Bu olay Avrupa’nın ekonomisi, kültürü ve dininde büyük etkiye sahiptir.V té době měla Francie velký vliv na evropskou politiku, ekonomii a kulturu.
Bunun üzerine putları bırakıp İsevilerin dinine tabi oldu.Přijali jejich název i způsoby za své, a stali se jejich pány a bohy.
Sümer dininde dişi tanrılar her zaman üstün bir rol oynamışlardır.Věk hrdinů: doba, kdy byla činnost bohů více omezená.
Bu dinin bir kurucusu ya da kutsal kitabı yoktur.Šintoismus tak nemá svého zakladatele, posvátnou knihu či podobně.
Pastafaryan dininin metinlerine "Delifişek" denir.Příslušníci parodického náboženství (pastafariánství) se nazývají pastafariáni.
Eski Vedik dininde tapınak ya da tanrının resmedilmesi geleneği yoktu.V chrámu se nikdy nenacházela kultovní socha bohyně.
Budizm dininin ezoterik yorumuna ise Vajrayana denir.Tantrický buddhismus má svůj domorodý název Vajrayana.
Filon felsefe ile dinin iç içe geçtiği görüşünü benimsemiştir.Leontion si dopisovala s filosofem Epikúrem.
Samandağ'da herkes birbirinin milliyetine ve dinine büyük saygı gösterir."Tebe já, Démodoku, zvlášť velebím nad všechny lidi.
Halk dili özellikle dinin ve bilimin dili olarak görülür.Těmi máme na mysli například jazyk a náboženství.
Dinin yanı sıra Martin Luther eğitimin de laikleşmesini istemiştir.Po vystoupení Martina Luthera se pak mnozí utrakvisté přiklonili k jeho učení.
Bu arka plan İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'da açıkça mevcuttur.Právě veršem z této posvátné islámské knihy vždy začíná každá kapitola díla.
Bu da hangi dinin ve inancın doğru olduğuna dair bir paradoks ortaya çıkartır.Stejně tak je tomu s otázkou, které náboženství je pravé.
Son olarak da yeni imparatorluk halkının dinine kadar genişletildi.În cele din urmă, s-a extins la religia populației noului Imperiu.
İslam dinine göre Cehennem'de görevli olan meleklere zebâni adları verilmiştir.Conform Coranului, Allah a creat îngerii din lumină, iar pe djinni din cenușă și foc fără fum.
Yılanlar birçok batı Afrika dininde kutsal hayvanlardır.Șerpii sunt animale sacre în religiile vest-africane, cum este Ashanti.
Şehid kavramı aşağıdaki anlamlarda kullanılabilir: Şehid, İslam dinininde Allah'ın 99 isminden biri.În cele ce urmează va fi prezentată lista celor 99 de nume ale Lui Dumnezeu, conform tradiției islamice.
Büyükbabası Johann Michael Strauss, (1720–1800) dinini değiştirerek Katolik olmuş bir Avusturyalı Yahudi'dir.Strauss avea un bunic evreu, Johann Michael Strauss (1720–1800), care s-a convertit la catolicism.
Enlil, Mezopotamya dininin en güçlü tanrısı olarak görülürdü.Enlil era cel mai puternic zeu din religia mesopotamiană.
Bu dinin bir kurucusu ya da kutsal kitabı yoktur.De asemenea, religia nordicilor nu cuprinde un text sacru sau o carte sfântă.
Böylece İslâm dininin önderliği bölünmüş oldu.În acest moment, loialitatea suporterilor s-a divizat.
İslâm dininin ilk ve en kutsal mekânı kabul edilir.Religia islamică îl considera ca primul și cel mai sfânt lăcaș de cult.
Kendisi de Zerdüşt dinine göre kilisenin başı ve bilge sayıldı.Deosebit de valoros și bogat este inventarul bisericii.
Bu inanç Şinto dininin temelini oluşturur.Aceștia sunt descendenții direcția ai fondatorului credinței.
16. yüzyılda kuzey ovalık bölgelerdeki nüfusun çoğunluğu İslam dinini benimsemiştir.La mijlocul secolului al XVI-lea majoritatea populației satului a trecut la religia unitariană.
İslam dininde ölü önce yıkanır, sonra kefen denen beyaz bir beze sarılır.Moare la Dușanbe, unde ulterior i se constriește un mausoleu.
Hilde resmi dinini reddetme noktasına geldi.A ajuns să respingă religia formală.
Deyişe kaynaklık eden anlayış, bu anlayışa sahip birçok dinin kutsal metinlerinde görülebilir.O calitate sacră este căutată în această națiune și în memoriile populare pe care le trezește.
Ben bugün elimden gelse, bizzat dövüşmeye başlar ve dinin yükseltilmesine gayret ederim.”Ha megtaláljuk ezt az erőt, felerősödhetnek az ösztöneink, segítenek a diagnosztizálásban.”
Balkanlar, üzerinde birçok millet ve dinin yaşadığı bir coğrafi bölgedir.India olyan ország, ahol számos vallást gyakorolnak az emberek és a különböző népcsoportok.
İslam dinine göre Âhiret, yedi hayatın yedinci ve sonuncusudur.Az iszlám vallás szent számai az ötös és a hetes.
Mu dininin esası, Tanrı’nın tek oluşuna ve ruhsal gelişim için tekrar tekrar doğmak inanışına dayanıyordu.A szertartás maga az isten halálát és újjászületését jelképezte."
İslam dininde çoğunluğun konu hakkındaki görüşü budur.Ez a legtöbb vallás lényege.
Ayrıca Papa'nın İslam dininde akılla Tanrı arasında bir ilişki olmadığı iddiası şiddetle eleştirildi.Emellett kinyilvánította, hogy hitbéli kérdésekben a pápa álláspontját nem lehet megkérdőjelezni.
Sanayi öncesi dininin tipik tanrısı, güneş tanrısı, İncil'deki tanrı, Tanrı Baba.Isten anyja a tipológiában – Egy asszony, öltözete a Nap.
Ülke genelinde nüfusun %79,7'si Hristiyan dinine mensuptur.19,7%-uk kereszténynek vallja magát.
Bunun nedeni dinin karakteristiki yapısı da olabilir.De talán azért is mert ez is egy fantázia lény.
İslâm dininde festival adı altında kutlamalar yapılmaz.Szökőévekben ezen a napon senki nem ünnepli a névnapját.
Kabe, İslâm dininin kutsal yapısıdır.Az Ó, áldott szent Istenem az Oltáriszentségről szóló egyházi ének.
Romalıların hayatında dinin büyük bir önemi vardı.A bosnyákok életében nagy jelentősége van a vallásnak.
Sâlih (Arapça: صالح), İslam dininde kutsal sayılan bir peygamberdir.Hiidenlehto, Ilmari: Profeetta Muhammedin haamu.
Bu madde İslam dinindeki cehennem anlayışı hakkındadır.جهنم) on islaminuskon käsitys helvetistä.
Davis, 1990'ların ortalarında İslam dinine geçti ve adını Kamaal Ibn John Fareed olarak değiştirdi.1990-luvun puolivälissä hän kääntyi Islamin uskoon ja vaihtoi nimensä Kamaal Ibn John Fareediksi.
İki dinin arasında bir yerdeyim aslında.Suomi oli kahden uskonnon välimaastossa.
Görünmez Pembe Tekboynuz (İngilizce: Invisible Pink Unicorn, IPU), satirik, parodi bir dinin tanrıçası.Invisible Pink Unicorn, IPU) on jumalauskoisia uskontoja vastaan suunnattu satiiri internetissä.
Bu dinin bir kurucusu ya da kutsal kitabı yoktur.Uskonnollisia auktoriteetteja tai pyhiä kirjoituksia ei ole.
Ülke genelinde nüfusun %82,5'i Hristiyan dinine mensuptur.Yhteensä 8,2 prosenttia maan väestöstä kuuluu ei-kristillisiin uskontoihin.
Böylece İslâm dininin önderliği bölünmüş oldu.Välit kirkon johtoon parantuivat.
Romalıların hayatında dinin büyük bir önemi vardı.Uskonto oli Rooman yhteiskunnassa tärkeässä asemassa.
Hoysala çağı, Güney Hindistan'da sanat, mimarlık ve dinin gelişimi açısından önemli bir dönemdir.Hoysalan valtakausi oli tärkeää aikaa kuvataiteiden, arkkitehtuurin ja uskonnon kehittymiselle Etelä-Intiassa.
Budizm dinine bağlıdır.Buddhalaisuus Uskonnot Suomessa.
Allah'a ve İslam dinine inanıyorum.Herran kansa ry Uskonnot Suomessa.
Roma İmparatorluğu'nda devlet dininin figürleri, Hristiyanlığa geçişle yok edilmiştir.Rooman keisarikunnan valtionuskonnon polyteistiset kuvat tuhottiin kristinuskoon kääntymisen kuluessa.
Hristiyanlığın Mormon mezhebi, Mormon dininin kurucusu Joseph Smith'i peygamber kabul etmektedir.Reformimormonismi pitää Joseph Smithiä Jumalan profeettana.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.He molemmat ovat sitoutuneita kristittyjä.
Uçan Spagetti Canavarı bu dinin tanrısıdır.Lentävän spagettihirviön uskonnosta (englanniksi Flying Spaghetti Monsterism) on tullut internet-ilmiö.
Örfi hukuk ise İslam dininin esasları üzerine kuruluydu.Riitatapaukset kuitenkin ratkaistiin islamin lakien mukaan.
Dinin ve devletin damarı kesildi.Kirkon ja valtion ero on toteutettava täysin.
Mani dininden olanları da vardı.Πριμικήριοι λέγονταν και οι μάντεις.
Hindistan nüfus sayımlarında bu dinin takipçilerinin büyük çoğunluğu kendilerini Hindu olarak tanıtmıştır.Στις απογραφές της Ινδίας, ωστόσο, η πλειοψηφία των οπαδών της δηλώνει ως θρήσκευμα τον ινδουισμό.