İslam dininde belirtilmiş dört tür sihir çeşidi vardır.専用の魔法が4種類用意されている。
İslam'da iman, İslam dininin esaslarına inanmaktır.イスラム教を信仰する。
İslam dinine göre böyle kabul edilmektedir.これは、イスラム教の教義として認められている。
İlhad, İslam dinine ve Kur'an'ın koyduğu kurallara karşı gelme.伝法に際しては敬虔であり、名利をもとめてはならない。
Hristiyanlık dinindeki ilk Yedi Kilise arasındadır.十字架上のキリストの最後の7つの言葉に関連がある。
Bu tarihten sonra dinin bağlıları tarafından Oyasama ("Onurlu/Onurlandırılmış anne") diye anılmıştır.これは後に宣帝(病已は宣帝の諱)が皇帝になることを示していたとされた。
Buradan hareketle İslam dininde hem intihar hem de ötanazi benzeri uygulamalar yasaktır, katil olarak görülür.本来のイスラム教では、自殺も殺人も禁じられている。
İslam dininde bulunan birçok yasağı mübah görürler.多くの宗教において見られる。
Görünmez Pembe Tekboynuz (İngilizce: Invisible Pink Unicorn, IPU), satirik, parodi bir dinin tanrıçası.見えざるピンクのユニコーン - インヴィジブル・ピンク・ユニコーンは、有神論を風刺したパロディ宗教の女神。
Bunun nedeni olarak İslam dininin kadercilik anlayışı gösterilir.ここで彼は刻印教会の目的を知る。
Ayrıca Hristiyanlık dinine göre Eski Ahit'te domuz eti yemek haramdır.また、ユダヤ教でも緊急の場合に豚肉を食する事は認められている。
İslam dinine göre bu namazlarda büyük sevap ve haseneler bulunmaktadır.御恩奉行・恩賞奉行・勲功奉行などの別名がある。
Ben bugün elimden gelse, bizzat dövüşmeye başlar ve dinin yükseltilmesine gayret ederim.”そして、出動を重ねていき大吾自身も災害の恐怖と闘いながら成長していく。
Bu dinin inançla ilgili prensipleri şunlardı.この一つが、信教の自由に関する草案だった。
Tesbihât, İslam dininde genellikle farz namazlardan sonra yapılan zikir ibadeti.召喚士ルー(ルー・ルカ) ダバード王国に仕える召喚士。
Şehir, ana dinlerin öğretilerini içine alan yerli inanış Kaodaiizm dininin kurulduğu yer olmakla ün salmıştır.国際連合は、主な宗教の祝祭について、国際的に認知されるべき祝祭を公式に認定している。
Eğer bunu yapmazsa bir Hristiyan olarak dinin gereklerine kayıtsız bir kişi olacağını da ona söyler.(略)もし彼がそのように行動することを望まないならば、その人はキリストで商売をする人である。
Fırtına dinince artık güvendedirler ancak hiç erzakları yoktur.拉致の時点で既遂となり、姦通は要件ではなかった。
Bölgenin İngiltere'nin Hristiyanlık dinine katkısı da önemlidir.これは、イギリスからアイルランドへのキリスト教化と関連している。
Örfi hukuk ise İslam dininin esasları üzerine kuruluydu.博士論文は教会法についてであった。
İslam dinine göre meleklerin iradeleri vardır.日向のセリフによれば対天使用の遺産もある模様。
Bu iki dinin haricinde yerel dinlere inanan %7 dolayında küçük bir toplulukta mevcuttur.小さな2自治体の人口を合わせても郡人口の3%にしかならない。
Dinine bağlılığından dolayı kendisine Bayezid-i Veli de denilirdi.《世说新语》:谢遏绝重其姊,张玄常称其妹,欲以敌之。
Geçmişte Katolik Kilisesi devlet dini olmasına rağmen, Portekiz şu anda resmi devlet dinine sahip değildir.葡萄牙目前沒有官方宗教,儘管天主教在過去是葡國國教。
Yılanlar birçok batı Afrika dininde kutsal hayvanlardır.在很多西非的宗教裡,蛇是一種神聖的動物。
Hem de senin dinindendir.而你卻私相授受。
1 Tişri - (MÖ 1677) - İbrahim oğlu İshak'ı (İslam dinine göre İsmail'i) kurban etmeye götürdü.易卜拉欣得到真主的應許,易司哈格的性命將被保全。
Ben bugün elimden gelse, bizzat dövüşmeye başlar ve dinin yükseltilmesine gayret ederim.”如果主公現在去攻打,必定能大敗。
Zerdüşt (Avesta dilinde: Zarathustra, Farsça: Zartoşt), Zerdüştlük dininin kurucusudur.日版翻譯為田代裕介(田代 裕介(たしろ ゆすけ))。
İslâm dininince en kutsal şehir kabul edilmektedir.人们在发誓赌咒时,她的名字是最为神圣的。
