Eğer bunu yapmak için herkesi cesaretlendirebilecek tek bir şey varsa, politikacıları, dini liderleri ve bizi,Jeśli miałbym wszystkich zachęcić do czegoś,
Eğer bunu yapmak için herkesi cesaretlendirebilecek tek bir şey varsa, politikacıları, dini liderleri ve bizi,우리 모두가, 정치인들, 종교지도자들, 그리고 우리들이 하도록 제가 고무시킬 수 있는 한가지가 있다면,
Eğer bunu yapmak için herkesi cesaretlendirebilecek tek bir şey varsa, politikacıları, dini liderleri ve bizi,S'il y a une chose que je peux encourager tout le monde à faire,
Eğer bunu yapmak için herkesi cesaretlendirebilecek tek bir şey varsa, politikacıları, dini liderleri ve bizi,Wenn es etwas gibt, wozu ich jeden Menschen ermutigen kann,
Eğer bunu yapmak için herkesi cesaretlendirebilecek tek bir şey varsa, politikacıları, dini liderleri ve bizi,ואם יש דבר אחד שאני יכול לעודד את כולם לעשות, פוליטיקאים, מנהיגים דתיים וכולנו,
Eğer bunu yapmak için herkesi cesaretlendirebilecek tek bir şey varsa, politikacıları, dini liderleri ve bizi,إذا كان هناك شيء واحد يمكن أن أشجع الجميع على القيام به ، السياسية، و زعماء الدين، وبيننا،
Eğer bunu yapmak için herkesi cesaretlendirebilecek tek bir şey varsa, politikacıları, dini liderleri ve bizi,政治家や宗教指導者 そして皆さんにお勧めするのは 道徳的な想像力の拡大です
Kriz zamanında yaptıkları şey, geleneklerine, inançlarına ve dini liderlerine dönmekti.En temps de crise, elles revenaient à leurs traditions, à leur foi, et à leurs chefs religieux.
Kriz zamanında yaptıkları şey, geleneklerine, inançlarına ve dini liderlerine dönmekti.În acele vremuri de criză, oamenii s-au întors la tradiții, la credință și la liderii lor religioși.
Kriz zamanında yaptıkları şey, geleneklerine, inançlarına ve dini liderlerine dönmekti.In Krisenzeiten kehrten sie zurück zu ihren Traditionen, ihrem Glauben und ihren Religionsführern.
Kriz zamanında yaptıkları şey, geleneklerine, inançlarına ve dini liderlerine dönmekti.Quindi in un momento di crisi, sono ritornati alle loro tradizioni, alla loro fede, e ai loro capi religiosi.
Kriz zamanında yaptıkları şey, geleneklerine, inançlarına ve dini liderlerine dönmekti.W tym kryzysowym momencie zwrócili się do swoich tradycji i wiary i do swoich przywódców religijnych.
Kriz zamanında yaptıkları şey, geleneklerine, inançlarına ve dini liderlerine dönmekti.И в это кризисное время они вернулись к своим традициям, вере и религиозным лидерам.
Kriz zamanında yaptıkları şey, geleneklerine, inançlarına ve dini liderlerine dönmekti.מה שהן עשו בזמן משבר, היה חזרה למסורות, לאמונה שלהן, ולמנהיגי הדת שלהן.
Malcolm dini lideri olan Elijah Mohammad'e kendini teslim etmişti ve bunun haricindeki herşeye gözleri kördü.말 콤은 엘리야 무하마드에 자신을 제출 했다 그의 영적 지도자로 하 고 결코 다른 것을 볼 려 합니다.
Şimdi size bir din veya dini lider tarafından adlandırılmayan bir teorem daha vereceğim.Agora eu vou te dar outro teorema que não é nomeado depois da cabeça da religião ou do fundador da religião.
Şimdi size bir din veya dini lider tarafından adlandırılmayan bir teorem daha vereceğim.이제 저는 하나의 정리를 가르쳐 줄 건데 이 정리는 (피타고라스의 정리처럼) 종교의 창시자의 이름을 따 이름 붙여진 정리가 아닙니다
Şimdi size bir din veya dini lider tarafından adlandırılmayan bir teorem daha vereceğim.Por tanto tenemos un ángulo de 90 grados y dos de 45.
Şimdi size bir din veya dini lider tarafından adlandırılmayan bir teorem daha vereceğim.Teraz vás oboznámim s ďalšou vetou, ktorá nie je nazvaná podľa žiadneho zakladateľa náboženstva.
Şimdi size bir din veya dini lider tarafından adlandırılmayan bir teorem daha vereceğim.Сега ще Ви дам друга теорема, която не е кръстена на никого, нито на основател на религия.
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler. 2.Para pemimpin politik dan agama mereka terus menerus mempropagandakan "kehancuran Israel" 2.
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler.2.イスラエルは何十年にもわたり「YES」を言い続け、それをヨルダンとエジプトとの和平条約の締結によって証明しました。
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler.Politische und religiöse Anführer propagieren unaufhörlich die Zerstörung Israels.
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler.Politiska och religiösa ledare upprepar hela tiden Israels förintelse. 2.
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler.Правильно считать эту территорию "спорной".
Siyasi ve dini liderler devamlı surette İsrail'in yokedilmesini teşvik ederler.زعماء سياسه ودين يروجون باستمرار لتدمير اسرائيل
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Chodzi mi o to, że przywódcy duchowi są jakby częścią procesu inspiracji.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Ich meine, religiöse Führer sind sozusagen im Inspirationsgeschäft.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Ik bedoel, religieuze leiders zitten in de inspiratiebusiness.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Je veux dire par là que l'inspiration est l'affaire des chefs religieux.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.제 말은 종교 지도자들이 일종의 영감 비즈니스에 속해 있다는 것입니다.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Náboženští lídři vlastně pracují v oblasti inspirace.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Quiero decir que los líderes religiosos están en el negocio de la inspiración.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Úgy értem, hogy a vallási vezetők jól értenek az úgynevezett ösztönzési bizniszhez.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Voglio dire che i capi religiosi sono un po' nel business dell'ispirazione.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Vreau sa spun ca liderii religiosi fac afaceri cu inspiratia.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Ведь религиозные лидеры специализируются в области вдохновения.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.Искам да кажа, религиозните лидери са един вид във вдъхновителния бизнес.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.אני מתכוון לכך שמנהיגים דתיים הם במקצוע של יצירת השראה.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.أعني أن علماء الدين هم نوع من الإلهام في الأعمال التجارية.
Yani dini liderler, esinlenme vazifesi içindeler.現在最大の呼び水となっています