Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlen ile cümle

dinlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dinlenme salonu.泡の内部は基本的にひとつづきの空間で
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Aku akan gunakan kesempatan ini untuk beristirahat.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Cu aceasta ocazie ma voi odihni.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Ich werde diese Gelegenheit nutzen um vollständig auszuruhen.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Ik ga deze gelegenheid gebruiken om volledig uit te rusten.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Jag ska använda denna tillfällighet å vila upp mig helt.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Je vais utiliser cette opportunité pour pleinement me reposer.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Mình định tận dụng cơ hội này để nghỉ ngơi.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Userò questa opportunità per riposarmi completamente.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Θα χρησιμοποιήσω αυτή την ευκαιρία για να ξεκουραστώ.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.Я воспользуюсь этой возможностью, чтобы отдохнуть.
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.سأقوم بالإستفادة من هذه الفرصة لكي أرتاح
Bu fırsatı tamamen dinlenmek için kullanacağım.俺もしばらく学校を休むつもりだ
Bugün burada ne yaptığımızı göstermek istiyorum. İşte burda bir A380 kabin dinlenme bölümü mesneti var.Pracujemy nad wspornikiem do pomieszczenia wypoczynkowego dla załogi.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.Aujourd'hui, ne pense à rien, repose-toi.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.Azi nu te gandi la nimic, doar odihneste-te.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.Hari ini, jangan memikirkan tentang apa pun, beristirahatlah.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.Heute, denke nicht an irgendetwas, ruhe dich nur aus.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.Nie mysl dzisiaj o niczym, po prostu odpocznij.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.Oggi, non pensare a niente, riposati soltanto.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.Απόψε, μην σκέφτεσαι τίποτα, απλά ξεκουράσου.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.Сегодня..больше не думай об этом, просто отдыхай.
Bugün hiçbir şey hakkında düşünme, sadece dinlen.اليوم لا تفكري بأي شيء و خذي قسط من الراحة فقط
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.Chúng tôi gọi đó là nghỉ hoặc ngồi.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.Ezt "pihenésnek" vagy "ültetésnek" nevezzük.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.Kita sebut itu istirahat.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.Lo chiamiamo riposo o messa in panchina.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.Nazywamy to leżakowaniem.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.On appelle cela le repos ou la détente.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.O numim odihnă sau aşteptare.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz. Sonra son şekli vermeye geçiyoruz,Ahora le damos la forma final,
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.We noemen dat 'rusten'.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.Wir nennen das Ruhen.
Buna da dinlenme veya oturma diyoruz.Мы называем это "отдыхом" или "усадкой".
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.Au cours du débat qui s'ensuit, la Commission aégalement la possibilité de faire valoir son point de vue.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.En el debate siguiente a la presentación también seescucha el punto de vista de la Comisión.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.Esittelyä seuraavassa keskustelussa kuullaan myöskomissiota.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.Kommissionen deltager også i den efterfølgende debat om årsberetningen.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.Nel dibattito che segue tale presentazione, vieneanche esposto il punto di vista della Commissione.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.No debate que se segue, é igualmente escutado o ponto de vista da Comissão.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.Ôn cursul dezbaterii ulterioare, Comisia are posibilitatea de a-ルi expune punctul de vedere.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.Tijdens het daaropvolgende debat wordt ookhet standpunt van de Commissie gehoord.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.Under den påföljande diskussionen meddelar också kommissionen sin ståndpunkt.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.V následnej diskusii vyjadrí svoj názor aj Komisia.
Bunu takip eden tartışmada Komisyon’un görüşü de dinlenir.V razpravi, ki sledi, se navede tudi stališče Komisije.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Ainsi nous pouvions trouver...regarder le même cerveau en état de forte activité et en état de repos.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Aşa am aflat - privind acelaşi creier când era în acea stare intensificată şi când era în stare de repaos.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.그리고 저희는 발견했습니다- 똑같은 뇌가 활성화 되었을 때와 쉬고있을 때를 비교하면서요.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Så vi kunde titta på samma hjärna när den var i ett upphöjt tillstånd och när den var i ett vilande tillstånd.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Tako, da smo lahko pogledali v možgane, ko so bili v zbujenem stanju in ko so bili v fazi odmora.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Wir konnten so die Zustände im Gehirn bei Erregung und bei Ruhe vergleichen.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.И така, успяхме да видим мозък във възбудено състояние, и същия в спокойно състояние.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.І ми змогли дізнатися, спостерігаючи за мозковою активністю в піднесеному стані і в стані спокою.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.Мы смогли наблюдать мозг в возбуждённом состоянии и в состоянии покоя.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.וכך יכולנו לגלות - להביט באותו מוח כשהוא בעוררות גבוהה וכשהוא במנוחה.
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.لذا وجدنا ان ننظر إلى نفس العقول عندما تكون فى أقوى حالاتها وعندما تكون فى حالة من الهدوء
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.不活性状態が見てとれました また脳の多くの部位で活動が観察されました
Bu şekilde aradaki farkı - bu şekilde aynı beyne yoğunlaşmış haldeyken ve dinlenme halindeyken bakabildik.咁我哋就可以發現 - 睇住同一個腦袋,當佢興奮嘅狀態 同當佢靜止嘅狀態
Bu şekilde daha iyi dinlenirsiniz.Así te será más fácil descansar.
Bu şekilde daha iyi dinlenirsiniz.Då kan ni vara lugnare också.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dinlen ile cümle - Sayfa 37 - dinlen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App