Ana içeriğe geç
Sözlük

dinamik ile cümle

dinamik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Spin dalgaları ve spin dinamikleri inceleyen için standart bir araçtır.É uma ferramenta padrão para sondar as ondas de spin e a dinâmica de spin.
BT pazarı Rus ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biridir.O mercado de TI é um dos setores mais dinâmicos da economia russa.
Bu ülkeler nüfusları, dinamik ve istikrarlı ekonomileri ile geleceğin yıldız ekonomileri olarak görülmektedir.Compreende as organizações, enquanto sistemas abertos e dinâmicos no ambiente.
Eğer bu sabit bir dinamik alana terfi ederse, sonuç dilaton olur.Se "promover-mos" essa constante a um campo dinâmico, o que teríamos seria o dilaton.
Kinematik dinamo kuramında, hız, dinamik bir değişken olmaktan öte, kurallarla belirlenmiştir.Na teoria cinemática do dínamo, o campo velocidade é prescrito, em vez de ser uma variável dinâmica.
Kullanılan yöntemler statik ve dinamik durumları kapsar.Portanto, condições de demanda são importantes para gerar impulso estático e dinâmico.
Basınç çoğunlukla, hidrostatik basınç ve merkezcil potansiyel olmayan, dinamik basınçtır.Frequentemente a pressão é a pressão dinâmica, com a pressão hidrostática e o potencial centrípeto removidos.
Oysa bu iki dünyanın işleyişi, dinamikleri çok farklıdır.O encontro desses dois mundos é bastante engraçado.
Dinamik yönlendirme olarak adlandırılır.Isso é chamado de dinâmica.
Halkbilim dinamik bir iletişim sürecidir.Jornalismo cidadão é uma forma eficiente de sousveillance.
Yüksek dinamik erimli (HDR) kamera ve ekranlar piyasaya sürülmektedir.Na câmera está sendo oferecida a automação da fotografia de alta gama dinâmica (HDR).
İskandinav kültürünün temel dinamiklerindendir.Os Viquingues: origens da cultura escandinava.
CodeIgniter, PHP ile dinamik uygulamalar geliştirmek için geliştirilmiş bir web uygulama iskeletidir.O CodeIgniter é um framework de desenvolvimento de aplicações em PHP.
Dinamik yaşı 104 yıldır.Gerety werd 104 jaar oud.
Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler.Daar stichtte ze hun eigen dynastie.
Turizm ülkenin en dinamik ve hızlı büyüyen sektörüdür.Toerisme is een van de meest dynamische en snelst ontwikkelende sectoren in Turkije.
Ordu sürekli yenilenen ve dinamik bir güçtü.Het verzet werd weer een actieve en dynamische organisatie.
Dinamikler ayrıca Hilbert uzayı üzerinde doğrusal işlemciler ile tanıtılabilir.Oneindige matrices kunnen ook worden gebruikt om operatoren op Hilbert-ruimten te beschrijven.
Kullanılan yöntemler statik ve dinamik durumları kapsar.Daarvoor kunnen statische en dynamische technieken gebruikt worden.
İstenilen öldürme miktarı, takımdaki oyuncu sayısına göre dinamik olarak değişir.De afloop van deze overval varieert nogal, afhankelijk van de uitrusting van de spelers.
Görsel sahneler dinamik veya statik olabilir.Houdingen kunnen statisch zijn en dynamisch zijn.
Sınıflandırma bu boyutlara lineer veya statik olarak değil, etkileşimsel ve dinamik olarak bakar.Educatie was en is niet statisch of monolithisch, maar is gediversifieerd en dynamisch.
Gelmiş geçmiş en dinamik Volvo olan S60'ı tanıyın".De Volvo S60 zou volgens Volvo de "sportiefste Volvo ooit" worden.
Aracın dinamik tasarımını yapan Steve Randle, süspansiyon sisteminin tasarımından da sorumluydu.De auto is ontworpen door Peter Stevens, die ook verantwoordelijk was voor de restyling van de Lotus Esprit.
Oysa bu iki dünyanın işleyişi, dinamikleri çok farklıdır.De werkingsmechanismen van deze beide families antidepressiva zijn zeer vergelijkbaar.
Turizm ülkenin en dinamik ve hızlı büyüyen sektörüdür.Turystyka jest najbardziej dynamicznie rozwijającym się segmentem gospodarki.
Smith-Waterman algoritması da dinamik programlamaya dayalı bir lokal hizalama yöntemidir.Algorytm Smitha-Watermana jest ogólną techniką dopasowania lokalnego, opartą na programowaniu dynamicznym.
