Büyükannem radyo dinlemeyi severdi.Granny liked listening to the radio.
Büyükannem radyo dinlemeyi sever.Granny likes listening to the radio.
Oturmayı mı, ayakta dinlemeyi mi tercih edersin?Do you want to hear it sitting down or standing up?
Bunu yapamazsın diyen insanları dinlemeyin, çünkü herkes yapabilir.Don't listen to the people who say you can't do this, because anyone can.
Ve sana hep yapamayacağını söyleyenleri, onları siz dinlemeyin.And anyone who tells you you can't, you don't listen to them.
Yalancı tanık yok olur, Dinlemeyi bilenin tanıklığıysa inandırıcıdır.A false witness will perish, and a man who listens speaks to eternity.
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Don't listen to them; serve the king of Babylon, and live: why should this city become a desolation?
Oğul olduğu halde, çektiği acılarla söz dinlemeyi öğrendi.though he was a Son, yet learned obedience by the things which he suffered.
(Onları dinlemeyip) günaha dalanların ise cezalarını hakkıyla vermişizdir.Then We retributed those who were sinful.
İnkar edenler: "Bu Kuran'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız" dediler.Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
İnkâr edenler dediler ki: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin! O okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz."Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
İnkar edenler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız, dediler.Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
İnkâr edenler: "Bu Kur'ânı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki üstün gelirsiniz" dediler.Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
İnkar edenler, "Başa çıkmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin," dediler.Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
İnkâr edenler dediler ki: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin!Those who deny the truth say, "Do not listen to this Quran.
İnkar edenler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın.Those who deny the truth say, "Do not listen to this Quran.
Mahkeme görüşleri dinlemeyi 11 Aralık Cuma günü tamamladı. [Getty Images]The court finished hearing arguments on Friday (December 11th). [Getty Images]
Mandiç, komisyonun 20 Ocak Cuma günü yapacağı toplantıda hükümet yetkililerini dinlemeyi planlıyor.He plans to hear from government officials when the panel meets on Friday (January 20th).
Umar, aynı zamanda başkasının fikrini de dinlemeyi sever." dedi.[1]At the same time Umar loves to listen the someone else's opinion too."[14]
Cihazda kaliteli müzik dinlemeyi sağlayan dahili bir hoparlör bulunur.The phone has a built-in speakerphone which allows for good quality listening to music.
Müzik dinlemeyi severim, özellikle caz.Ich höre gern Musik, vor allem Jazz.
Müzik dinlemeyi severim, özellikle de caz.Ich höre gern Musik, vor allem Jazz.
Klasik müzik dinlemeyi çok severim.Ich höre Klassische Musik sehr gerne.
Müzik dinlemeyi sever misin?Hörst du gerne Musik?
Dinlemeyi öğrenmelisin.Du musst lernen, zuzuhören.
Koşmayı, voleybol oynamayı ve müzik dinlemeyi seviyor.Sie spielt gerne Violine und hört Musik.
Uygulama servisi olan bilgisayarlar başlangıçta soketleri dinlemeyi kurarlar.Leitungsvermittelte Netze bauen bei Kommunikationsbeginn zunächst die Verbindung auf.
Çocuklar masal dinlemeyi sever.Les enfants aiment écouter des contes.
Klasik müzik dinlemeyi çok severim.J'aime beaucoup écouter de la musique classique.
Kitap okumayı, müzik dinlemeyi ve yürüyüşü seviyor.Il aimait la lecture, la musique et les voyages.
Müzik dinlemeyi mi yoksa şarkılar söylemeyi mi seversiniz?¿Les gusta oír música o cantar canciones?
Klasik müzik dinlemeyi severim.Me gusta escuchar música clásica.
İyi müzik dinlemeyi severim.Me gusta oír buena música.
Ben radyo dinlemeyi seviyorum.Me gusta escuchar la radio.
Onu dinlemeyin.No le escuche.
Klasik müzik dinlemeyi çok severim.Me gusta mucho escuchar música clásica.
Müzik dinlemeyi severim, özellikle de caz.Me gusta escuchar música, especialmente jazz.
Eski kayıtları dinlemeyi severim.Me gusta escuchar grabaciones antiguas.
Rüzgarı dinlemeyi seviyorum.Me gusta escuchar el viento.
Gizlice dinlemeyi sevmiyor.No les gusta escuchar algo nuevo.
Masal dinlemeyi sever.Nos encanta escucharlo.
Ben radyo dinlemeyi seviyorum.Amo ascoltare la radio.
O, radyo dinlemeyi sever.Он любит слушать радио.
Tomu dinlemeyin. Sizi kandırıyor.Не слушайте Тома. Он вас обманывает.
Aydınlığa erişmiş Vasudeva Siddhartha’ya ırmağın sesini dinlemeyi ve o sesten bir şeyler öğrenmesini öğretir.Тот учит Сиддхартху внимательно слушать реку и учиться у неё.
Fakat bu Haçlılar onun öğütlerini dinlemeyip kendi bildiklerini yapmaya koyuldular.Они отнюдь не напоминают кукол, которых научили говорить, что полагается».
Masal dinlemeyi sever.Обожает слушать радио.
Klasik müzik dinlemeyi çok severim.Eu gosto muito de ouvir música clássica.
Ama süvari birlik komutanı General Johannes emir dinlemeyip Arminium'da kaldı.Hun bevelhebber weigerde de orders op te volgen en bleef in Ariminum.
Fakat Alberto onun sözlerini dinlemeyince onu kafasından vurarak öldürür.Als hij ontdekt dat Alberto de aanslag wil doorzetten, schiet hij hem door zijn hoofd.
Tom klasik müzik dinlemeyi sever.Tom luistert graag naar klassieke muziek.
Custer dinlemeyi reddetti.Custer weigerde om te luisteren.
Tom canlı müzik dinlemeyi sever.Том полюбляє слухати живу музику.
Resim çizmeyi, müzik dinlemeyi ve bale yapmayı çok seviyor.Ráda se dívá na televizi a poslouchá bulharskou hudbu.
Hozan Beşir'i dinlemeyi seviyorum.Dráček má rád opékání 5.
Koşmayı, voleybol oynamayı ve müzik dinlemeyi seviyor.Rád hrál šachy a poslouchal hudbu.
Hozan Beşir'i dinlemeyi seviyorum.A pozsonyiak kedvelt pihenőhelye.
David, Bilgisayar bölümünü okumuş fakat daha çok müzik dinlemeyi ve söylemeyi sevmiştir.Jackson imádja a filmeket, és szeret tanulni is belőlük és imádja a zenét is.
Yemelyanenko boş zamanlarında dinlemek, kitap okumayı ve müzik dinlemeyi seviyor.Szabadidejében nagyon szeret olvasni, zenét hallgatni.
Yemelyanenko boş zamanlarında dinlemek, kitap okumayı ve müzik dinlemeyi seviyor.Vapaa-aikanaan Rampulla harrastaa lukemista ja musiikin kuuntelua.