Dinlenmek zorundasınız.You have to rest.
Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.Getting rest had a wonderful effect on him.
Yoksullar için hiç dinlenme yoktur.There is no rest for the poor.
Biraz daha uzun dinlenmelisin.You should rest a little bit longer.
Dinlenmek için ne yapıyorsun?What do you do for relaxation?
Biraz dinlenmeye ihtiyacın var.You need some rest.
Tom'un şimdi dinlenmeye ihtiyacı var.Tom needs rest now.
Tom'un bir dinlenmeye ihtiyacı var.Tom needs a rest.
Ona bir dinlenme ver.Give it a rest.
Bu dinlenme tesisi müziği.That's elevator music.
O buraya dinlenmek için mi geliyor?Is she coming here to relax?
Evde kalmalısın ve birkaç gün dinlenmelisin.You should stay home and rest for a few days.
Yorgunum. Dışarı çıkmadan biraz dinlenmem lazım.I'm tired. I'd better take some rest before I go out.
Uzanmak ve bir süre dinlenmek istiyorum.I want to lie down and rest for a while.
Güneş ışığında kafam dönmeye başladı ve dinlenmek için çim üzerinde uzandım.In the sunlight my head started to spin, and I lay down to have a rest on the grass.
Dinlenmemiz gerekiyor.We're supposed to relax.
Biraz dinlenmeye çalış.Try and get some rest.
Dinlenme zamanı.It's time to rest.
Ne kadar dinlenmeye ihtiyacın var?How much rest do you need?
Şehirin dinlenmek için harika bir yeri vardır.The city has a wonderful place to take a rest.
Biraz dinlenme bizi çok iyi yapardı.A little rest would do us a lot of good.
Biraz dinlenmek istiyor musun?Do you want to rest for a bit?
Bir süre dinlenmek ve ağırdan almak istiyorum.I'd like to relax and take it easy for a while.
Doktor dinlenmeni istediğini söyledi.The doctor said he wants you to rest.
İyi bir dinlenmeyi hak ettin.You've earned a good rest.
Bir dinlenmeyi hak ettin.You've earned a rest.
Tom biraz dinlenmeye başlıyor.Tom is starting to relax a little.
Mary sakin bir göle yakın bahçesinde dinlenmeyi seviyor.Mary likes to relax in her garden by a quiet lake.
Her şeye rağmen Tom dinlenmeye başladı.Despite everything, Tom started to relax.
Ben sadece parkta dinlenmek ve bir kitap okumak istiyorum.I just want to relax in the park and read a book.
Tom, kısa bir dinlenme almamızı önerdi.Tom suggested that we take a short rest.
Ona bir dinlenme verelim.Let's give that a rest.
Bana dinlenmek için zaman verin.Give me time to relax.
Yemek yedikten sonrs biraz dinlenmelisin.After you've eaten, you should get some sleep.
Biraz dinlenmek zorundasın.You have to rest a little.
Dün yoruldum ve dinlenmeye ihtiyacım var.Yesterday I got tired out and I need to rest.
Yolculuk uzundu ve dinlenmek istiyorum.The trip was long and I want to rest.
Bu müzik işten sonra dinlenmenize olanak verir.This music allows you to relax after work.
Çalışmaya geri dönmeden önce biraz dinlenmeye karar verdim.Before going back to work, I decided to rest a little.
Sadece dinlenmek zorundayız.We've just got to relax.
Dinlenmenize izin vereceğiz.We'll let you rest.
Cumartesi ve pazar günleri dinlenme günleridir.Saturdays and Sundays are rest days.
Yakında dinlenmemiz gerekiyor.We need to rest soon.
Tom'un dinlenmesine izin vermeliyiz.We should let Tom rest.
Biz dinlenmek için buraya geldik.We came here to relax.
Dinlenmesi için Tom'u ikna etmemiz gerekiyor.We need to persuade Tom to rest.
Şimdi dinlenmelisin.You should rest now.
Şimdi dinlenmen gerekiyor.You need to rest now.
Sadece dinlenmen gerekiyor.You just need to relax.
Biraz dinlenmen gerekiyor.You need to get some rest.
Dinlenmeye çalışmalısın.You need to try to relax.
Dinlenmeye ihtiyacımız var.We need rest.
İkiniz de sadece dinlenmelisiniz.You should both just relax.
Biraz dinlenmek isteyebilirsin.You may want to get some rest.
Sadece dinlenmeye çalış.Just try to relax.
Tom dinlenmek için eve gidiyor.Tom is going home to rest.
Bir dakika dinlenmeliyiz.We should rest for a minute.
Onun dinlenmek için zamana ihtiyacı var.She needs time to relax.
Tom dinlenmeye çalıştı.Tom tried to catch his breath.
Gerçekten dinlenmeye çalışman gerektiğini düşünüyorum.I really think you should try to relax.