Oysa bu iki dünyanın işleyişi, dinamikleri çok farklıdır.Oba dzieła choć podobne, różnią się dynamiką.
Dinamik yönlendirme olarak adlandırılır.Nazywane jest to równowagą dynamiczną.
Bu dinamik bir durumdur.Ustala się stan równowagi dynamicznej.
Hareketli ve dinamik bir dans şarkısıdır.Piosenka jest energiczna i dynamiczna.
Çalışma toplum bilimi, toplum biliminin en dinamik alt disiplinlerinden biridir.Politologia religii – jedna z najmłodszych dyscyplin nauk politycznych.
Kullanıcılara Web için dinamik belgeler oluşturmasına izin verildi.Administratorzy otrzymali narzędzia do sieciowej instalacji pakietu.
C++ dilindeki std::vector dinamik dizi impelementasyonu sağlar.C++ używa std::vector<std::string>.
Dinamik yaşı 104 yıldır.Średni wiek wynosił 25,4 lat.
Kullanılan yöntemler statik ve dinamik durumları kapsar.De använda metoderna täcker både statiska och dynamiska situationer.
Dinamik Yüksek Basınç Termik Yüksek BasınçKlenspänning Lågspänning Högspänning Nätspänning
Köln ve çevresi, Avrupa'nın önde gelen dinamik sanayi bölgelerinden biridir.Wien och dess omgivning är ett av de viktigaste industriområdena i Österrike.
Dinamik yaşı 104 yıldır.Högsta konstaterade ålder är 104 år.
Görsel sahneler dinamik veya statik olabilir.Laster kan vara statiska eller dynamiska.
Bu ormanlar dinamik yapısına uygun bir işletmecilikle devam ettirilebilir.Gårdsfasad må behandlas på ett arkitektonisk tillfredsställande sätt.
En belirgin özelliği diziler için dinamik olarak yer ayrımının yapılabilmesidir.Fältets existens kan troligen förklaras med dynamoteori.
Bu dinamik bir durumdur.И було б динамічно.
Kinematik ve Dinamik – Yıldızların ve kümelerin hareketi.Кінематика та динаміка зоряних систем.
Dinamik programlama hem bir matematiksel optimizasyon hem de bir bilgisayar mühendisliği yöntemidir.Динамічне програмування є водночас і методом математичної оптимізації і методом комп'ютерного програмування.
İsrail kültürü dinamik ve heterojendir.Сучасна ізраїльська культура неоднорідна і динамічно розвивається.
İki tane açıklaması vardır hareketin: dinamik ve kinematik.Існують два основних аспекти при описі законів руху: динаміка і кінематика.
1990'larda şehre dinamik gelişme getirildi.Протягом 1990-х років у місті тривала модернізація.
Aracın dinamik tasarımını yapan Steve Randle, süspansiyon sisteminin tasarımından da sorumluydu.Дизайнер Рік Діксон був відповідальним за зовнішній вигляд машини.
Görsel sahneler dinamik veya statik olabilir.Зовнішня адреса може бути як статичною, так і динамічною.
Hem statik hem de dinamik tahmin kullanılır.Підтримується статична та динамічна адресація.
"G.Saray'a genç ve dinamik bir sol bek!".«Гіркий і ніжний Тібор Дері».
Çokluk dinamik ağı Birleştirme kurallarının yanı sıra, karmaşık bir sistemin dinamik ağı önemlidir.Dynamická síť rozmanitosti Stejně tak jako pravidla párování, je důležitá dynamická síť komplexního systému.
Bu dinamik bir durumdur.Je to dynamický proces.
1990'larda şehre dinamik gelişme getirildi.Devadesátá léta znamenala dynamický vývoj do města.
Global hizalama tekniklerinden biri, dinamik programlamaya dayalı olan Needleman-Wunsch algoritmasıdır.Typickým algoritmem globálního alignmentu je Algoritmus Needleman-Wunsch.
Dinamik yönlendirme olarak adlandırılır.Tento koncept se nazývá dynamické linkování.
Aynı zamanda oyunda dinamik gece/gündüz döngüsü bulunmaktadır.Hra by měla mít i dynamický systém dne a noci.
Dinamik Yüksek Basınç Termik Yüksek BasınçTlak Napětí Hydrostatická tlaková síla
Anadolu'da yaratılan diğer bir etki de kuşkusuz ekonomik yaşamda yeni dinamiklerin ortaya çıkmasıdır.Tým musí vyřešit další anomálii, která se objeví v nákupním centru.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod