Ana içeriğe geç
Sözlük

dinleme ile cümle

dinleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Aber es ist wichtig zuzuhören, denn sie sind unstrittig und unwiderruflich.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Ale je dôležité si ich vypočuť, pretože sú to veci nepopierateľné a ukážkové.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Ale je důležité si to poslechnout, protože to jsou věci nepopiratelné a jasné.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Ale ważne jest to, że słuchamy, bo to co słyszymy jest niezaprzeczalne i definitywne.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Dar e necesar să ascultăm pentru că lucrurile astea nu pot fi negate, sunt reale.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.De nagyon fontos, hogy figyeljünk, mert tagadhatatlan és döntő fontosságú.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.그러나 우리는 들어야 합니다. 그것은 부정할 수 없는 사실이기 때문입니다.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Maar we moeten echt luisteren... want het is onontkoombaar en definitief.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Mais il est impératif que nous écoutions car c'est indéniable et définitif.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Men det er nødvendigt, at vi lytter fordi det er endegyldigt og definitivt.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Mutta oleellista on kuunnella, koska se on kiistämätöntä ja ratkaisevaa.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Namun kita harus mendengarkannya karena hal itu tidak dapat diingkari dan sangat jelas.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Nhưng chúng ta buộc phải lắng nghe bởi vì những điều đó là dứt khoát và không thể phủ nhận.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Però è essenziale che le ascoltiate perché sono innegabili e definitive.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Pero es esencial escucharlo porque es innegable y es definitivo.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Também vai deixar nervosos muitos membros de organizações criminais pelas mesmas razões.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Είναι όμως σημαντικό ν' ακούσουμε γιατί είναι αδιαμφισβήτητο και σίγουρο.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Але ми повинні почути цю правду, бо вона беззаперечна і остаточна.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Но е наложително да слушаме, защото е безспорно и окончателно.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.Но мы должны услышать эту правду, ибо она неоспорима и окончательна.
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.כי זה משהו שאנחנו לא רוצים לשמוע. אבל זה הכרחי שנקשיב
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.ولكن من المهم أن نستمع لذلك لانه امرٌ واقعي وحقيقي وحتمي يحدث من حولنا
Ama bunları dinlememiz şart çünkü reddedilemez ve doğrular.直視するべきです。 同じ理由で
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Ako pa porečete: Ne ostanemo v tej deželi, in ne boste poslušali glasu GOSPODA, Boga svojega,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Ale ak poviete: Nebudeme bývať v tejto zemi, nepočúvajúc na hlas Hospodina, svojho Boha,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Ale řeknete-li: Nezůstaneme v zemi této, neposlouchajíce hlasu Hospodina Boha svého,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Ale rzeczecieli: Nie zostaniemy w tej ziemi, nie słuchając głosu Pana, Boga waszego,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,De ha ti ezt mondjátok: Nem lakunk e földön, nem hallgatván az Úrnak, a ti Isteneteknek szavára,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Hvis I derimod ikke hører HERREN eders Guds Røst, idet I siger, at I ikke vil bo her i Landet,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,그러나 만일 너희가 너희 하나님 여호와의 말씀을 순복지 아니하고 말하기를 우리는 이 땅에 거하지 아니하리라 하며
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Mais si vous n`obéissez pas à la voix de l`Éternel, votre Dieu,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Mas se vós disserdes: Não habitaremos nesta terra; não obedecendo � voz do Senhor vosso Deus,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Men dersom I sier: Vi vil ikke bli i dette land, og I ikke lyder Herrens, eders Guds røst,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Men om I sägen: »Vi vilja icke stanna i detta land», om I alltså icke hören HERRENS, eder Guds, röst,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Mutta jos te sanotte: `Me emme jää tähän maahan`, ettekä tottele Herran, teidän Jumalanne, ääntä,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Pero si decís: 'No habitaremos en esta tierra', desobedeciendo así la voz de Jehovah vuestro Dios
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Se invece, non dando retta alla voce del Signore vostro Dio, voi direte: Non vogliamo abitare in questo paese
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Если же вы скажете: „не хотим жить в этой земле", и не послушаетесь гласа Господа Бога вашего, говоря:
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Но ако кажете: Не щем да живеем в тая земя, И не послушате гласа на Господа вашия Бог,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,ואם אמרים אתם לא נשב בארץ הזאת לבלתי שמע בקול יהוה אלהיכם׃
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,وان قلتم لا نسكن في هذه الارض ولم تسمعوا لصوت الرب الهكم
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,倘 若 你 們 說 、 我 們 不 住 在 這 地 、 以 致 不 聽 從 耶 和 華 你 們 神 的 話
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,倘若 你 們說 、 我 們 不 住在 這地 、 以致 不 聽從 耶和華 你 們神 的 話
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.Ale nie usłuchali ani nakłonili ucha swego, aby się odwrócili od złości swojej, a nie kadzili bogom cudzym.
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.그들이 듣지 아니하며 귀를 기울이지 아니하고 다른 신들에게 여전히 분향하여 그 악에서 둘이키지 아니하였으므로
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.Nhưng chúng nó chẳng nghe, chẳng để tai vào, chẳng chừa sự dữ, và cứ đốt hương cho các thần khác.
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.Nhưng chúng_nó chẳng nghe , chẳng để tai vào , chẳng chừa sự dữ , và cứ đốt hương cho các thần khác .
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.Но они не слушали и не приклонили уха своего, чтобы обратиться от своего нечестия, не кадить иным богам.
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.ולא שמעו ולא הטו את אזנם לשוב מרעתם לבלתי קטר לאלהים אחרים׃
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.فلم يسمعوا ولا امالوا اذنهم ليرجعوا عن شرهم فلا يبخروا لآلهة اخرى.
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.他 們 卻 不 聽 從 、 不 側 耳 而 聽 、 不 轉 離 惡 事 、 仍 向 別 神 燒 香
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.他 們卻 不 聽從 、 不 側耳而聽 、 不 轉離惡 事 、 仍 向 別神燒香
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.저희가 듣지 아니하고 그 목을 굳게 하기를 그 하나님 여호와를 믿지 아니하던 저희 열조의 목 같이 하여
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de vilde ikke høre; de gjorde sig halsstarrige som deres Fædre, der ikke stolede på HERREN deres Gud;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de vilde ikke høre og var hårdnakkede som sine fedre, som ikke trodde på Herren sin Gud,
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de ville icke höra, utan voro hårdnackade såsom deras fäder, vilka icke trodde på HERREN, sin Gud.
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Но они не слушали и ожесточили выю свою, как была выя отцов их, которые не веровали в Господа, Бога своего;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.ולא שמעו ויקשו את ערפם כערף אבותם אשר לא האמינו ביהוה אלהיהם׃
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.فلم يسمعوا بل صلّبوا اقفيتهم كاقفية آبائهم الذين لم يؤمنوا بالرب الههم.
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.他 們 卻 不 聽 從 、 竟 硬 著 頸 項 、 效 法 他 們 列 祖 、 不 信 服 耶 和 華 他 們 的 神
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod