İngiliz diplomatın üzerinde gözetim gerçekleştirdi.The FBI conducted surveillance on a British diplomat named Matt Brown.
Dan'in bir üniversite diploması vardı ve çeviride iyiydi.Dan had a college degree and was good at translation.
Tom diplomat olmak istiyor.Tom wants to be a diplomat.
Tom kimya diplomasına sahiptir.Tom has a chemistry degree.
Tom Jackson deneyimli bir diplomat.Tom Jackson is a seasoned diplomat.
Mary emekli bir diplomalı hemşiredir.Mary is a retired registered nurse.
Tom diploma töreni adresini verdi.Tom gave the commencement address.
Diplomat olmalısın.You should be a diplomat.
Diplomat olmalısınız.You should be a diplomat.
Dipnotlar yıldız işareti ile işaretlenmiştir.The footnotes are marked with an asterisk.
Tom'un babası diplomat.Tom's father was a diplomat.
İyi bir diplomat olacaksın.You will be a good diplomat.
Tom'un bir maliye diploması vardır.Tom has a degree in finance.
Benim Paris Müzik Konservatuarı'ndan bir diplomam var.I've got a diploma from the Paris Conservatory of Music.
Makine mühendisliğinde yüksek lisans diplomam var.I have a master's degree in mechanical engineering.
Tom'un hiç diplomatik deneyimi yok.Tom has no diplomatic experience.
Diplomaların değeri vardır.Diplomas used to have value.
Diplomanla çok gurur duyma.Don't be so proud of your diploma
Tom'un ormancılık alanında bir diploması var.Tom has a degree in forestry.
Doktora diplomam var.I have a Ph.D.
İki ülke arasında bir diplomatik kriz ortaya çıktı.A diplomatic crisis arose between the two nations.
Çatışma hızla futbol maçından diplomatik bir krize yükseldi.The conflict quickly escalated from a soccer game to a diplomatic crisis.
Rusya ile diplomatik kriz hükümetin istikrarını bozdu.The diplomatic crisis with Russia destabilised the government.
Rehine krizi iki ülke arasında diplomatik krize neden oldu.The hostage crisis created a diplomatic crisis between the two nations.
Olay iki ülke arasında bir diplomatik krizi tetikledi.The incident triggered a diplomatic crisis between the two nations.
Yeni yıl iki ülke arasındaki utanç verici bir diplomatik krizle başladı.The new year started with an embarrassing diplomatic crisis between the two nations.
Sarsılan diplomatik ilişkiler iki ülke arasındaki ekonomik bağları koparmadı.Bumpy diplomatic relations haven't halted economic ties between the two nations.
Olay, ABD ile diplomatik ilişkilerde derin gerilime neden oldu.The incident led to deep strains in diplomatic relations with the United States.
Ülke 1962'de Hindistan'la diplomatik ilişkiler kurdu.The nation established diplomatic relations with India in 1962.
İki ülkenin yaklaşık otuz yıldır diplomatik ilişkileri yoktu.The two nations have had no diplomatic relations for nearly three decades.
Birleşik Krallık ve İran diplomatik ilişkilerini yeniden başlattılar.The United Kingdom and Iran resumed their diplomatic relations.
Birleşik Devletlerin İran ile resmi diplomatik ilişkileri bulunmuyor.The United States does not have official diplomatic relations with Iran.
Vatikan, BM üyesi ülkelerin çoğuyla diplomatik ilişkiler sürdürüyor.The Vatican maintains diplomatic relations with most UN member states.
Venezuela, İsrail'le diplomatik ilişkileri kopardı.Venezuela broke off diplomatic relations with Israel.
Tom bir diplomattı.Tom was a diplomat.
Tom bir diplomat olmak istiyor.Tom wants to become a diplomat.
Tom'un lise diploması yok.Tom doesn't have a high school diploma.
Leyla'nın psikolojide diploması vardı.Layla had a degree in psychology.
Fransızca diplomasinin diliydi ve bu nedenle okullarda öğretildi.French was the language of diplomacy, and because of this was taught in schools.
Tom'un üç üniversite diploması var.Tom has three university degrees.
Bir diplomat olmak istiyorum.I want to be a diplomat.
Tom pek diplomatik değildi.Tom wasn't very diplomatic.
Tom çok diplomatikti.Tom was very diplomatic.
Tom bir diplomat.Tom is a diplomat.
Mary onun bir lise diplomasına sahip olmadigini söyledi.Mary said she didn't have a high school diploma.