Çok güzeldi. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.Grazie per avermi invitato.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››Aku akan memberkati kamu, karena Abraham telah mentaati Aku dan memelihara segala hukum dan perintah-Ku.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››Dat doe Ik allemaal omdat Abraham mijn bepalingen en wetten gehoorzaamde."
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››fordi Abraham adlød mine Ord og holdt sig mine Forskrifter efterrettelig, mine Bud, Anordninger og Love."
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››fordi Abraham lød mitt ord og holdt alt det jeg bød ham å holde, mine bud, mine forskrifter og mine lover.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››이는 아브라함이 내 말을 순종하고 내 명령과 내 계명과 내 율례와 내 법도를 지켰음이니라 하시니라
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››parce qu`Abraham a obéi à ma voix, et qu`il a observé mes ordres, mes commandements, mes statuts et mes lois.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››porque Abraham obedeció mi voz y guardó mi ordenanza, mis mandamientos, mis estatutos y mis instrucciones
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››Protože uposlechl Abraham hlasu mého, a ostříhal nařízení mých, přikázaní mých, ustanovení mých a zákonů mých.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››vì Áp - ra-ham đã vâng lời ta và đã giữ điều ta phán dạy , lịnh , luật và lệ của ta .
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››vì Áp-ra-ham đã vâng lời ta và đã giữ điều ta phán dạy, lịnh, luật và lệ của ta.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››понеже Авраам послуша гласа Ми и опази заръчването Ми, заповедите Ми, повеленията Ми и законите Ми.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››עקב אשר שמע אברהם בקלי וישמר משמרתי מצותי חקותי ותורתי׃
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››من اجل ان ابراهيم سمع لقولي وحفظ ما يحفظ لي اوامري وفرائضي وشرائعي.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››都 因 亞 伯 拉 罕 聽 從 我 的 話 、 遵 守 我 的 吩 咐 、 和 我 的 命 令 、 律 例 、 法 度
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››都 因 亞伯拉罕 聽從 我的話 、 遵守 我 的 吩咐 、 和 我 的 命令 、 律例 、 法度
Daima kendimi dinledim ve dedim ki: "Evet yapabilirsin"Je n'ai toujours écouté que ma voie intérieur qui disait :
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.いろいろな活動がありました 偽の援助をもちかけて
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.Acesta e un început şi suntem la curent cu toate celelalte iniţiative ale lor.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.C'est un début, et nous avons tous entendu parler de leurs autres initiatives.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.Das ist doch schon ein Anfang, und wir haben von all den anderen Initiativen gehört.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.Dat is een begin en we hoorden hun andere initiatieven.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.Đó là 1 sự khởi đầu và chúng ta nghe về các sáng kiến của họ.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.Eso es un inicio y ya hemos escuchado de todas sus otras iniciativas.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.이것이 시작입니다, 그들의 시작에 앞장서야 합니다.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.Questo è un inizio, e abbiamo già sentito delle loro altre iniziative.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.To na początek, mają też inne pomysły.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.Значит, это началo, и мы слышали обо всех остальных инициативах.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.И така, това е начало, вече сме чували за всичките им други инициативи.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.אז זו התחלה, ושמענו על כל שאר היוזמות שלהם.
Demek ki daha bir başlangıç girişimlerinin neler olduğu dinledik.هذه هي البداية . وسمعنا عن كل مبادراتهم الأخرى .
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki, "Bir işin var. Bir umudun var.Aztán a professzor meghallgatta a történetemet és azt mondta: " Van munkád, tehát van reményed.
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki, "Bir işin var.Toen luisterde de professor naar mijn verhaal, en hij zei:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Dann hörte sich der Professor meine Geschichte an und sagte,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,După aceea, profesorul a ascultat povestea mea și mi-a spus:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Entonces el profesor escuchó mi historia y dijo,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Il professore allora ascoltò la mia storia e disse:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Kemudian dosen tadi mendengar cerita saya dan berkata,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,그리고 그 교수님은 제 이야기를 들으시고
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Le professeur a alors écouté mon histoire et m'a dit,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Nato je moji zgodbi prisluhnil tisti profesor in dejal:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,O professor ouviu a minha história e disse:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Potom profesor poslouchal můj příběh a řekl,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Potom si profesor vypočul môj príbeh a povedal,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Profesor wysłuchał mojej historii i powiedział:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Professori kuunteli tarinani ja sanoi:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Rồi vị giáo sư lắng nghe câu chuyện của tôi rồi nói
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Så lyttede professoren til min historie, og han sagde:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Τότε ο καθηγητηής άκουσε την ιστορία μου και είπε
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Тогава професорът изслуша историята ми и каза:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Тогда профессор, выслушав мою историю, сказал:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Тоді професор послухав мою історію і сказав:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,אז הפרופסור הקשיב לסיפור שלי ואמר,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,حينها أستمع البروفيسور لقصتي وقال،
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,「あなたには仕事がある 希望があるんだ
Dinlediğiniz için çok teşekkürler.Ďakujem za pozornosť.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.제가 들은 얘기에 따르면 제 증조할머니는 페미니스트셨습니다.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Meine Urgroßmutter war laut der Erzählungen über sie eine Feministin.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Mi bisabuela, de las historias que he escuchado, era feminista.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Min gammelmormor, efter vad jag har hört berättas, var feminist.