Tom dikkatli dinliyor gibi görünüyor.טום נראה מקשיב היטב.
Tom dikkatli dinliyor gibi görünüyor.טום נראה כמי שמקשיב היטב.
Enigma’yı dinliyorsunuz.Валрад получава Узинген.
Birisi dinliyor.Някой слуша.
Enigma’yı dinliyorsunuz.Ipak, prozvan je Gong.
Enigma’yı dinliyorsunuz.Nadväzuje na Wittgensteina.
The Eagles, Bon Jovi ve The Script'i dinliyor.Horanas mėgsta roko muziką ir yra The Eagles, Bon Jovi bei The Script fanas.
Her zaman müzik dinliyorum; onsuz yaşayamam.Aš visada klausausi muzikos. Be jos negaliu gyventi.
Çünkü doğru dinliyorlar, iyi müzikten anlıyorlar.Hea muusika räägib tõtt ja halb muusika valetab.
Saplantılı şekilde onu dinliyordum."Tema lähedus mõjus alati rahustavalt.”
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?.30/70או 20/80
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun? Burada olan bizleriz.Poslušaš nekoga, ki je na tisoče kilometrov stran?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Czemu słuchasz kogoś, kto jest 100 000 mil stąd?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?De ce asculţi de cineva care e la 160.000km depărtare?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Hvorfor lytte til dem så langt herfra?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Je baas zit 100.000 kilometer hier vandaan.
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Mengapa kau dengarkan orang yang berjarak 100,000 batu ?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Miksi tottelet jotain satojen tuhansien kilometrien päässä?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Por que dá ouvidos a alguém que está a 160 mil Kms de distância? Nós estamos aqui.
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?¿Por qué le hace caso a alguien que está a 150,000km?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Pourquoi obéir à quelqu'un qui est à 160 000 km ?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Proč posloucháš někoho 100 000 mil odsud?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Sao lại phải nghe lời 1 người đang ở cách xa cả trăm ngàn dặm? Ta đang ở đây.
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Varför lyda nån som är tusentals mil härifrån?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Wieso hören Sie auf Leute, die so weit weg sind?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Γιατί ακούς κάποιον που είναι 100.000 μίλια μακριά;
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Защо слушаш някой, който е на 150,000 км?
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun?Защо слушаш някой, който е на 150 000 км?
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.Ci, co skręcili na prawo, dziś tłumaczą na japoński.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.Degenen die naar rechts zijn afgedraaid, vind je nu terug in een Japanse versie.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.Diejenigen, die nach rechts abgebogen sind, davon sind einige in der japanischen Übersetzung.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.이들 중 오른쪽으로 간 사람들은 일본 고대 기록에 발자취가 남아 있기도 합니다.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.Quelli che girarono a destra nei puoi trovare nella traduzione giapponese.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.Știți, cei care-au cotit la dreapta, sunt unii din ei în traducerea japoneză.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.Vous savez, ceux qui ont tourné à droite, il y en a certains dans la traduction en japonais.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.Разбирате ли, онези, които се оказали прави, има някои от тях в японския превод.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.Те, кто повернули направо, тем сейчас переводят на японский.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.אלה שפנו ימינה, חלק מהם קוראים את התרגום היפני.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.تعرفون، الذين استدراوا يمينا، هناك بعض منهم في الترجمات اليابانية.
Afrikadan çıkıp sağa dönenler şimdi japonca çeviriyi dinliyordur.日本語の翻訳が必要です しかしそれは
Ağzım açık dinliyordum.Aici, eu eram gata să sar de pe scaun.
Ağzım açık dinliyordum.Bem, eu estava quase a cair da cadeira.
Ağzım açık dinliyordum.Bueno, yo estaba al borde de mi asiento.
Ağzım açık dinliyordum.Byla jsem napětím bez sebe.
Ağzım açık dinliyordum.Hát, én már nagyon izgultam.
Ağzım açık dinliyordum.J'étais fébrile.
Ağzım açık dinliyordum.전 긴장하기 시작했어요.
Ağzım açık dinliyordum.Minä olin aivan tuolini reunalla.
Ağzım açık dinliyordum.Oh, Mann, war ich gespannt, wie es weiter ging.
Ağzım açık dinliyordum.Qui mi stavo quasi ribaltando dalla sedia.
Ağzım açık dinliyordum.Saya hampir terjatuh dari kursi.
Ağzım açık dinliyordum.Wel, ik zat gewoon op het puntje van mijn stoel.
Ağzım açık dinliyordum.Well, tôi chỉ còn ngồi ở mép ghế của mình khi đó.
Ağzım açık dinliyordum.W tej chwili siedziałam już jak na szpilkach.
Ağzım açık dinliyordum.Ήμουν στην άκρη του καθίσματός μου.
Ağzım açık dinliyordum.Е, направо слушах в захлас.
Ağzım açık dinliyordum.Меня просто распирало от любопытства.
Ağzım açık dinliyordum.Я аж заметушилась на стільці.
Ağzım açık dinliyordum.טוב, עכשיו הייתי נורא במתח.
Ağzım açık dinliyordum.حسنا ، كنت على حافة مقعدي.