Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.It's annoying to hear people talking loudly in a library.
Hayatımda dinlediğim en sıkıcı şarkı.That's the most annoying song I've ever heard.
Artık kimse bizi dinlemiyor gibi görünüyor.No one seems to listen to us anymore.
Seni dinlediğime inanamıyorum.I can't believe I listened to you.
Artık bunu dinleyemem.I can't listen to this anymore.
Çocuklar evdeyken bir saniye bile dinlenemem.I can't relax for a second when the kids are home.
Burada dinlenemeyiz. Başka bir yere gidelim.We can't relax here. Let's go somewhere else.
Tom serbest kalana kadar dinlenemeyiz.We can't rest until Tom is free.
Bunu yapmayı bitirinceye kadar dinlenemeyiz.We can't rest until we finish doing this.
Onu dinle!Listen to her!
Tom'u dinlemeliydim.I should have listened to Tom.
Sen neden beni dinlemeyeceksin?Why won't you listen to me?
O beni neden dinlemeyecek?Why won't he listen to me?
O neden beni dinlemez?Why won't she listen to me?
Kışın evde ateşin yakınında kalmayı ve rüzgar sesini dinlemeyi severim.In winter, I like to stay at home, near the fire, and listen to the wind blow.
İçki içelim ve biraz müzik dinleyelim.Let's have a drink and listen to some music.
Sadece bir süre burada oturalım ve dinleyelim.Let's just sit here a while and listen.
O şarkıyı tekrar dinleyelim.Let's listen to that song again.
Tom'un söylemek zorunda olduğunu dinleyelim.Let's hear what Tom has to say.
Senin görüşünü dinleyelim.Let's hear your opinion.
Sadece dinleyelim.Let's just listen.
Dinlemeye gidelim.Let's go listen.
Dinlemek istedik.We wanted to listen.
Dinlenmek istemiyorum.I don't want to rest.
Dinlemeni istiyorum.I want you to listen.
Dinlemenizi istiyorum.I want you to listen.
Tom'un dinlenmesini istiyorum.I'd like Tom to rest.
Bunu dinlemek istiyor musun?Do you want to hear it?
Ben sadece dinlemeni istiyorum.I just want you to listen.
Hikayeni dinlemek istiyorum.I want to hear your story.
Beni dinlemeni istiyorum.I want you to listen to me.
Tom bunu dinlemeni istiyor.Tom wants you to hear this.
Dinle, dövüşmek istemiyorum.Listen, I don't want to fight.
Tom, beni dinlemeni istiyorum.Tom, I want you to listen to me.
Sırtüstü yatmanı ve dinlenmeni istiyorum.I want you to lay back and relax.
Sıcak kumda çıplak dinleniyoruz.We're resting naked in the warm sand.
Bu şarkıyı dinlemeni istiyorum.I want you to listen to this song.
Tom, bunu dinlemeni istiyorum.Tom, I want you to listen to this.
Beni dinlemek isteyeceğini düşünüyorum.I think you'll want to hear me out.
Tom oturmamı ve dinlenmemi istedi.Tom wanted me to sit down and relax.
Hikayenin geri kalanını dinlemek istiyorum.I want to hear the rest of the story.
Bana bak ve beni dinle.Look at me and listen to me.
Sadece bunun hakkında konuştuğunu dinlemek istiyorum.I just want to hear you talk about it.
Bütün yapmak istediğimiz oturmak ve dinlenmek.All we want to do is sit down and rest.
Tom'un senden dinlemek istediğinden eminim.I'm sure Tom would want to hear from you.
Beni çok dikkatle dinlemeni istiyorum.I want you to listen to me very carefully.
Beni çok dikkatli dinlemeni istiyorum.I want you to listen to me very carefully.
Çocuklar bir korku hikayesi dinlemek istediler.The children wanted to hear a scary story.
Tom'un söylemek zorunda olduğu şeyi dinlemeni istiyorum.I want you to listen to what Tom has to say.
Biraz dinlenmeni istiyorum.I want you to get some rest.
Teorilerini dinlemek istemiyorum.I don't want to hear your theories.
Eve gitmeni ve biraz dinlenmeni istiyorum.I want you to go home and get some rest.
Oturup dinlenebileceğim bir yer bulmak istiyorum.I want to find somewhere I can sit down and relax.
Buradan canlı çıkmak istiyorsan beni dinle.If you want to get out of here alive, listen to me.
Dinle, o ne söylediğini bilmiyor.Listen, he doesn't know what he's saying.
Tom'un o şarkıyı tekrar söylemesini dinlemek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to listen to Tom sing that song again.
Ne olduğunu açıklamak istedim ama hiç kimse dinlemedi.I wanted to explain what had happened, but no one would listen.
Dün bunu seninle konuşmak istedim ama sen dinlemek istiyor gibi görünmüyordun.I wanted to discuss this with you yesterday, but you didn't seem to want to listen.
Daha önce hiç bu kadar güzel bir müzik dinledin mi?Have you ever heard such beautiful music before?
Şimdi dikkatle dinle.Now listen carefully.