‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.فجاء اصحاب الساعة الحادية عشرة واخذوا دينارا دينارا.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.約 在 酉 初 雇 的 人 來 了 、 各 人 得 了 一 錢 銀 子
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.約 在 酉初雇 的 人 來 了 、 各人 得了 一 錢 銀子
Sudan DinarıDinaro sudanese
Sudan DinarıDinar soudanais
Sudan DinarıDinar sudanés
Sudan DinarıDinar Sudanês
Sudan DinarıDinar sudanés (SDD)
Sudan DinarıDinar sudanez
Sudan DinarıDinar sudański
Sudan DinarıSoedanese Dinar
Sudan DinarıSoudan, Dinar
Sudan DinarıSudanesischer Dinar
Sudan Dinarısudanesiska dinar
Sudan Dinarısudanesisk dinar
Sudan DinarıSudanin dinaari
Sudan DinarıSudansk dinar
Sudan Dinarısudanski dinar
Sudan DinarıSúdánský dinár
Sudan DinarıSudansky dolar
Sudan DinarıSudánsky dolar
Sudan DinarıSzudáni dínár
Sudan DinarıΔηνάριο Σουδάν
Sudan DinarıСудански динар
Sudan DinarıСуданский динар
Sudan DinarıСуданський динар
Sudan Dinarıדינר סודני
Sudan Dinarıدينار سوداني
Sudan Dinarıスーダン・ディナール
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Certo credor tinha dois devedores; um lhe devia quinhentos denários, e outro cinquenta.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.--Cierto acreedor tenía dos deudores: Uno le debía quinientos denarios, y el otro, cincuenta
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Egy hitelezõnek két adósa vala: az egyik adós vala ötszáz pénzzel, a másik pedig ötvennel.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.En som lånte ut penger, hadde to skyldnere; den ene skyldte ham fem hundre penninger, og den andre femti;
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Es hatte ein Gläubiger zwei Schuldner. Einer war schuldig fünfhundert Groschen, der andere fünfzig.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu."Iemand gaf twee mannen geld te leen, de één 500 zilverstukken en de ander vijftig.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.I řekl Ježíš: Dva dlužníky měl jeden věřitel. Jeden dlužen byl pět set peněz, a druhý padesát.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Istý veriteľ mal dvoch dlžníkov. Jeden bol dlžen päťsto denárov, druhý päťdesiat.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.가라사대 빚 주는 사람에게 빚진 자가 둘이 있어 하나는 오백 데나리온을 졌고 하나는 오십 데나리온을 졌는데
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu."Lainanantajalla oli kaksi velallista; toinen oli velkaa viisisataa denaria, toinen viisikymmentä.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Miał niektóry lichwiarz dwóch dłużników; jeden dłużen był pięćset groszy, a drugi pięćdziesiąt.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Một chủ nợ có hai người mắc nợ: một người mắc năm trăm đơ-ni-ê, một người mắc năm chục.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Một chủ_nợ có hai người mắc nợ : một người mắc năm_trăm đơ - ni - ê , một người mắc năm_chục .
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Neki upnik ima dva dolžnika; eden mu je dolžen petsto denarjev, a drugi petdeset.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.,,Un cămătar avea doi datornici: unul îi era dator cu cinci sute de lei, iar celălalt cu cinzeci.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Un créancier avait deux débiteurs: l`un devait cinq cents deniers, et l`autre cinquante.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.«Un creditore aveva due debitori: l'uno gli doveva cinquecento denari, l'altro cinquanta
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Ειχε τις δανειστας δυο χρεωφειλετας ο εις εχρεωστει δηναρια πεντακοσια, ο δε αλλος πεντηκοντα.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Два довжники були в одного вірителя: один завинив пятьсот денариїв, другий же пятьдесять.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Иисус сказал: у одного заимодавца было два должника: один должен был пятьсот динариев, а другой пятьдесят,
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Някой си заемодавец имаше двама длъжника; единият дължеше петстотин динара, а другият — петдесет.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.שני חיבים היו לנשה אחד האחד חיב לו דינרים חמש מאות והשני דינרים חמשים׃
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.كان لمداين مديونان. على الواحد خمس مئة دينار وعلى الآخر خمسون.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.耶 穌 說 、 一 個 債 主 、 有 兩 個 人 欠 他 的 債 . 一 個 欠 五 十 兩 銀 子 、 一 個 欠 五 兩 銀 子
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.耶穌說 、 一 個 債主 、 有兩個人 欠 他 的 債.一 個 欠 五十兩 銀子 、 一 個 欠 五兩 銀子
Tunus DinarıDinaro tunisino
Tunus DinarıDinar tunecino
Tunus DinarıDinar tunecino (TND)
Tunus DinarıDinar tunezyjski
Tunus DinarıDinar tunisian
Tunus DinarıDinar tunisien