dinleti ile cümle
dinleti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Hij redt degenen die lijden en spreekt tot hen in hun ellende.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.하나님은 곤고한 자를 그 곤고할 즈음에 구원하시며 학대 당할 즈음에 그 귀를 여시나니
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Kurjan hän vapahtaa hänen kurjuutensa kautta ja avaa hänen korvansa ahdistuksella.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Ma egli libera il povero con l'afflizione, gli apre l'udito con la sventura
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Mais Dieu sauve le malheureux dans sa misère, Et c`est par la souffrance qu`il l`avertit.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Vytrhuje, pravím, ssouženého z jeho ssoužení, a ty, jejichž sluch otvírá, v trápení.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Vytrhuje strápeného v jeho trápení a v tiesni odhaľuje ich ucho.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Wyrwie utrapionego z utrapienia jego, a otworzy w uciśnieniu ucho jego.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Λυτρονει τον τεθλιμμενον εν τη θλιψει αυτου και ανοιγει τα ωτα αυτων εν συμφορα
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Он спасает бедного от беды его и в угнетении открывает ухо его.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Той избавя наскърбения чрез скръбта му, И чрез бедствие отваря ушите им
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.יחלץ עני בעניו ויגל בלחץ אזנם׃
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.ينجّي البائس في ذلّه ويفتح آذانهم في الضيق
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.神 藉 著 困 苦 、 救 拔 困 苦 人 、 趁 他 們 受 欺 壓 、 開 通 他 們 的 耳 朵
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.神 藉著 困苦 、 救拔 困苦人 、 趁他 們受 欺壓 、 開通 他 們的 耳朵
- Bu akşam mükemmel bir dinletiye ne dersin? - Bu akşam mı?Heb je zin om ergens te gaan luisteren vanavond?
- Bu akşam mükemmel bir dinletiye ne dersin?Gostavas de ir ouvir uma espectacular guitarra, esta noite? - Esta noite?
- Bu akşam mükemmel bir dinletiye ne dersin?Lenne kedve egy gyönyörű gitármuzsikát hallgatni ma este? Ma este?
- Bu akşam mükemmel bir dinletiye ne dersin?¿Te gustaría ir a escuchar alguna guitarra maravillosa esta noche? ¿Esta noche?
- Bu akşam mükemmel bir dinletiye ne dersin?Tu veux que nous allions écouter un merveilleux guitariste ce soir?
- Bu akşam mükemmel bir dinletiye ne dersin?Vrei să mergem să ascultăm nişte muzică superbă în seara asta? În seara asta?
- Bu akşam mükemmel bir dinletiye ne dersin?أترغبين أن نذهب لنسمع عزف غيتار رائع الليلة؟ الليلة ؟
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.A účel, samotná podstata hudebního vystoupení, je produkovat dokonalou hudbu.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Celem, istotą występu muzycznego jest tworzenie doskonałej muzyki.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Dan intinya, sifat dasar, dari pertunjukan musik adalah menghasilkan musik yang bagus.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Ed il punto, la natura essenziale della performance musicale è di produrre musica eccellente.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.En het punt, de essentie, van muzikaal optreden is geweldige muziek maken.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.E o objetivo, a natureza essencial do desempenho musical é produzir música excelente.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.És a célja, a zenei előadás alapvető természete, hogy kiváló zenét produkáljon.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Iar scopul, natura esentiala, a cantatului este de a produce muzica excelenta.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.따라서 연주 행위의 핵심과 본질은 탁월한 음악을 창조하는 것입니다.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.La nature essentielle d'une interprétation musicale est de produire une excellente musique.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Og pointen med, den essentielle natur af musisk præstation er at producere fremragende musik.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Und der Sinn, der eigentliche Charakter, einer musikalischen Darbietung ist es exzellente Musik zu spielen.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Và mục đích chính, căn bản của biểu diễn âm nhạc là tạo ra âm nhạc xuất sắc.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.Και ο στόχος, η θεμελιώδης φύση της μουσικής ερμηνείας είναι να παράγει εξαίρετη μουσική.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.А весь смысл, самая сущность исполнения музыки - это сыграть великолепную музыку.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.А смисълът, съществената природа на музикалното изпълнение е да се получава отлична музика.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.והנקודה, המהות הטבעית, של ביצוע מוסיקלי, הוא לייצר מוסיקה משובחת.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.وفي الفكرة، الطبيعة الأساسية، للعرض الموسيقي هو أن تقدم موسيقى ممتازة.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.演奏の本質とは 良い音楽を創造することであり 我々が それから恩恵を得るとしても
Herhangi eylemimizin, mesela örneğimizde olduğu gibi bir müzik dinletisinin bile amacını tartışmamız gerekir.따져 보기도 해야 한다고 말했습니다. 이 경우에는, 음악 연주가 되겠네요.
Herhangi eylemimizin, mesela örneğimizde olduğu gibi bir müzik dinletisinin bile amacını tartışmamız gerekir.l'usage de cette chose ou son rôle social, dans ce cas : l'interprétation musicale.
Herhangi eylemimizin, mesela örneğimizde olduğu gibi bir müzik dinletisinin bile amacını tartışmamız gerekir.תכליתו של הדבר, או הפעילות האקטיבית, במקרה זה, ביצוע מוסיקלי.
Herhangi eylemimizin, mesela örneğimizde olduğu gibi bir müzik dinletisinin bile amacını tartışmamız gerekir.هدف الشئ، أو النشاط الإجتماعي، في هذه الحالة، العرض الموسيقي.
Herhangi eylemimizin, mesela örneğimizde olduğu gibi bir müzik dinletisinin bile amacını tartışmamız gerekir.議論することが必要であると言う ここでは演奏が目的である 大事なことは
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.åbner deres Øre for Tugt og byder dem vende sig bort fra det onde.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.A odhaľuje ich ucho pre kázeň a hovorí, aby sa navrátili od neprávosti.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.apre loro gli orecchi per la correzione e ordina che si allontanino dalla iniquità
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.A tak otvírá sluch jejich, aby se napravili, anobrž mluví jim, aby se navrátili od nepravosti.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.avaa heidän korvansa nuhtelulle ja käskee heitä kääntymään pois vääryydestä.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.Disuruhnya mereka mendengarkan peringatan-Nya dan meninggalkan kejahatan mereka
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.E abre-lhes o ouvido para a instrução, e ordena que se convertam da iniqüidade.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.Él abre el oído de ellos a la corrección y manda que se vuelvan de la iniquidad
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.han vill då öppna deras öra för tuktan och mana dem att vända om ifrån fördärvet.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.Hij maakt dat zij luisteren naar Zijn woord en berouw hebben over hun zonden.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.Îi înştiinţează ca să se îndrepte, îi îndeamnă să se întoarcă dela nelegiuire.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.Il les avertit pour leur instruction, Il les exhorte à se détourner de l`iniquité.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.in jim odpre uho za svarilo in veli, naj se preobrnejo od krivice.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.I otwiera im ucho, aby przyjęli karanie, a mówi, aby się nawrócili od nieprawości.