İslam dinine göre bu tartının nasıl bir şey olduğu bilinmemektedir.但至於穆斯林要如何區分我就不知道了。
İslam dinine derin etkileri bulunan Hanifliğin de bir çeşit sabiilik olduğu ileri sürülmüştür.不過,即使宗教氣氛濃厚的中世紀,對齋戒也有流露不滿。
25 Şubat - Dinin politik amaçlarla istismar edilemeyeceği yolundaki yasa kabul edildi.1925年2月25日國會通過法案,宣稱宗教不可在政治中被用作工具。
Dinini değiştirmesini kendisi " Avrupa kültürüne giriş bileti" olarak adlandırır.他对宗教相当无所谓,只将受洗证明当成“欧洲文化的入场券”。
Hazarların çoğunun İslam dinini kabulü bu muharebeye atfedilir.他手下許多虔誠信徒的希望就此破滅。
İslam dinine göre meleklerin iradeleri vardır.承认天使有等级之分。
Her dinin ilahilere farklı bir bakışı vardır.每座雕像似乎都有种对神灵敬畏的气色。
Abdülbaha, 1892 yılında babasının vasiyetnamesinde Bahai dininin başı ve merkezi olarak tayin edilmiştir.在1892年,他父亲在遗嘱中任命他为自己的继任者和巴哈伊信仰的领袖 。
4. Madde padişahı dinin hamisi olarak tanıtıyordu.」,可見玉皇四殿下在信仰中扮演避妖保民的角色。
Cami, İslam dininin ibadet mekanı.清真寺,伊斯兰教宗教场所。
Böylece İslâm dininin önderliği bölünmüş oldu.教会领袖已经失去联络。
Babil dinindeki çeşitli tanrılara verilirdi.바빌로니아 종교의 다양한 신들에 적용된다.
İslam dinine göre Cehennem'de görevli olan meleklere zebâni adları verilmiştir.하나님이 보낸 천사들이 10명의 선량한 사람을 찾아내지 못하여, 롯이 소돔을 탈출 하자마자 하늘에서 유황불이 내려 멸망하였다고 한다.
Ayrıca Hristiyanlık dinine göre Eski Ahit'te domuz eti yemek haramdır.또한 기독교 종교 내에서도 구약성서에서 돼지고기 섭취가 금지되어 있다고 한다.
Samandağ'da herkes birbirinin milliyetine ve dinine büyük saygı gösterir.넷째, 남아시아의 모든 나라는 서로의 영토와 주권을 존중하여야 한다.
Ayrıca Sümer dinini de benimsemişlerdir.그들은 또한 주의 분배 추첨의 창조를 찬성하기도 하였다.
Ben bugün elimden gelse, bizzat dövüşmeye başlar ve dinin yükseltilmesine gayret ederim.”지금 우리 군사가 비록 흩어졌으나 오히려 모을 수 있고, 호남 수군에게도 구원을 청할 수 있을 것입니다."
Ülke genelinde nüfusun %65'i Hristiyan dinine mensuptur.주된 종교는 기독교로, 기독교인이 전체 인구의 65% 정도를 차지한다.
Zerdüştlük dinini kabul edip, bu dini yaymak için mücadeleler etmiştir.그는 상대등(上大等)을 역임했고 반란을 일으킨 역신(逆臣)이다.
Dinine bağlılığından dolayı kendisine Bayezid-i Veli de denilirdi.그 때 마하남은 부처님의 말씀을 듣고 기뻐하면서 예배하고 떠나갔다."
İslam dininde, gerek olmamasına rağmen fazladan yapılan ibadetlere verilen isimdir.박(縛) "선행(善行)에 대하여 바라는 것을 따르지 않기 때문에 박(縛)이라고 이름하는 것이다."
İslam dininin ehkamlarına tam uyumlu değildir.그러므로 이슬람의 전승은 사실이 아니다).
Slav mitolojisi, Slavların Hristiyanlığı kabul etmelerinden önce inandıkları çok tanrılı dinin mitolojisidir.슬라브 신화(Slavic mythology)는 기독교화 이전에 슬라브족이 실행한 다신교적 신화이다.
Hristiyanlığın Mormon mezhebi, Mormon dininin kurucusu Joseph Smith'i peygamber kabul etmektedir.예수 그리스도 후기성도 교회 모르몬 조셉 스미스
Fırtına dinince artık güvendedirler ancak hiç erzakları yoktur.그러나 이 시기가 지나게 되면 눈 앞에서 사라져도 아예 없어지는 것은 아니라는 것을 이해하게 된다(8개월 무렵부터).
Dinin Kökeni Ahlakın Kökeni: Neden İyiyiz?‘삶의 이유—우리는 왜 사는가?’
Emanet-i Mukaddes, İslam dininde kutsal sayılan Muhammed dostlarına ve bazı peygamberlere ait eşyalar.그 옆으로 판관(判官)과 사자(使者), 인왕(仁王) 등이 있다.
Flandre ise Katolik dinini koruyarak İspanya'nın koruyuculuğunda kalmıştır.한편 콜리니는 가톨릭 국가인 스페인과 전쟁을 준비했다.
İslam dininde nafile ibadetler vardır.이슬람교를 위해 기도실이 있다.
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.אני מאמין באלוהים ובכנסיית אבותי.