Ana içeriğe geç
Sözlük

dinliyorlar ile cümle

dinliyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ben onlara hikaye anlatıyorken çocuklar can kulağı ile dinliyorlardı.The children were all ears when I was telling them the story.
Ben onlara hikaye anlatıyorken çocuklar dikkatle dinliyorlardı.The children were all ears when I was telling them the story.
Radyo dinliyorlardı.They were listening to the radio.
Onlar dersi dikkatle dinliyorlardı.They were listening to the lecture attentively.
Onlar radyo dinliyorlar.They are listening to the radio.
Çocuklar kayıt dinliyorlar.The children listen to a record.
Çocuklar öğretmeni dinliyorlardı.The children were listening to the teacher.
Tom ve Mary dinliyorlar.Tom and Mary are listening.
Onlar haberi dinliyorlar.They're listening to the news.
Çocuklar bir kayıt dinliyorlar.The children are listening to a record.
Bilgisayarlar neden bu kadar akıllı? Çünkü onlar anakartlarını dinliyorlar.Why are computers so intelligent? Because they listen to their motherboards.
Çocuklar dikkatlice dinliyorlar.The children are listening attentively.
Çünkü doğru dinliyorlar, iyi müzikten anlıyorlar.Because they listen carefully, they understand music very well.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.I think basically it's like these guys in India with headsets, you know, listening in.
Noah: Neden mi? Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.They were just not listening to the class while the girls sat there very nicely.
Sadece dinliyorlar ve sonra konuşmaya başlıyorlar.They simply listen and then begin to speak.
L.A. Philharmonic'in çaldığı bilgisayar oyunu müziklerini dinliyorlar.listening to the L.A. Philharmonic playing video game music.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.They were really listening to the galaxy in high fidelity.
Kutuyu gidip dinliyorlar ama açıp bakmaya korkuyorlar. ...Some go to the box to listen but are afraid to open it [Some kid chatting]
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.The foreigners will submit themselves to me. As soon as they hear of me, they will obey me.
Yoksa onlara özgü bir merdiven var da onun üzerinde mi dinliyorlar?Or do they have a ladder (climbing which) they can hear (the secrets of heaven)?
Rablerinden kendilerine gelen her yeni hatırlatmayı hep eğlenerek dinliyorlar.Never does a new reminder come to them from their Lord but they listen to it with dalliance.
Sadece dinliyorlardı.They just listened.
Çocuklar bir kayıt dinliyorlar.Los niños están escuchando un disco.
Çünkü doğru dinliyorlar, iyi müzikten anlıyorlar.Y era buena música, música realmente buena...
Onlar haberi dinliyorlar.Stanno ascoltando le notizie.
Çünkü doğru dinliyorlar, iyi müzikten anlıyorlar.Ci passammo e ascoltammo buona musica.
Ayrıca bir şeyler çalıp, çeşitli kayıtları dinliyorlardı.その他にも様々な記録を打ち立てた。
Çünkü doğru dinliyorlar, iyi müzikten anlıyorlar.Hea muusika räägib tõtt ja halb muusika valetab.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Bell Holmdel laboratóriumában. Csúcsminőségben hallgatták a galaxist.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Dá se říci, že poslouchali galaxii v hi-fi kvalitě.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.De lyssnade verkligen på galaxen i hi-fi.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Ei ascultau galaxia la calitate superioară.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Galaxiu počúvali naozaj vo veľmi vysokej kvalite.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Họ thật sự đang nghe thiên hà với máy thu có độ trung thực cao.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Ils écoutaient vraiment la galaxie en haute fidélité.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.In realtà stavano ascoltando la galassia in alta fedeltà.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.In Wirklichkeit hörten sie der Galaxie in High Fidelity zu.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.그들은 자신들이 은하계의 소리를 듣고 있다고 확신하고 있었습니다.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Mereka benar-benar mendengarkan suara galaksi dengan setia.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.O que estavam a ouvir, na realidade, era a galáxia em alta-fidelidade.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Realmente estaban escuchando la galaxia en alta fidelidad.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Tak naprawdę, słuchali galaktyk w jakości Hi-Fi.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Ze waren aan het luisteren naar de melkweg in high-fidelity.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Άκουγαν στην πραγματικότητα το γαλαξία σε υψηλή-πιστότητα.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Вони й справді слухали звуки галактики у високій якості.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Они действительно внимали звукам галактики высокого качества воспроизведения.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.Те слушали в действителност галактиката с висока прецизност.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.למעשה הם הקשיבו לגלקסיה ברמת איכות גבוהה.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.لقد كانوا يستمعون فعلاً إلى المجرة بدقة عالية.
Aslında Galaksi'yi doğala yakın bir ses kalitesinde dinliyorlardı.宇宙をハイファイで聞いていました 彼らの音源に、技術的なミスがありました
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Bởi vì các bạn ấy không nghe giảng khi các bạn nữ ngồi nghe giảng chăm chú.
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Ils n'écoutaient rien en classe, alors que les filles se tenaient bien tranquilles.
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.여자 아이들은 얌전히 앉아 있는데요.
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.No atienden en clase, mientras que las niñas lo hacen muy bien.
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Perché (i maschi) non ascoltano la lezione mentre le ragazze stanno sedute molto carinamente.
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Po prostu nie uważali na lekcji, kiedy dziewczynki grzecznie siedziały.
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Pur şi simplu nu ascultă în clasă în timp ce fetele stau acolo foarte frumos.
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Ze letten gewoon niet op in de les terwijl de meisjes keurig stilzaten.
Çünkü dersi dinlemiyorlardı oysa kızlar usluca oturup dinliyorlar.Απλά δεν παρακολουθούσανε στην τάξη. ενώ τα κορίτσια καθόντουσαν εκεί πολύ όμορφα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod