Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Şu anda önemli olan Tom'un söylediklerini dinlemendir.What's important now is that you listen to what Tom says.
Üzerinde çalıştığım yeni şarkıyı dinlemek ister misin?Would you like to hear the new song I'm working on?
Ben onu dinlemekten hoşlanıyorum.I like listening to him.
Tom, söylemek zorunda olduklarımı dinlemeni istiyorum.Tom, I want you to listen to what I have to say.
Söylemek zorunda olduğum şeyi dinlemeni istiyorum.I want you to listen to what I have to say.
O beni hiç dinlemez.She never listens to me.
O beni asla dinlemez.He never listens to me.
Şu anda beni dinlemene ihtiyacım var.I need you to listen to me right now.
Çalışırken müzik dinlemeyi severim.When I work, I like to listen to the music.
Beni dinlemen gerekiyor.You've got to hear me out.
Dinlemeyi öğrenmelisin.You need to learn to listen.
Tom'u dinlememelisin.You shouldn't listen to Tom.
Ne tür müzik dinlemekten hoşlanırsın?What kind of music do you enjoy listening to?
Tom neredeyse hiç müzik dinlemez.Tom hardly ever listens to music.
Tom'dan hoşlanmasan bile onun tavsiyesini dinlemelisin.Even if you don't like Tom, you should listen to his advice.
Tom hiç klasik müzik dinlemez.Tom doesn't listen to classical music at all.
Neden bir değişiklik olsun diye dinlemeyi denemiyorsun?Why not try listening for a change?
Benim çocuklarım rock müzik dinlemeyi severler.My children love listening to rock music.
Ne yazık ki, onlar benim uyarılarımı dinlemedi.Unfortunately, they didn't listen to my warnings.
Onu onun hakkında uyarmaya çalıştım ama o beni dinlemeyecek.I tried to warn her about him, but she won't listen to me.
Onu Tom hakkında uyarmaya çalıştım ama o beni dinlemeyecek.I tried to warn her about Tom, but she won't listen to me.
Onun hakkında Tom'u uyarmaya çalıştım ama o beni dinlemez.I tried to warn Tom about her, but he won't listen to me.
Dinlemeye hazırım.I'm ready to listen.
Tom bu tür müzik dinlemekten nefret eder.Tom hates listening to this kind of music.
Sen babanın akıllıca öğüdünü dinlemen gerekir.You should listen to your father's wise counsel.
Tom söylediğim bir sözcüğü bile dinlemez.Tom won't listen to a word I say.
O, söylediğim bir sözü bile dinlemez.She won't listen to a word I say.
Tom ders çalışırken müzik dinlemeyi sever.Tom likes to listen to music while he's studying.
Tom çalışırken müzik dinlemeyi sever.Tom likes to listen to music while he's studying.
Türkçe konuşma ve dinlememin gelişmesi gerek.My speaking and listening in Turkish needs improvement.
Tom Mary'nin dinlemediğini söyleyebilir.Tom could tell that Mary wasn't listening.
Tom bile önerilerimi dinlemeyi reddetti.Tom refused to even listen to my suggestions.
Şimdi dikkatlice dinlemeni istiyorum.Now, I want you to listen carefully.
Dikkatle dinlemeni istiyorum.I want you to listen carefully.
Bazen, Tom'un beni dinlemediğini düşünüyorum.Sometimes, I think Tom isn't listening to me.
Tom, öğretmenin söylediğini asla dinlemez.Tom never listens to what the teacher says.
Tom sadece beni dinlemedi.Tom just wouldn't listen to me.
Dinlemen gereken kişi benim.I'm the one you should be listening to.
Tom bizi dinlemeyecek.Tom isn't going to listen to us.
Hepimiz Tom'un söylediklerini daha dikkatli dinlemeliyiz.We all need to pay closer attention to what Tom says.
Tom'u herhangi bir şekilde asla dinlemem.I never listen to Tom anyway.
Dikkatli dinlemeyi öğrendim.I've learned to listen carefully.
Senden daha yaşlıyım. Beni dinlemek zorundasın.I'm older than you. You have to listen to me.
Bak, onlar Mozart dinlemenin domatesleri büyüttüğünü söylüyorlar.Look, they say listening to Mozart makes tomatoes grow.
Şikayet etmeni dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to you complain.
Onları dinlemekten bıktım.I'm sick and tired of hearing them.
Onu iki defa dinlemem gerekmez.I don't need to hear it twice.
Tom seni dinlemeliydi ve fırsatı olduğunda o tabloyu almalıydı.Tom should've listened to you and bought that painting when he had the chance.
Tom dinlemek için öne doğru eğildi.Tom leaned forward to listen.
Tom dinlemek için eğildi.Tom leaned down to listen.
Beni senin hakkında uyardığında Tom'u dinlemeliydim.I should've listened to Tom when he warned me about you.
Şimdi sadece dinlemeni tavsiye edeceğim.I'm going to advise you to just listen now.
Dinleme cihazı takıyor musun?Are you wearing a wire?
Tom'un söylediğini dinlemeliydim.I should've listened to what Tom said.
Çok söz dinlemezsin.You're very disobedient.
Neden müzik dinlemesi çok eğlenceli?Why is music so fun to listen to?
Tom'u dinlemeni tavsiye ediyorum.I advise you to listen to Tom.
Bu sesli kitap dinlemeye değer.This audiobook is worth listening to.
Yapman gereken bütün şey dinlemek.All you have to do is listen.
Belki dinlemelisin.Maybe you should listen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod