Ana içeriğe geç
Sözlük

dinlemesi ile cümle

dinlemesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ona dinlemesini söylemeyi sürdürüyorum ama o dinlemez.I keep telling him to listen, but he won't.
O ona doktorunu dinlemesini tavsiye etti.She advised him to listen to his doctor.
Ona, onun tarafından doktorunu dinlemesi tavsiye edildi.She was advised by him to listen to her doctor.
Tom, Mary'ye dikkatle dinlemesini söyledi ama o dinlemedi.Tom told Mary to listen carefully, but she didn't.
O, Telefon dinlemesinin üstlerinin emirleri ile yürütüldüğü şeklinde ifade verdi.He testified that the wire-tapping was carried out at the behest of his superiors.
Onun bu müziği dinlemesine izin verme.Don't let him listen to this music.
Onun, Mary'nin tavsiyesini dinlemesi gerekirdi.She should have followed Mary's advice.
Tom Mary'nin John'un söylediği her şeyi dikkatlice dinlemesini istedi.Tom asked Mary to listen carefully to everything John said.
Neden müzik dinlemesi çok eğlenceli?Why is music so fun to listen to?
Dinlemesini istedim.I have asked you to listen.
Tom'un beni dinlemesi gerekir.Tom should listen to me.
Tom'un Mary'yi dinlemesi gerekiyor.Tom needs to listen to Mary.
Sami'nin beni dinlemesi gerek.Sami should listen to me.
Sami'nin beni dinlemesi lazım.Sami should listen to me.
Tom'un Mary'yi dinlemesi gerekir.Tom should listen to Mary.
Sami'nin, annesini dinlemesi gerekir.Sami should listen to his mother.
Sami'nin onu dinlemesi gerek.Sami needs to listen to that.
Gece ambient müzik dinlemesini seviyorum.I like listening to ambient music at night.
Enrico Letta'nın Dire Straits dinlemesi ve Subbuteo oynamaya düşkün olduğu bilinmektedir.Letta is known to be fond of listening to Dire Straits and playing Subbuteo.
Homer'ın kilisede futbol maçını dinlemesi, Keith Jackson'a dayanmaktadır.The announcer of the football game Homer is listening to at church is based on Keith Jackson.
Ne dinlemesi, ne de anlaması kolaydır.The words are hard to hear and not understood.
Bu maymunlardan bazıları başka bir maymuna para öder onların sorunları dinlemesi içinSome of the monkeys pay another monkey to listen to their problems
İnsanların bir odada saatlerce oturup dinlemesi fikrine bayılıyorum.I love the idea that people will sit in one room for a couple of hours and listen.
Jansky'nin dikkatli dinlemesi yeni bir uzay keşfi çağına götürdü: radyo astronomi çağı.Jansky's careful listening ushered in a new age of space exploration: the radio astronomy age.
Hiç kimseyi dinlemiyorsun... çünkü onlarýn seni dinlemesini istiyorsun!Só há uma maneira de acabar com ele: tirar-lhe a batina! De volta a vida civil, ele estará acabado.
Ve herkesi Suriyelileri dinlemesini istiyoruz.And we also want others to listen to Syrians.
Yasalar SIE'nin Romanya'da telefon görüşmelerini dinlemesini yasaklıyor. [Arşiv]Laws bar the SIE from tapping phone calls in Romania. [File]
Hiçbir bilgi sızıntısı/dinlemesi olamaz.No information can be sniffed.
Kız/Kadın ona doktorunu dinlemesini tavsiye etti.Le aconsejó que escuchara a su doctor.
Benim bilmediğim bir dilde konuşmaya başladılar, ama kulağa melodik geliyordu ve dinlemesi güzeldi.Empezaron a hablar en una lengua que no conocía, pero que resultaba melódica y encantadora.
Ne dinlemesi, ne de anlaması kolaydır.No puedo recordar nada, ni puedo ver ni escuchar con claridad.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.Lei nasconde Ottone nella sua camera da letto dicendogli di ascoltare attentamente.
Ne dinlemesi, ne de anlaması kolaydır.Le parole sono difficili da udire, e non comprensibili.
Benim bilmediğim bir dilde konuşmaya başladılar, ama kulağa melodik geliyordu ve dinlemesi güzeldi.Они стали говорить на незнакомом мне языке, но звучал он мелодично, и слушать его было приятно.
İnsanların toplum içindeyken yalnız olarak dinlemesine uygun müzik olarak da tanımlanabilir.O ile mi wiadomo, dla muzyki potrafią również cierpieć gdy jest taka potrzeba..
Homer'ın kilisede futbol maçını dinlemesi, Keith Jackson'a dayanmaktadır.I kyrkan lyssnar Homer på en amerikansk fotbollsmatch vars kommentator är baserat på Keith Jackson.
Homer'ın kilisede futbol maçını dinlemesi, Keith Jackson'a dayanmaktadır.Голос футбольного коментатора, якого слухає Гомер, нагадує Кіта Джексона.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.Κρύβει τον Όθωνα στο δωμάτιό της συμβουλεύοντάς τον να ακούσει προσεκτικά.
Ne dinlemesi, ne de anlaması kolaydır.Ordene er vanskelige å høre og ikke lette å forstå.
Homer'ın kilisede futbol maçını dinlemesi, Keith Jackson'a dayanmaktadır.Pembawa acara pertandingan sepak bola Amerika berdasarkan Keith Jackson.
Bundan maksat, muhatabı kızdırmadan sözü dinlemesini sağlamaktır.人の話を聞かないのが玉に瑕。
İnsanların toplum içindeyken yalnız olarak dinlemesine uygun müzik olarak da tanımlanabilir.音楽と同じようにありのままの私でお話出来たら良いなと思っています。
Bundan maksat, muhatabı kızdırmadan sözü dinlemesini sağlamaktır.자공은 집정이 된 자신의 말에 백관들이 복종하도록 맹세를 강요했으나, 자산의 말을 듣고 그만두었다.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.아라비스는 그 방에 숨어서 모든 계획을 엿듣게 된다.
Benim yaptığım makineler İnsanlar rahatlarken Beatles dinlemesini sağladıMột người sử dụng máy của tao lập trình để nghe nhạc của nhóm Beatles
Benim yaptığım makineler İnsanlar rahatlarken Beatles dinlemesini sağladıPara ouvir os Beatles enquanto ele relaxa
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.A oni, už či počujú a či nechajú, lebo sú spurný dom; ale zvedia, že bol prorok medzi nimi.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.Již oni slyšte neb nechte: Že dům zpurný jsou. Ať vědí, že prorok byl u prostřed nich.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.그들은 패역한 족속이라 듣든지 아니 듣든지 그들 가운데 선지자 있은 줄은 알지니라
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.Niech oni słuchają albo nie, gdyż domem odpornym są, przecież niech wiedzą, że prorok był w pośrodku ich.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.Õk pedig vagy hallják, vagy nem hallják, mivelhogy pártos ház, hadd tudják meg, hogy próféta volt köztük.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.Будут ли они слушать, или не будут, ибо они мятежныйдом; но пусть знают, что был пророк среди них.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.послушали или непослушали, (защото е бунтовен дом), пак те ще познаят, че е имало пророк всред тях.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.והמה אם ישמעו ואם יחדלו כי בית מרי המה וידעו כי נביא היה בתוכם׃
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.وهم ان سمعوا وان امتنعوا. لانهم بيت متمرد. فانهم يعلمون ان نبيا كان بينهم.
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.他 們 或 聽 、 或 不 聽 、 ( 他 們 是 悖 逆 之 家 ) 必 知 道 在 他 們 中 間 有 了 先 知
Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarında bir peygamber olduğunu bilecektir.他 們或聽 、 或 不 聽 、 ( 他 們是 悖逆 之 家 ) 必 知道 在 他 們中間 有 了 先知
Bu maymunlardan bazıları başka bir maymuna para öder onların sorunları dinlemesi içinAlcune scimmie pagano un'altra scimmia per ascoltare i loro problemi
Bu maymunlardan bazıları başka bir maymuna para öder onların sorunları dinlemesi içinCertains singes en payent un autre pour écouter leurs problèmes.
Bu maymunlardan bazıları başka bir maymuna para öder onların sorunları dinlemesi içinEinige der Affen bezahlen andere Affen ihren Problemen zu lauschen
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod