Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.Tôi muốn nghe những bản valse mà Brahm không viết.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.Voglio ascoltare i valzer che Brahms non ha scritto.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.Vreau să aud valsurile pe care Brahms nu le-a scris.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.Искам да чуя валсовете, които Брамс не е написал.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.Я хочу слышать вальсы, которые не писал Брамс.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.אני רוצה לשמוע את הולס שברהמס לא כתב.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.أنا أريد ان أعزف مقطوعة للفالس لم يكتبها برامز أصلا.
Ben Brahms'ın yazmadığı valsleri dinlemek istiyorum.ホロヴィッツが弾かなかった曲を聴きたいのです。
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Det kan nemlig hurtigt gå galt, hvis man ikke holder tungen lige i munden.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Fakt mám trému, když vím, že tu sedíte, posloucháte a já vám mám vykládat.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Fakt mám trému, keď viem, že tu sedíte, počúvate a ja vám mám vysvetľovať.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Jullie maken me bloednerveus terwijl je daar zo zit te luisteren en ik moet optreden.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.제가 설명하는 것을 여러분이 들어주는 것이 매우 긴장됩니다
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Mi rende molto nervoso sapere che stai seduto li' ad ascoltare e io mi devo esibire per te.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Strasznie mnie stresujecie kiedy tak siedzicie, słuchacie a ja muszę wam w tym czasie to wszystko tłumaczyć.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Vocês me deixam muito nervoso enquanto ficam sentados ai ouvindo e eu tenho que ensinar para vocês.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Zavarba hoztok, hogy ti csak ott ültök és hallgattok, amíg én előadást tartok nektek.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.Вие, приятели, доста ме изнервяте, докато само си седите там и слушате, а аз трябва да ви забавлявам.
Ben bunları anlatırken sizin ekranın karşısında oturup dinlemeniz beni heyecanlandırıyor.授業をしながら緊張するよ。 でも、結局前回の答えは正しかったよ。
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.A TED és a mi jelentőségünk valójában az, hogy megtanítja a valódi odafigyelést.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Consider că esenţa a ce facem noi şi esenţa TED e de a învăţa să ascultăm, de a avea dorinţa să ascultăm.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Ik denk dat onze relevantie en die van TED erin bestaat om dit te omarmen en om te leren om te luisteren.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.I myślę, że ważnym jest zarówno dla nas, jak i dla TED'a, aby nauczyć się uważnie słuchać.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Jag tror att vår och TEDs relevans handlar om att ta till vara på det och i grund och botten lära att lyssna.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.이것은 바로 본질적으로 경청하는 방법을 배우고 포용하는 것이야 말로 우리와 TED가 함께 지향하는 중요한 점이라고 생각합니다.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Y creo que nuestra relevancia y la de TED es en realidad lograrlo y aprender a escuchar, esencialmente.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.Я думаю, наша задача и задача TED заключается в том, чтобы охватить всё это и в сущности научиться слушать.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.ואני חושב שהרלוונטיות שלנו ושל TED היא באמת בלהכיל את זה וללמוד איך להקשיב, בעיקרון.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.وأنا أظن أننا نحن و"تيد" لنا صلة وثيقة لتبني هذه الفكرة وتعلم كيفية الاستماع، بشكل أساسي.
Bence bizim ve TED'in alakası, aslında bunu kabul etmek ve esas olarak dinlemeyi öğrenmektir.それを受入れ どのように聞くかを学ぶことが 重要でしょう 私たちは聞き取り方を学ぶ必要があるのです
Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum.E eu: "Não, estou a aprender a escutar.
Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum.Et j'ai dit "Non, non, j'apprends à écouter -- vous choisissez.
Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum.Ik weer: "Nee, nee, ik leer luisteren.
Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."Nein, nein, ich bin dabei zu lernen, wie man zuhört -- ihr entscheidet.
Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."Nem, nem, megtanulok hallgatni --
Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."Nie, nie, ja sa učím počúvať.
Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum."No, no, io sto imparando ad ascoltare -- sta a voi.
Ben de "Hayır hayır, ben dinlemeyi öğreniyorum.А я сказала: "Нет, нет, я учусь слушать.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Alla de som hava kommit före mig äro tjuvar och rövare, men fåren hava icke lyssnat till dem.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Alle de, som ere komne før mig, ere Tyve og Røvere; men Fårene hørte dem ikke.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Alle de som er kommet før mig, er tyver og røvere; men fårene har ikke hørt dem.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Alle, die vor mir gekommen sind, die sind Diebe und Mörder; aber die Schafe haben ihnen nicht gehorcht.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Hết thảy những kẻ đã đến trước ta đều là quân trộm cướp; nhưng chiên không nghe chúng nó.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Hết_thảy những kẻ đã đến trước ta đều là quân trộm_cướp ; nhưng chiên không nghe chúng_nó .
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Kaikki, jotka ovat tulleet ennen minua, ovat varkaita ja ryöväreitä; mutta lampaat eivät ole heitä kuulleet.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.나보다 먼저 온 자는 다 절도요 강도니 양들이 듣지 아니하였느니라
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Mindazok, a kik elõttem jöttek, tolvajok és rablók: de nem hallgattak rájok a juhok.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Semua yang datang sebelum Aku adalah pencuri dan perampok, tetapi domba-domba tidak mendengarkan suara mereka
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Todos los que vinieron antes de mí eran ladrones y asaltantes, pero las ovejas no les oyeron
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Todos quantos vieram antes de mim são ladrões e salteadores; mas as ovelhas não os ouviram.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Toţi ceice au venit înainte de Mine, sînt hoţi şi tîlhari; dar oile n'au ascultat de ei.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Tous ceux qui sont venus avant moi sont des voleurs et des brigands; mais les brebis ne les ont point écoutés.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Tutti coloro che sono venuti prima di me, sono ladri e briganti; ma le pecore non li hanno ascoltati
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Všetci, koľko ich prišlo predo mnou, sú zlodeji a lotri, ale ovce ich nepočuly.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Všickni, kolikož jich koli přede mnou přišlo, zloději jsou a lotři, ale neslyšely jich ovce.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Vsi, kolikor jih je prišlo pred menoj, so tatje in razbojniki; ali ovce jih niso poslušale.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Wszyscy, ile ich przede mną przyszło, złodzieje są i zbójcy; ale ich nie słuchały owce.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Παντες οσοι ηλθον προ εμου κλεπται ειναι και λησται αλλα δεν ηκουσαν αυτους τα προβατα.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Ако Ме любите ще пазите Моите заповеди.
Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları dinlemedi.Все, сколько их ни приходило предо Мною, суть воры и разбойники; но овцы не послушали их.