Ana içeriğe geç
Sözlük

dinle ile cümle

dinle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kimse dinlemiyor.No one's listening.
Tom gerçekten Mary'yi dinlemiyor.Tom isn't really listening to Mary.
Onun dinlenmek için zamana ihtiyacı var.She needs time to relax.
Tom bu tür müzik dinlemekten nefret eder.Tom hates listening to this kind of music.
Bunu yalnızca bir kez söyleyeceğim. Bu nedenle dikkatle dinle.I'm only going to say this once, so listen carefully.
Sen babanın akıllıca öğüdünü dinlemen gerekir.You should listen to your father's wise counsel.
Tom söylediğim bir sözcüğü bile dinlemez.Tom won't listen to a word I say.
O, söylediğim bir sözü bile dinlemez.She won't listen to a word I say.
Tom ders çalışırken müzik dinlemeyi sever.Tom likes to listen to music while he's studying.
Tom çalışırken müzik dinlemeyi sever.Tom likes to listen to music while he's studying.
Dinler arasındaki uzlaşma dünya barışının temelidir.Reconciliation among religions is the foundation of world peace.
Tom dinlemiyor gibi davrandı.Tom pretended not to be listening.
Tom iyi bir dinleyici olduğumu söylüyor.Tom says I'm a good listener.
Tom dinlenmeye çalıştı.Tom tried to catch his breath.
Ben bunu sadece bir kez söyleyeceğim, bu yüzden daha iyi dinle.I'm only going to say this once, so you better listen.
Bunu sadece bir kez söyleyeceğim, bu yüzden dikkatli dinlesen iyi olur.I'm only going to say this once, so you'd better listen carefully.
Dinle, seni rahatsız ettiğimiz için üzgünüz.Listen, I'm sorry we bothered you.
Tom'dan başka herkes dikkatle dinledi.Everyone but Tom listened intently.
Tom'u kim dinler?Who listens to Tom?
Kimse Tom'u dinlemiyor.No one is listening to Tom.
Türkçe konuşma ve dinlememin gelişmesi gerek.My speaking and listening in Turkish needs improvement.
Tom Mary'nin dinlemediğini söyleyebilir.Tom could tell that Mary wasn't listening.
Tom bile önerilerimi dinlemeyi reddetti.Tom refused to even listen to my suggestions.
Tom'u dinlemiyor muydun?Haven't you been listening to Tom?
Birçok genç insan artık radyo dinlemiyor.Many young people don't listen to radio anymore.
Hey, beni dinle.Hey, listen to me.
Şimdi dikkatlice dinlemeni istiyorum.Now, I want you to listen carefully.
Şimdi, beni dikkatlice dinle.Now, listen to me carefully.
Şimdi, sus ve dinle.Now, shut up and listen.
Dikkatle dinlemeni istiyorum.I want you to listen carefully.
Gerçekten dinlenmeye çalışman gerektiğini düşünüyorum.I really think you should try to relax.
Sunumumu dinlediğin için teşekkür ederim.Thank you for listening to my presentation.
Biraz dinlenmen gerektiğini düşünmüyor musun?Don't you think you should get some rest?
Hey, herkes beni dinlesin.Hey, everybody, listen up.
Hey, bunu dinle.Hey, listen to this.
Hey, herkes dinlesin.Hey, listen up, everybody.
Bazen, Tom'un beni dinlemediğini düşünüyorum.Sometimes, I think Tom isn't listening to me.
Aimee'nin dinlenmesi lâzım.Amy needs rest.
Tom, öğretmenin söylediğini asla dinlemez.Tom never listens to what the teacher says.
Gençken ne tür müzik dinledin?What kind of music did you listen to when you were a teenager?
Tom ona söylemek zorunda olduğun şeyleri dinleyecek.Tom will listen to what you have to tell him.
Sakıncası yoksa bir süre burada dinlenmek istiyorum.If you don't mind, I'd like to rest here for a while.
Biraz göz kapaklarımı dinlendireyim.I'd like to get a little shut eye.
Denizin dalgaları bana onu şiirini dinletti.The sea's waves have made me hear her poem.
Sen konuş, ben dinleyeyim.You talk, I'll listen.
Sen konuş, ben dinlerim.You talk, I'll listen.
Yeni emekli oldum ve bir süre kafamı dinleyeceğim.I've retired and I'm going to take things easy for a while.
Biz biraz dinlenelim mi?Shall we rest a bit?
Tom iyi dinlenmiş görünüyor.Tom looks well rested.
Tom sadece beni dinlemedi.Tom just wouldn't listen to me.
Dinlemen gereken kişi benim.I'm the one you should be listening to.
Tom bizi dinlemeyecek.Tom isn't going to listen to us.
Hepimiz Tom'un söylediklerini daha dikkatli dinlemeliyiz.We all need to pay closer attention to what Tom says.
Tom'a söylemek zorunda olduğu şeyi dinleyeceğime söz verdim.I promised Tom I'd listen to what he had to say.
Tom'u herhangi bir şekilde asla dinlemem.I never listen to Tom anyway.
Dikkatli dinlemeyi öğrendim.I've learned to listen carefully.
Senden daha yaşlıyım. Beni dinlemek zorundasın.I'm older than you. You have to listen to me.
Bak, onlar Mozart dinlemenin domatesleri büyüttüğünü söylüyorlar.Look, they say listening to Mozart makes tomatoes grow.
Diyelim ki, televizyon seyretmek dinlendirici olabilir.Granted, watching TV can be relaxing.
Kimse beni dinlemiyor.Nobody listens to me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod