Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemeye ile cümle

dinlemeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Mary arkadaşının tavsiyesi dinlemeyecektir.Mary won't listen to her friend's advice.
O müzik defalarca dinlemeye değer.That music is worth listening to many times.
Radyo dinlemeye düşkün müsünüz?Are you fond of listening to the radio?
Ben klasik müzik dinlemeye düşkünüm.I'm fond of listening to classical music.
Onu ikna etmeye çalıştım ama o dinlemeyecek.I've tried reasoning with him but he just won't listen.
Ben onu dikkatle dinlemeye çalıştım.I tried to listen to him carefully.
Eğer istemiyorsan onun nasihatini dinlemeye gerek yok.There is no need to take his advice if you don't want to.
Onun konuşması dinlemeye değer.His speech is worth listening to.
Onun hikayesi dinlemeye değer.His story is well worth listening to.
O, beni dinlemeyecektir.He will not listen to me.
Kendisini Beatles dinlemeye öylesine kaptırmıştı ki onunla olan randevusunu kaçırdı.She got so carried away listening to the Beatles that she missed the date with him.
Biz hasta çocuğun acıklı çığlıkları dinlemeye dayanamadık.We could not bear to listen to the sick child's pathetic cries.
Bu gece onu dinlemeye niyetliyim.I intend to listen to it tonight.
Onun tavsiyesini dinlemeyecek kadar akıllıydın.You were wise not to follow his advice.
Onun fikirleri dinlemeye değmez.His opinions aren't worth listening to.
Ben masum olduğumu söylemeye devam ediyorum, fakat kimse dinlemeyecek.I keep saying that I'm innocent, but no one will listen.
Canlı müzik dinlemeye gitmek için senin en sevdiğin yer nedir?What's your favorite place to go hear live music?
Dinlemeye devam.Keep listening.
Tom ne zaman isterse o kulübe Mary'nin şarkı söylemesini dinlemeye gidebilir.Tom can go hear Mary sing at that club whenever he wants to.
Müzik dinlemeye çok zaman harcadım.I spent a lot of time listening to music.
Tom kimsenin tavsiyesi asla dinlemeyen bir üne sahiptir.Tom has a reputation of never listening to anybody's advice.
Artık o boktan şarkıyı dinlemeye tahammül edemem!I can't stand listening that shitty song anymore!
O dinlemeyecektir. Onunla konuşmak tuğla bir duvarla konuşmak gibidir.He just won't listen. Talking to him is like talking to a brick wall.
Onu dinlemeye çalıştın mı?Did you try to listen to her?
Çocuklarım beni dinlemeyecek.My children won't listen to me.
Bizi tekrar dinlemeye davet ediyoruz.We invite you to listen to us again.
Kızım beni dinlemeyecek.My daughter won't listen to me.
Oğlum beni dinlemeyecek.My son won't listen to me.
Tom dinlemeyecek.Tom won't listen.
Sen neden beni dinlemeyeceksin?Why won't you listen to me?
O beni neden dinlemeyecek?Why won't he listen to me?
Dinlemeye gidelim.Let's go listen.
Onlar dinlemeyecek.They won't listen.
Tom artık dinlemeyecek.Tom won't listen anymore.
Tom niçin dinlemeyecek?Why won't Tom listen?
Niçin dinlemeyeceksin?Why won't you listen?
Seni dinlemeyecekler.They won't listen to you.
Seni dinlemeyeceklerdir.They won't listen to you.
Tom beni dinlemeyecek.Tom won't listen to me.
Tom nedeni dinlemeyecek.Tom won't listen to reason.
Beni dinlemeyeceğini biliyordum.I knew you wouldn't listen to me.
O beni dinlemeyecek.She won't listen to me.
Tom, Mary'nin söylemek zorunda kaldığı hiçbir şeyi dinlemeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't listen to anything he had to say.
Tom'u asla tekrar dinlemeyeceğim.I'll never listen to Tom again.
Tom bile bize dinlemeyecek.Tom won't even listen to us.
Tom seni dinlemeyecek.Tom won't listen to you.
Hiç kimse beni dinlemeyecek.No one will listen to me.
Burada oturmayacağım ve bütün gün şikâyet etmeni dinlemeyeceğim.I'm not going to sit here and listen to you complaining all day.
Neden Tom beni dinlemeyecek?Why won't Tom listen to me?
Onu onun hakkında uyarmaya çalıştım ama o beni dinlemeyecek.I tried to warn her about him, but she won't listen to me.
Onu Tom hakkında uyarmaya çalıştım ama o beni dinlemeyecek.I tried to warn her about Tom, but she won't listen to me.
Dinlemeye hazırım.I'm ready to listen.
Tom bizi dinlemeyecek.Tom isn't going to listen to us.
Bu sesli kitap dinlemeye değer.This audiobook is worth listening to.
Ben sizi asla tekrar dinlemeyeceğim.I'll never listen to you again.
Ben onları asla tekrar dinlemeyeceğim.I'll never listen to them again.
Onu asla tekrar dinlemeyeceğim.I'll never listen to him again.
Beni dinlemeyecek misin?Aren't you even going to listen to me?
Tom Mary'nin tavsiyesini dinlemeyecek.Tom won't listen to Mary's advice.
Tom asla Mary'yi dinlemeyecek.Tom will never listen to Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod