Uzanmak ve bir süre dinlenmek istiyorum.I want to lie down and rest for a while.
Onun, Mary'nin tavsiyesini dinlemesi gerekirdi.She should have followed Mary's advice.
Müzik dinlemeyi seviyorum.I love listening to music.
Onlar sahilde dinlendiler.They relaxed on the beach.
Dün gerçekten güzel bir şarkı dinliyordum.I was listening to a really beautiful song yesterday.
O emirleri dinlemekten başka seçeneğim yok.I have no choice but to follow those orders.
Pazarları dinlenir misin?Do you rest on Sundays?
Bunu dinlemeniz gerekir.You need to listen to that.
Onu hiç dinlemedim.I never listened to him.
Tom Mary'nin John'un söylediği her şeyi dikkatlice dinlemesini istedi.Tom asked Mary to listen carefully to everything John said.
Tom ebeveynlerini dinlemek istemiyor.Tom doesn't listen to his parents.
Tom'u asla dinlemedim.I never listened to Tom.
Benim dini gün sırasında bir füg besteledim ve bir narbülbülü evcilleştirdim.During my sabbatical, I composed a fugue and domesticated a robin.
Korkarım onu değiştiremeyiz. Kimse bizi dinlemiyor.I'm afraid we can't change it. Nobody listens to us.
Onun yeni şarkısını dinledin mi?Did you listen to his new song?
Onun yeni parçasını dinledin mi?Did you listen to her new song?
Güneş ışığında kafam dönmeye başladı ve dinlenmek için çim üzerinde uzandım.In the sunlight my head started to spin, and I lay down to have a rest on the grass.
Dinleniyor olman gerekiyor.You're supposed to be relaxing.
Dinlenmemiz gerekiyor.We're supposed to relax.
Tom şarkı söylemeyi severdi fakat hiç kimse onun şarkı söylemesini dinlemek istemiyordu.Tom loved to sing, but nobody wanted to listen to his singing.
Tom şarkı söylemeyi seviyordu. Fakat hiç kimse onu dinlemek istemiyordu.Tom loved singing. However, no one wanted to listen to him sing.
Artık senin feryadını dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to your whining anymore.
Seni dinlemek beni hasta ediyor.It makes me sick to listen to you.
Dün haberleri dinlemedim.I didn't listen to the news yesterday.
Seni dinleyeceğini sanmıyorum.I don't think he'll listen to you.
Pek çok dinler ölümden sonra hayat vadediyor.Very many religions promise life after death.
Budizm bir din midir yoksa bir felsefe mi?Is Buddhism a religion or a philosophy?
Dinle beni bak sana ne diyeceğim, yo.Check this out, yo.
Radyodaki haberleri dinledim.I listened to the news on the radio.
Dinleyin ve açıklayacağım.Listen and I'll explain.
Ne dinlememi istiyorsun?What do you want me to listen to?
O kesinlikle dinlemez.He just doesn't listen.
Biraz dinlenmeye çalış.Try and get some rest.
Tom kesinlikle dinlemiyor.Tom just doesn't listen.
Dinlenme zamanı.It's time to rest.
Hepiniz beni dinleyin.Listen to me, all of you.
Hiç kimse beni dinlemeyecek.No one will listen to me.
Tom'un dinleyeceğini sana düşündüren ne?What makes you think Tom will listen?
Joaquim'in dindar olduğu söylenir ama o Rab'bin duasını zorlukla biliyor.Joaquim is said to be religious, but he hardly knows the Lord's prayer.
Erkek kardeşim ambient denilen bir müzik türünü dinler.My brother listens to a music genre called ambient.
Mary'yi dinlemeliydim.I should have listened to Mary.
Beni dinleyecek tek kişi olabileceğini düşündüm.I thought you might be the only person who would listen to me.
Ne kadar dinlenmeye ihtiyacın var?How much rest do you need?
Din ve felsefe arasındaki fark nedir?What's the difference between religion and philosophy?
Lütfen dinlenin ve ağırdan alın.Please relax and take it easy.
Ben burada Brezilya'da dinliyorum.I'm listening here in Brazil.
Tom yağmuru dinleyerek yatakta uyanık yatıyordu.Tom lay awake in bed, listening to the rain.
İyi bir dinleyici ol!Be a good listener!
Şehirin dinlenmek için harika bir yeri vardır.The city has a wonderful place to take a rest.
Ulusal Kamu Radyosunu dinlemeyi severim.I like listening to NPR.
Tom çok konuşmaz fakat konuşursa herkes dinler.Tom doesn't speak much, but when he does, everybody listens.
O onun yanına oturdu ve sessizce dinledi.She sat down next to him and listened quietly.
Biraz dinlenme bizi çok iyi yapardı.A little rest would do us a lot of good.
Biraz dinlenmek istiyor musun?Do you want to rest for a bit?
Odaklanmanı ve beni dinlemeni istiyorum.I need you to focus and listen to me.
Radyo dinleyerek çok zaman harcarım.I spend a lot of time listening to the radio.
Tom'un tavsiyesini dinlemeni istiyorum.I want you to listen to Tom's advice.
Bir süre dinlenmek ve ağırdan almak istiyorum.I'd like to relax and take it easy for a while.
Burada oturmayacağım ve bütün gün şikâyet etmeni dinlemeyeceğim.I'm not going to sit here and listen to you complaining all day.
Doktor dinlenmeni istediğini söyledi.The doctor said he wants you to rest.