Ana içeriğe geç
Sözlük

dinledi ile cümle

dinledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar sakince durdu ve konuşmaları dinledi.They stood calmly and listened to speeches.
O, sık sık kötü tavsiyeleri dinledi.He often accepted bad advice.
Kız gözlerini kapattı ve papazı dinledi.The girl closed her eyes and listened to the pastor.
Dün gerçekten çok güzel bir şarkı dinledim.I heard a really beautiful song yesterday.
O, onun yanına oturdu ve sessizce dinledi.She sat next to him and listened quietly.
Ben bu şarkıyı dinlediğimde tuhaf bir şekilde ağırlık basar.I get weirdly sleepy when I listen to this song.
O, köpeğini beslerken, radyoda haber dinledi.He listened to the news on the radio as he fed his dog.
The Beatles'ı ilk dinlediğin zamanı hatırlayabiliyor musun?Can you remember the first time you heard the Beatles?
Dinlediğiniz için teşekkür ederiz.Thank you for listening.
Tom hareketsiz durdu, dikkatlice dinledi.Tom stood motionless, listening carefully.
Tom gece geç saatlere kadar odasında müzik dinledi.Tom listened to music in his room until late at night.
Tom Mary'nin söylemek zorunda olduğu şeyi herhangi bir heyecan göstermeden dinledi.Tom listened to what Mary had to say without showing any emotion.
Tom Mary'nin problemlerinin tamamını duymak istemiyordu fakat sessizce oturdu ve dinledi.Tom didn't want to hear about all of Mary's problems, but he sat quietly and listened.
Oturdu ve radyo dinledi.He sat and listened to the radio.
Tom ilgi ile dinledi.Tom listened with interest.
Onlar bazen klasik müzik dinlediler.They listened to the classical music sometimes.
Onun mesajını dinledin mi?Did you hear his message?
O beni dinledi.She listened to me.
Milli diyet tartışmasının yayınını dinledin mi?Did you listen to the broadcast of the National Diet's debate?
Seve seve ricamı dinledi.She readily listened to my request.
Nazik bir şekilde ricamı dinledi.She kindly listened to my request.
Ricamı nezaketle dinledi.She graciously listened to my request.
Başkan Dilma'nın konuşmasını dinlediniz mi?Did you hear President Dilma's speech?
Dün güzel bir şarkı dinledim.Yesterday I heard a beautiful song.
Dinlediğiniz için teşekkürler.Thanks for listening.
Bu şarkıyı dinlediğim zaman büyüdüğüm yeri düşünüyorum.When I hear that song, I think about the place where I grew up.
Dün gece, radyo dinledim.Last night, I listened to radio.
Tavsiyemi dinledi.He followed my advice.
Bu TED konuşmasını dinledin mi?Have you listened to this TED talk?
Yeterince dinledim.I've heard enough.
Şimdiye kadar ilk kez Macar müziği dinledim.This is the first time I've ever listened to Hungarian music.
Hiç bu şarkıyı dinledin mi?Have you ever listened to this song?
Onlar en azından beni dinledi.At least they listened to me.
Ona müzik dinlediğimi söyle.Tell her that I am listening to music.
Bu şarkıyı en son ne zaman dinledin?When was the last time you listened to this song?
Kendi odasında müzik dinledi.He listened to music in his own room.
Bu şarkıyı dinlediğim zaman ağlıyorum.When I hear this song, I cry.
Hayatımda dinlediğim en sıkıcı şarkı.That's the most annoying song I've ever heard.
Seni dinlediğime inanamıyorum.I can't believe I listened to you.
Daha önce hiç bu kadar güzel bir müzik dinledin mi?Have you ever heard such beautiful music before?
Tom Mary'nin söylediği her şeyi dikkatlice dinledi.Tom listened carefully to everything Mary said.
Çalışırken radyo dinledim.I listened to the radio while I worked.
Tom dinledi.Tom listened.
Ben bir süre önce bu şarkıyı dinledim.I have heard of this song some time ago.
Neden onu dinledin?Why did you listen to him?
Neden onları dinledin?Why did you listen to them?
Kim dinledi?Who listened?
Tom sadece dinledi.Tom just listened.
Tom dikkatlice dinledi.Tom listened attentively.
Tom dikkatle dinledi.Tom listened carefully.
Onların hepsi dinlediler.They all listened.
Onlar dikkatle dinledi.They listened intently.
Tom'u dinledim.I listened to Tom.
Bir tek kelime kaçırmadan büyük bir dikkatle dinledik.We listened with great care, not missing a single word.
Bunu dinlediğime inanmıyorum.I don't believe I'm listening to this.
Bu şarkıyı daha önce dinlediğimi zannetmiyorum.I don't think I've ever heard this song before.
Tom'un beni dinlediğini sanmıyorum.I don't think Tom is listening to me.
Beni dinlediğini sanmıyorum.I don't think you've been listening to me.
Senin dinlediğini unuttum.I forgot you were listening.
Sanırım Tom nasihatimi dinledi.I guess Tom took my advice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod