dinleti ile cümle
dinleti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her kısım sadece bir kez dinletilmekte, tekrarlama yapılmamaktadır.Each section is heard only once.
İlk işlerinden bir tanesi Dizzy Gillespie ile dörtlü piyano dinletileri olmuş.One of his first gigs was as pianist with the Dizzy Gillespie quartet.
Buradaki dinletiler kayıt edildikten sonra dinleyicilere kaset olarak verilirdi.As a result of the tape being heard, they were offered an audition.
Bu yüzden şarkıyı insanlara dinletip onların karar vermelerini izlersin.For the song, see Somebody's Watching Me.
Bu örnekte bir müzik dinletisinin, meselenin özü gereği muhteşem bir müzik sunması gerekir.And the point, the essential nature, of musical performance is to produce excellent music.
Öğüdünü dinletir, Kötülükten dönmelerini buyurur.He also opens their ears to instruction, and commands that they return from iniquity.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.He delivers the afflicted by their affliction, and opens their ear in oppression.
Koro, bu dinletiden bir gün önce de, Karadağ'ın Podgorika kentinde bir konser vermişti.A day earlier the choir performed in Podgorica, Montenegro.
Sergi Hırvat gitarist Predrag Maric'in vereceği bir dinleti ile açılacak.The exhibition will open with a concert by Croatian guitarist Predrag Maric.
Bu işbirliğinin sonuçları, festival boyunca çeşitli dinletilerde sunuluyor.The results of the co-operation are presented at reading events during the festival.
Atina’daki Ulusal Kütüphane Kriz Şiirleri dinletisine ev sahipliği yaptı. [Andy Dabilis/SETimes]The National Library in Athens hosted the Crisis Poetry reading. [Andy Dabilis/SETimes]
Bu yüzden şarkıyı insanlara dinletip onların karar vermelerini izlersin.You’ve really got to put it out and let the public try to decide what it is and what it isn’t.
Conklin, bir topluluk festivalindeki dinletisiyle birincilik ödülü kazandı.Conklin won first prize when he gave a recitation at a community festival.
Relient K gibi bir Hıristiyan alternatifi bulurlar ve bana bunu dinletirlerdi." [2]They'd find a Christian alternative, like Relient K, and make me listen to that."[8]
Her kısım sadece bir kez dinletilmekte, tekrarlama yapılmamaktadır.Die Prüfung kann bei Nichtbestehen einmal wiederholt werden.
Her kısım sadece bir kez dinletilmekte, tekrarlama yapılmamaktadır.Cada conversación y platica se escucha una vez solamente.
Şiirleri besteleyen John Stevenson, bunların çoğunu İngiliz elit tabakasına dinleti olarak sundu.Muchos, incluyendo a Peter Fleming, han cantado alabanzas similares acerca del talento del joven francés.
Bugün dinletilmeye yeltenilen musikî yüz ağartacak değerden çok uzaktır" dedi.Это музыкальное путешествие, которое стоит того, чтобы пройти".
Konser salonunda konserler ve şiir dinletileri düzenlenir.Во втором зале проводятся музыкальные концерты и поэтические встречи.
Ben de ona zorla dinletirim sözümü, Onun öğütlerinden geldi başına, ne geldiyse.الصحاح في اللغة: «وبَطَرْتُ الشيءَ أبطُرُهُ بَطْراً: شققْته؛ ومنه سُمِّيَ البَيْطارُ، وهو المُبَيْطِرُ.
Ancak şarkı ona dinletilmemiştir.ومع ذلك, تم رفض الأغنية.
İlk işlerinden bir tanesi Dizzy Gillespie ile dörtlü piyano dinletileri olmuş.Een van zijn eerste optredens was met het Dizzy Gillespie Quartet.
Ben de ona zorla dinletirim sözümü, Onun öğütlerinden geldi başına, ne geldiyse.Hij zal mij openbaren, want uit mijn wezen zal Hij nemen wat Hij u verkondigen zal.
Akıl hastaları; su, kuş ve müzik sesi dinletilerek tedavi edilmeye çalışılmış.Er werden geesteszieken behandeld door drinken van water, baden, theater, muziek en suggestie.
On bir yaşında orkestra eşliğinde ilk dinletisini verdi.Pierwszy raz wystąpił z orkiestrą w wieku 10 lat.
Konser salonunda konserler ve şiir dinletileri düzenlenir.I Hemmersgården arrangeras konserter och konstutställningar.
