Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlendirme ile cümle

dinlendirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gözlerinizi dinlendirmeye çalışın.Try to rest your eyes.
Belki seni dinlendirmeliyim.Perhaps I should let you rest.
Bu dinlendirme el suyunun etten akması içindir.This is done to clear the nose of water.
Bunun yerine 3 gün kadar olduğu yerde kalıp birliklerini toplayıp dinlendirmeyi seçerler.They held the line for a further three days before being withdrawn for rest and reorganisation.
Kısacası, bu resme bakmak zihni dinlendirmeli.So the passage that you've just read came from a letter
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.My doctor told me that in order to heal my brain, I had to rest it.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Now, André, make the most of your time here and rest your spirit.
"Them Bones" bu düşünceyi dinlendirmeye çalışıyor."Them Bones" is trying to put that thought to rest.
Dinlendirme işlemi öğütme işlemlerinden önce veya sonra yapılmaktadır.Mit ihnen unterhält er sich über ihre Geschichten vor und nach der Wende.
Geçen hafta gerçekten çok meşguldüm, kendimi dinlendirmek için zaman bulamadım.J'ai été tellement occupé la semaine dernière que j'ai à peine eu le temps de me détendre.
Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 45-55 saat bekletilir.Son affinage est au minimum de quarante-cinq jours.
Dinlendirme süresi diğer bira türlerine göre oldukça uzundur.Il trago è relativamente più largo rispetto alle altre specie simili.
Dinlendirme işlemi öğütme işlemlerinden önce veya sonra yapılmaktadır.Перед или после губного m возможен такой вариант фонемы e как ə (o dobrəm, robimə).
Dinlendirme işlemi öğütme işlemlerinden önce veya sonra yapılmaktadır.Ele recita o Alcorão antes e depois de suas partidas.
Dinlendirme işlemi öğütme işlemlerinden önce veya sonra yapılmaktadır.Eerder geopenbaarde ayat worden door latere openbaringen opgeheven of vervangen.
Bunun yerine 3 gün kadar olduğu yerde kalıp birliklerini toplayıp dinlendirmeyi seçerler.Echipele aleg singure daca se odihnesc si cat.
Dinlendirme işlemi öğütme işlemlerinden önce veya sonra yapılmaktadır.con tal que(~するならば), antes de que(~する前に), a condicion de que(~という条件で) en caso de que(~する場合に)など。
Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 45-55 saat bekletilir.砲身の分解輸送は、少なくとも45分の準備時間を意味した。
Dinlendirme işlemi öğütme işlemlerinden önce veya sonra yapılmaktadır.帝嘗厭前代樂章多諛辭,或未雅馴,命凱與詹同更撰,甚稱旨。
Dinlendirme süresi diğer bira türlerine göre oldukça uzundur.许多烈性啤酒迷声称它比其他更浓的烈性啤酒要淡得多。
Dinlendirme süresi diğer bira türlerine göre oldukça uzundur.מרחקי השיחור שלהן נוטים להיות ארוכים יותר בהשוואה למינים אחרים של דבורי דבש.
Bunun yerine 3 gün kadar olduğu yerde kalıp birliklerini toplayıp dinlendirmeyi seçerler.הם הגיעו לעכו ובמשך שלושה ימים חנו שם והצטיידו לקרב.
Dinlendirme kabından çıktığı gibi doğrudan içilmez.Не е било прието вода да се пие директно от котела.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Acum, André, foloseste timpul de aici la maximum si odihneste-ti spiritul.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Hãy cố nghỉ ngơi. Hãy để tâm hồn khuây khoả.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Maintenant André profite du sommeil et repose ton esprit.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Most André, használd ki az itteni idődet és pihentesd a lelked.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Nyní André, zkus co nejvíce využít svůj čas tady. a dopřej odpočinek svému duchu.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Ora, André, approfitta del riposo e acquieta il tuo spirito.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Teraz, André, uczyń większą część czasu spędzonego tutaj odpoczynkiem dla duszy.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Τώρα, Andre, εκμεταλλεύσου πλήρως τον χρόνο σου εδώ και ξεκούρασε το πνεύμα σου.
Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Теперь, Андре, наслаждайся покоем и успокой свой дух.
Daha da iyisi, hayal gücünü dinlendirmeli. . . .여기선 색이 모든 것이죠
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Az orvosom azt mondta, ahhoz, hogy meggyógyuljon az agyam pihennem kell.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Bác sĩ đã bảo tôi rằng để chữa lành cho não bộ, tôi phải nghỉ ngơi.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Doctorul meu mi-a spus că, pentru a mă vindeca, trebuia să mă odihnesc.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Il dottore mi disse che per curare il cervello, dovevo riposare.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.의사는 제 머리를 낫게 하려면 쉬어야 한다고 했어요.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Mein Arzt sagte mir, dass ich mein Gehirn, um es zu heilen, ausruhen lassen musste.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Mijn dokter zei dat mijn brein, om te genezen, moest rusten.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Mi médico me dijo que para sanar mi cerebro, debía descansar.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Min doktor sa att för att min hjärna skulle läkas, behövde jag låta den vila.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Min læge fortalte mig, at for at min hjerne kunne hele, skulle jeg hvile.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Môj doktor mi odporučil, že na to, aby sa mi mozog vyliečil, ho musím nechať odpočinúť.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Mój lekarz powiedział mi, że objawy miną jeśli będę odpoczywać.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Mon médecin m'a dit que pour soigner mon cerveau, il fallait qu'il se repose.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Ο γιατρός μου μού είπε ότι για να θεραπεύσω το μυαλό μου, έπρεπε να το ξεκουράσω.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Лекарят ми каза, че за да оздравее мозъкът ми, трябва да го оставя да почива.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.Лечащий врач посоветовал мне оградить мозг от какого-либо напряжения.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.הרופא אמר לי שכדי לרפא את מוחי אני צריכה לתת לו מנוחה.
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.قال لي طبيبي أنه من أجل شفاء مخي، يجب أن أريحه
Doktorum beynimin iyileşmesi için, onu dinlendirmem gerektiğini söyledi.休息が必要だと言って 症状の引き金と なることを禁じました
Gerçek bir sessiz felaket. Andre, şimdi burada genellikle ruhunuzu dinlendirme çalışması yapınız.Jetzt ruhe dich aus, André, und beruhige deinen Geist
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinlendirme ile cümle - dinlendirme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App