Ana içeriğe geç
Sözlük

dinar ile cümle

dinar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Libya DinarıЛивийский динар
Libya DinarıЛіванський динар
Lübnan DinarıDinar da Líbia
Lübnan DinarıDinar libijski
Lübnan DinarıDinar libio
Lübnan DinarıDinar Libyen
Lübnan DinarıDinaro libico
Lübnan DinarıLíbiai dínár
Lübnan Dinarılibijski dinar
Lübnan DinarıLíbijsky dinar
Lübnan DinarıLibische Dinar
Lübnan DinarıLibyscher Dinar
Lübnan DinarıLibysk dinar
Lübnan Dinarılibysk dinar
Lübnan DinarıLybian Dinar
Lübnan DinarıLýbijský dolar
Lübnan DinarıΔηνάριο Λιβύης
Lübnan DinarıЛибийски динар
Lübnan DinarıЛивийский динар
Lübnan DinarıЛівійський динар
Lübnan Dinarıדינר לובי
Lübnan Dinarıدينار ليبي
Lübnan Dinarıリビア・ディナール
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ale on znajúc ich pokrytstvo povedal im: Čo ma pokúšate? Doneste mi denár, aby som videl.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››A on poznawszy obłudę ich, rzekł im: Czemuż mię kusicie? Przynieście mi grosz, abym go oglądał.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››우리가 바치리이까 말리이까한대 예수께서 그 외식함을 아시고 이르시되 어찌하여 나를 시험하느냐 데나리온 하나를 가져다가 내게 보이라 하시니
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ma egli, conoscendo la loro ipocrisia, disse: «Perché mi tentate? Portatemi un denaro perché io lo veda»
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››On pa, ker je spoznal njih hinavstvo, jim reče: Kaj me izkušate? Prinesite mi denar, da pogledam.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››On pak znaje pokrytství jejich, řekl jim: Co mne pokoušíte? Přineste mi peníz, ať pohledím.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Ο δε γνωρισας την υποκρισιν αυτων, ειπε προς αυτους τι με πειραζετε; φερετε μοι δηναριον δια να ιδω.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Він же, знаючи їх лицемірство, рече їм: Що мене спокутуєте? Принесіть менї денария, щоб я бачив.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››Но Он, зная их лицемерие, сказал им: что искушаете Меня? принесите Мне динарий, чтобы Мне видеть его.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››והוא ידע את חנפתם ויאמר אליהם מה תנסוני הביאו אלי דינר ואראה׃
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››فعلم رياءهم وقال لهم لماذا تجربونني. ايتوني بدينار لانظره.
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››我 們 該 納 不 該 納 。 耶 穌 知 道 他 們 的 假 意 、 就 對 他 們 說 、 你 們 為 甚 麼 試 探 我 . 拿 一 個 銀 錢 來 給 我 看
Onların ikiyüzlülüğünü bilen İsa şöyle dedi: ‹‹Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayım.››我 們該納 不 該納 。 耶穌 知道 他 們 的 假意 、 就 對 他 們說 、 你 們為 甚 麼試 探我.拿一 個銀錢來給 我看
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.A gdy przyszli oni, którzy o jedenastej godzinie byli najęci, wziął każdy z nich po groszu.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.A keď prišli tí okolo jedonástej hodiny najatí, dostali po denáre.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.A přišedše ti, kteříž byli při jedenácté hodině najati, vzali jeden každý po penízi.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Cei din ceasul al unsprezecelea au venit, şi au luat fiecare cîte un leu.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Ceux de la onzième heure vinrent, et reçurent chacun un denier.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Chegando, pois, os que tinham ido cerca da hora undécima, receberam um denário cada um.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Da kamen, die um die elfte Stunde gedingt waren, und empfing ein jeglicher seinen Groschen.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Då nu de kommo fram, som voro lejda vid elfte timmen, fick var och en av dem full dagspenning.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.De mannen die om vijf uur waren aangenomen, kregen allemaal een volledig dagloon.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Entonces vinieron los que habían ido cerca de la undécima hora y recibieron cada uno un denario
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.És jövén a tizenegyórásak, fejenként tíz-tíz pénzt võnek.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.In prišedši prejmo tisti, ki so bili najeti okoli enajste ure, po denarju.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.제 십일시에 온 자들이 와서 한 데나리온씩을 받거늘
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Kun nyt tulivat ne, jotka olivat saapuneet yhdennentoista hetken vaiheilla, saivat he kukin denarin.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Những người làm công mướn từ giờ thứ mười một đến, lãnh mỗi người được một đơ-ni-ê.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Những người làm_công mướn từ giờ thứ mười_một đến , lãnh mỗi người được một đơ - ni - ê .
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Og de, som vare lejede ved den ellevte Time, kom og fik hver en Denar.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Så kom de som var leid ved den ellevte time, og de fikk hver sin penning.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Venuti quelli delle cinque del pomeriggio, ricevettero ciascuno un denaro
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.Και ελθοντες οι περι την ενδεκατην ωραν μισθωθεντες, ελαβον ανα εν δηναριον.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.И пришедшие около одиннадцатого часа получили по динарию.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.И тъй, дойдоха условените около единадесетия час, и получиха по един пеняз.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.І прийшовши ті, що коло одинайцятої години, взяли по денарию.
‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.ויבאו הנשכרים בשעת אחת עשרה ויקחו איש איש דינר אחד׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod