dingin ile cümle
dingin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Nasıl Delirdim?'de agresiftim, şimdi daha dingin ve huzurluyum.I was aggressive in Nasıl Delirdim?, and now I'm more calm and peaceful.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.This is the sign of allegiance and of loyalty to serve the master.
Bu belirgin paradoks dinginlik potansiyelinin kökeninin incelenmesiyle çözülebildi.This apparent paradox is resolved by examination of the origin of that resting potential.
İyon kanallarının açılıp kapanması, dingin potansiyel durumundan çıkılmasına sebep olabilir.The opening and closing of ion channels can induce a departure from the resting potential.
Bu tropik dingin ülkede karısı ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Pendel terzilik yapmaktadır.She finds refuge in a country home where a couple and two small children live.
Kendi içinde gittikçe daha dinginleştikçe, panik durumu daha az olur.You see? As you become more and more still inside, the panic is less frequent.
Sol taraftaki komşu odada acı bir dinginlik indi.In the neighbouring room on the left a painful stillness descended.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.The mother and sister talked guardedly to each other in the stillness.
Sonra bir an bekledi ve dinginlik dinledi.Then she waited a moment and listened at the stillness.
"Bu, daha iyidir," John Clay Dingin söyledi."That is better," said John Clay serenely.
Eğer mutlak sessizliği sağlayamazsanız, dinginliği deneyin, bu da kesinlikle yeterli olur.If you can't get absolute silence, go for quiet, that's absolutely fine.
Şimdi, eğer açık denize bakarsanız, güzel, ayna gibi dingin bir okyanus olabilir.Now, if you look at the high sea, there might be beautiful, calm ocean, like a mirror.
Heykelde ağırbaşlılık ve bir dinginlik vadır.And it feels very distant in that way.
Bir huzur, bir dinginlik...The peace, the stillness...
Zihniniz dinginleşinceye, nefesin yumuşak ritmiyle sakinleşinceye kadar bunu yapmaya devam edin.Continue to do this until your mind begins to settle or rest in a gentle rhythm of your breathing.
Dingin ol.Be steady.
Fizyolojik olarak sizi dinginleştirir. Psikolojik olarak da oldukça güçlü etkileri vardır.Psychologically sound affects you powerfully as well.
Ve dingin olduğu zaman geceye,And the night when dark and still,
Ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun.From it He created its mate, so that he might reside with her.
Dinginlikcertain weather condition, probability percentageCalm
Hutovo Blato'nun dinginliği onu sakin bir kaçış yeri yapıyor.The stillness of Hutovo Blato makes it a tranquil getaway.
Dingin potansiyelResting potential
Hücre zarı dingin potansiyeldeyken kendi yoğunluklarına sadık kalırlar.)They remain close to their respective concentrations when then membrane is at resting potential.)
Bu belirgin paradoks dinginlik potansiyelinin kökeninin incelenmesiyle çözülebildi.This apparent paradox is resolved by examination of the origin of that resting potential.
Sodyum çok büyük bir itici kuvvete sahiptir ama neredeyse hiç dinginlik geçirgenliği yoktur.Sodium has a huge driving force but almost no resting permeability.
İyon kanallarının açılıp kapanması, dingin potansiyel durumundan çıkılmasına sebep olabilir.The opening and closing of ion channels can induce a departure from the resting potential.
Görelilik ilkesinde Mutlak dinginlik (hareketsizlik) yoktur.Es wirkt nicht dämpfend (sedierend).
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Er sei ein Ausbund von Treue, prahlt er und preist seine eheliche Treue in den höchsten Tönen.
Fırtına yavaş yavaş dinginleşti.La tempête s'est peu à peu calmée.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Ces vassaux devaient prêter foi et hommage au seigneur.
Haz, basitçe acı veren şeylerden kaçıp dinginliğe ulaşmak anlamına gelir.Fer aigre - Fer qui se rompt aisément à froid.
Olabildiğince dingin ve basit” şeklinde özetledi.Tutto rientra in una maniera frivola e della più facile genericità."
Bu evdeki sessizlik ve huzur ruhuma dinginlik veriyor.Тишина этого дома меня очень успокаивает.
Uyumakta olan Tom'un belli belirsiz nefes alışverişleri beni dinginleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Görelilik ilkesinde Mutlak dinginlik (hareketsizlik) yoktur.Стоянка не предусмотрена (повесть).
Müzikler, filmin ruhuyla buluşurken, görüntüler de alabildiğine dingin.Als je naar de film kijkt, krijg je het vanzelf koud.
Olabildiğince dingin ve basit” şeklinde özetledi.Het betekent "op een zo gemakkelijke en fijngevoelige wijze".
Görelilik ilkesinde Mutlak dinginlik (hareketsizlik) yoktur.Nie zalicza się więc do nich nieprzyswajalny błonnik.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Тоді вона розщедриться і подарує господарям щастя.
Olabildiğince dingin ve basit” şeklinde özetledi.Написана надзвичайно легким і привабливим стилем».
Erken Rönesans döneminin dingin klasik tarzında eser vermiştir.Blížila se ke stylu raného klasicismu.
Onun için en büyük haz, ruh dinginliğidir.Cel mai mare afluent al lui fiind Zelemdja.
Amerika'da 1930'ların karanlık dinginliği yaşanmaktadır.1930-luku oli Yhdysvalloissa synkkää aikaa.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Mungkin saja ia khawatir, menjadi resah dan mencurah penuh kasih sayang kepada pembelanya.
Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.Nó xua đuổi bất hạnh và đem lại hạnh phúc cho chủ nhân.
Amerika'da 1930'ların karanlık dinginliği yaşanmaktadır.大恐慌に喘ぐ1930年代のアメリカ南部。
Amerika'da 1930'ların karanlık dinginliği yaşanmaktadır.美國在1930年代發生經濟大蕭條。
Onun için en büyük haz, ruh dinginliğidir.志锐所期,道尊是辅。
Olabildiğince dingin ve basit” şeklinde özetledi.온화하고 순한 성격으로 주로 "스님 같다.
Dinginlikle hiçliğe ulaştığında da, hareketle bunu yitirdiğinde de henüz Yol'a varmış olmazsın.Ak cítite že ste zranený, nemá zmysel pokračovať v behu.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.Äiti ja sisko puhui varovaisesti toisiinsa hiljaisuudessa.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.A mãe ea irmã falou cautelosamente uns aos outros no silêncio.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.Az anya és testvére beszélt óvatosan egymással a csendben.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.De moeder en zus praatte behoedzaam met elkaar in de stilte.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.Die Mutter und die Schwester sprach vorsichtig einander in die Stille.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.Ibu dan adik berbicara waspada satu sama lain dalam kesunyian.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.어머니와 동생은 정적 서로 감시되어있게 했어요.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.La madre e la sorella parlato cautamente gli uni agli altri nel silenzio.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.La madre y su hermana habló cautelosamente el uno al otro en el silencio.
Annesi ve kız kardeşi, dinginlik birbirine tetikte konuştuk.La mère et la sœur parlait prudemment les uns aux autres dans le silence.