Sadece bir dakika dinlen.Just relax a minute.
Sadece bir süre dinlen.Just relax a moment.
Lütfen beni sonuna kadar dinle.Please hear me out.
Şikayet etmeni dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to you complain.
Tom, dinleyici salonunun arka tarafındadır.Tom is in the back of the auditorium.
Başın ağrıyorsa dinlenmek zordur.It's hard to relax when you have a headache.
Doktor Tom'a yatakta kalmasını ve mümkün olduğu kadar çok dinlenmesini söyledi.The doctor told Tom to stay in bed and get as much rest as he could.
Tavsiyemi dinle ve onunla konuş.Take my advice and talk to her.
Onları dinlemekten bıktım.I'm sick and tired of hearing them.
Beni dinlediğiniz için teşekkürler.Thank you for listening to me.
Tom sessizce dinledi.Tom quietly listened.
Kendime dinletemedim.I couldn't make myself heard.
Onu iki defa dinlemem gerekmez.I don't need to hear it twice.
Tom seni dinlemeliydi ve fırsatı olduğunda o tabloyu almalıydı.Tom should've listened to you and bought that painting when he had the chance.
Şimdi sen beni dinle.Now you listen to me.
Dinle, Tom senin burada olduğunu bilemez.Listen, Tom can't know you're here.
Dinleyin, Tom sizin burada olduğunuzu bilemezListen, Tom can't know you're here.
Konuşanı dinle.Listen to who's talking.
Dinle, ben düşünüyorum.Listen, I've been thinking.
Dinle, ilgilenilecek daha büyük bir sorunumuz var.Listen, we have a bigger problem to deal with.
Babanı dinle, Tom.Listen to your father, Tom.
Sen bile Tom'u dinlemiyordun.You weren't even listening to Tom.
Tom dinlemek için öne doğru eğildi.Tom leaned forward to listen.
Tom dinlemek için eğildi.Tom leaned down to listen.
Tamam millet, dinleyin.OK people, listen up.
Ben mükemmel bir dinleyiciyim.I'm an excellent listener.
Dinle, bazı kötü haberler aldım.Listen, I got some bad news.
Tom, ona bir dinlenme ver.Tom, give it a rest.
Dinlenecek zamana ihtiyacın var.You need time to rest.
Tom derin bir ilgi ile dinledi.Tom listened with deep interest.
Beni senin hakkında uyardığında Tom'u dinlemeliydim.I should've listened to Tom when he warned me about you.
Şimdi sadece dinlemeni tavsiye edeceğim.I'm going to advise you to just listen now.
Tom Mary'yi dinlemiyordu.Tom wasn't listening to Mary.
Sadece dinlenmek zorundasın, tamam mı?You just have to relax, OK?
Dinleme cihazı takıyor musun?Are you wearing a wire?
Dinlenmek ister misin?Would you like to take a recess?
Sonunda dinlenmiş hissediyorum.I finally feel rested.
Tom'un söylediğini dinlemeliydim.I should've listened to what Tom said.
Bir mola vermeni ve biraz dinlenmeni öneriyorum.I suggest that you take a break and cool off a little.
Beni dinleyecek birine ihtiyacım var.I need somebody to listen to me.
Hiç kimse dinlemiyordu.No one was listening.
Hiç kimse Tom'u dinlemiyordu.No one was listening to Tom.
Öğrencilerden hiçbiri öğretmeni dinlemiyordu.None of the students were listening to the teacher.
Çok söz dinlemezsin.You're very disobedient.
Sanırım Tom'un biraz dinlenmesine izin vermeliyiz.I think we should let Tom get some rest.
Doktor çok dinlenmeye ihtiyacınız olacağını söylüyor.The doctor says you're going to need a lot of rest.
Tom bütün gün radyo dinledi.Tom listened to the radio all day.
Tom Mary'nin söylemek zorunda olduğu şeyi dinledi.Tom listened to what Mary had to say.
Çok dikkatlice dinle.Listen very closely.
Çok dikkatli dinleyin.Listen very carefully.
Neden sessiz olup dinlemiyorsun?Why don't you be quiet and listen?
Neden müzik dinlemesi çok eğlenceli?Why is music so fun to listen to?
Şimdi dinlenmen gerekmiyor mu?Shouldn't you rest now?
Dinlenmek için vaktim yok.I have no time to have a rest.
Birinin dinlediği müzik türü bir tercih meselesidir.The kind of music one listens to is a matter of preference.
İyi bir dinleyici olmak istiyorum.I want to become a good listener.
Onu neden dinlediğini bilmiyorum.I don't know why you listen to him.
İstediğimi dinleyebiliyorum.I can listen to what I want.
Pekala herkes dinlesin.All right everyone, listen up.
Tom'u dinlemiyordum.I wasn't listening to Tom.