Her kısım sadece bir kez dinletilmekte, tekrarlama yapılmamaktadır.Кожна бесіда і лекція прослуховується тільки один раз.
Ancak şarkı ona dinletilmemiştir.Píseň však nebyla vydána.
Buradaki dinletiler kayıt edildikten sonra dinleyicilere kaset olarak verilirdi.Místnost byla kvůli nahrávání přestavěna tak, aby mohli přijít i diváci.
Bazı zamanlarda müzik dinletisinin yanı sıra resmi toplantılar için de kullanılırlardı.Laulusolistin ohella käytetään joskus taustalaulajia.
Bu yüzden şarkıyı insanlara dinletip onların karar vermelerini izlersin.Jokainen laulaa valitsemansa laulun ja saa kuulla tuomareiden mielipiteet suorituksesta.
Konser salonunda konserler ve şiir dinletileri düzenlenir.Linnan saleissa järjestettiin näyttelyjä ja konsertteja.
On bir yaşında orkestra eşliğinde ilk dinletisini verdi.Han dannede sit første orkester i en alder af kun 20 år.
Ancak şarkı ona dinletilmemiştir.Hendes sang slog dog ikke an.
Konser salonunda konserler ve şiir dinletileri düzenlenir.I kapellet organiseres i dag konserter og gudstjenester.
Bu yüzden şarkıyı insanlara dinletip onların karar vermelerini izlersin.Musikerne må følgelig kjenne melodien for å være i stand til å spille den etter anvisningene.
Her kısım sadece bir kez dinletilmekte, tekrarlama yapılmamaktadır.Riêng anh Ba (Lê Duẩn) nghe rất kỹ, không chỉ một lần.
Şiir dinletileri düzenledi.Tập thơ Стихотворения.
Ben de ona zorla dinletirim sözümü, Onun öğütlerinden geldi başına, ne geldiyse.さあ、わたしは彼に近づいてその生れ〔素性〕を聞いてみよう」と。
Her kısım sadece bir kez dinletilmekte, tekrarlama yapılmamaktadır.取り分けるチャンスは各人一度しかなく、やり直しもできない。
Bugün dinletilmeye yeltenilen musikî yüz ağartacak değerden çok uzaktır" dedi.聴きごたえのある音楽が、辛うじて頑張っている」と評している。
Yeni üretimlerini ilk buralarda işçi ve emekçilere dinletir.最終回では店員の給料と退職金で全員に新たな仕事先を用意した。
Ben de ona zorla dinletirim sözümü, Onun öğütlerinden geldi başına, ne geldiyse.朕在此,恐諸王等聞信,前来慰朕,若至,俱令散去」。
Ancak şarkı ona dinletilmemiştir.אבל, מנגינה זאת לא התקבלה.
Şiir dinletileri düzenledi.Uređuje pjesničke zbirke.
Şiir dinletileri düzenledi.Zostavoval básnické antológie.
Bunlara çeşitli atletik müsabakalar, at veya koşu yarışları, ve müzik dinletileri dahil.Žaidynių metu vyko atletų pasirodymai, žirgų lenktynės, iškalbos, muzikos ir vaidybos varžybos.
Şiir dinletileri düzenledi.Parengė poezijos rinktinių.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Aber den Elenden wird er in seinem Elend erretten und dem Armen das Ohr öffnen in der Trübsal.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Allah mengajar manusia melalui derita, Ia memakai kesusahan untuk menyadarkannya
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.A nyomorultat megszabadítja az õ nyomorúságától, és a szorongattatással megnyitja fülöket.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Ao aflito livra por meio da sua aflição, e por meio da opressão lhe abre os ouvidos.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.A trpina otimlje v trpljenju njegovem in po stiski jim odpira uho.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Dar Dumnezeu scapă pe cel nenorocit prin nenorocirea lui, şi prin suferinţă îl înştiinţează.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Den elendige frelser han ved hans Elende og åbner hans Øre ved Trængsel.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Ðức Chúa Trời dùng sự hoạn nạn mà cứu kẻ bị hoạn nạn, Và nhờ sự hà hiếp mà mở lỗ tai của người.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Ðức_Chúa_Trời dùng sự hoạn_nạn mà cứu kẻ bị hoạn_nạn , Và nhờ sự hà_hiếp mà mở lỗ tai của người .
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Él libra al afligido en su aflicción; en medio de la opresión abre sus oídos
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Genom lidandet vill han rädda den lidande, och genom betrycket vill han öppna hans öra.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Han frelser de ulykkelige ved deres ulykke og åpner deres øre ved trengselen.