Mary yerine Tom'u dinlemeliydim.I should've listened to Tom instead of Mary.
Tom'un şarkı söylemesini dinlemeliydin. O gerçekten iyiydi.You should've heard Tom sing. He was really good.
Senin beni dinlemen gerekir.You should listen to me.
Klasik müzik dinlemeyi seviyorum.I love listening to classical music.
Klasik müzik dinlemeyi seversin, değil mi?You love listening to classical music, don't you?
O, klasik müzik dinlemeyi seviyor.He loves listening to classical music.
O klasik müzik dinlemeyi seviyor.She loves listening to classical music.
Mary klasik müzik dinlemeyi sever.Mary loves listening to classical music.
Klasik müzik dinlemeyi severiz.We love listening to classical music.
Onlar klasik müzik dinlemeyi seviyor.They love listening to classical music.
Tom'un tavsiyesini dinlemeliydin.You should've followed Tom's advice.
Ben her gece İtalyan müziği dinlemekten hoşlanırım.I like to listen to Italian music every night.
O beni dinlemez bile.He doesn't even listen to me.
Neden beni dinlemek istemiyorsun?Why don't you want to listen to me?
Onun, Mary'nin tavsiyesini dinlemesi gerekirdi.She should have followed Mary's advice.
Müzik dinlemeyi seviyorum.I love listening to music.
O emirleri dinlemekten başka seçeneğim yok.I have no choice but to follow those orders.
Bunu dinlemeniz gerekir.You need to listen to that.
Onu hiç dinlemedim.I never listened to him.
Tom Mary'nin John'un söylediği her şeyi dikkatlice dinlemesini istedi.Tom asked Mary to listen carefully to everything John said.
Tom ebeveynlerini dinlemek istemiyor.Tom doesn't listen to his parents.
Tom'u asla dinlemedim.I never listened to Tom.
Tom şarkı söylemeyi severdi fakat hiç kimse onun şarkı söylemesini dinlemek istemiyordu.Tom loved to sing, but nobody wanted to listen to his singing.
Tom şarkı söylemeyi seviyordu. Fakat hiç kimse onu dinlemek istemiyordu.Tom loved singing. However, no one wanted to listen to him sing.
Artık senin feryadını dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to your whining anymore.
Seni dinlemek beni hasta ediyor.It makes me sick to listen to you.
Dün haberleri dinlemedim.I didn't listen to the news yesterday.
Ne dinlememi istiyorsun?What do you want me to listen to?
O kesinlikle dinlemez.He just doesn't listen.
Hiç kimse beni dinlemeyecek.No one will listen to me.
Mary'yi dinlemeliydim.I should have listened to Mary.
Ulusal Kamu Radyosunu dinlemeyi severim.I like listening to NPR.
Odaklanmanı ve beni dinlemeni istiyorum.I need you to focus and listen to me.
Tom'un tavsiyesini dinlemeni istiyorum.I want you to listen to Tom's advice.
Burada oturmayacağım ve bütün gün şikâyet etmeni dinlemeyeceğim.I'm not going to sit here and listen to you complaining all day.
Yakından dinlemelisin.You should listen closely.
Bundan sonra biraz daha dikkatli dinlemelisin.You've got to listen a little more carefully from now on.
Tom sık sık müzik dinlemez.Tom doesn't often listen to music.
Tom Mary'nin dinlemediğini fark etti.Tom realized Mary wasn't listening.
Annesini dinlemeyi reddediyor.She refuses to listen to her mother.
O, annesini dinlemeyi reddediyor.He refuses to listen to his mother.
Bu şarkıyı dinlemek bana dans etmeyi istetiyor.Listening to this song makes me want to dance.
Albümü dinlemeyi neredeyse bitirdim.I've almost finished listening to the album.
Ebeveynlerini dinlemelisin.You should listen to your parents.
Sanırım birçok genç rock müzik dinlemeyi tercih ediyor.I think that most young people prefer to listen to rock music.
Bu şarkıyı dinlemek beni ağlatıyor.Listening to this song makes me cry.
Tom dinlemekten kendini alamadı.Tom couldn't help but listen.
Tom hiç kimsenin kendisini dinlemediğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that nobody was listening to him.
Belki Tom'u dinlemeliydik.Maybe we should've listened to Tom.
Sen yanlış bir şey söyleyinceye kadar kimse dinlemez.Nobody listens until you say something wrong.
Tom, Mary'nin piyano çalışını dinlemekten hoşlandı.Tom liked to listen to Mary play the piano.
Ben uzun zamandır bu şarkıyı dinlemedim.I haven't heard this song in a long time.
Dinlemediğin zaman ne olduğunu görüyor musun?Do you see what happens when you don't listen?
Neden Tom beni dinlemeyecek?Why won't Tom listen to me?
Tom'un tavsiyesini dinlemeyi ve eve gitmeyi öneriyorum.I suggest we take Tom's advice and go home.
Hikâyeyi bir de sizin ağzınızdan dinlemek istiyoruz.Please give us your side of the story.
Olayı bir de senin ağzından dinlemek istiyoruz.Please give us your side of the story.
Müzik dinlemedik.We didn't listen to music.
Tom'un tavsiyesini dinlemem gerekirdi.I should have followed Tom's advice.
Tom Mary'nin artık dinlemediğini fark eder etmez konuşmayı durdurdu.Tom stopped talking as soon as he noticed Mary wasn't listening anymore.