Önerme filozoflar, bilim insanları, din adamları ve yaratılışçılar arasında tartışılabilmektedir.A proposição é discutida entre filósofos, cientistas, teólogos, defensores e detratores do criacionismo.
Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu.De overlevenden werden als slaven verkocht.
Bazılarının büyük bir üne kavuştuğu bu din adamları bölgeye birçok insanin gelmesine neden oldular.(3) Procesje ludzi z daleka przychodzących tu widziano od wielu tędy przychodzących.
Din adamlarına “lama” adını verirler.De kallar Lear för en gammal narr.
Kiliseler, din adamları ve cemaatler de sıklıkla demiryolu faaliyetlerinde rol almaktaydılar.Politiker, affärsmän med fler gjorde ofta upp affärer där.
Zamanının en önde gelen din adamlarındandır ve aynı zamanda önemli bir filozoftur.Vishetslitteraturen är en av de äldsta genrerna, och en viktig föregångare till filosofin.
Sovyetler Birliği zamanında Ortodoks din adamları buraya gömülürdü.В радянський період церкву зруйнували войовничі атеїсти.
Din adamlarının sözü geçer.Слухай голосу вірних синів!
Yargıç, din adamlarına "Ben İsa'nın kanını almam!Вона брала участь у каманії «Nie wstydzę się Jezusa!»
Din adamlarını kilisenin kendi organları atar.Господь сам покриває потреби церкви.
1430'lu yılların sonunda Trabzon Metropoliti, Basel Konsili'ne Bizans din adamları ile beraber katılmıştır.Наприкінці XIX століття Бербеки разом з Соколею належали графу Станіславові Бадені.
Din adamlarına "kam" deniyordu.Товариші з команди називали його «Timo».
Adaya Bizans İmparatorluğu döneminde din adamları ve imparatorların sürgüne gönderildiği rivayet edilmektedir.Подейкують, що духовенство та імператори були заслані на острів за часів Візантійської імперії.
Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu.Ostatní zajatci byli prodání jako otroci.
Tarikatlar, halktan ve bazen de din adamlarından oluşur.Sunt doar expresii ale artistului și, ocazional, ale voastre...
Bunu yaparken, Nikon din adamları ve bir konsey toplamadan olmadan hareket etti.În acest sens, Nikon a acționat fără o consultare adecvată a clerului și fără convocarea unui conciliu.
1996'dan 2006'ya kadar din adamlarının cemaatinin öndeydi.A zenekar közvetlen elődjének az 1996-tól 1999-ig működő Inferno számít.
Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu.Εμείς μεν να θανατωνόμαστε τα παιδιά μας να πουλούνται ως δούλοι".
Din adamları Hristiyan dininin kurallarına göre insanların yaşamını yönlendiriyorlardı.Samtidig mente de at kristendommen skulle fungere som menneskenes rettesnor.
Sovyetler Birliği zamanında Ortodoks din adamları buraya gömülürdü.I sovjettiden ble det avlet apekatter her.
General Hanke bunun üzerine General Niehoff'a, bir daha din adamlarınla görüşme yapmamasını emretti.Hanke memerintahkan Niehoff untuk tidak lagi berurusan dengan para pendeta.
Tarikatlar, halktan ve bazen de din adamlarından oluşur.Dimaksudkan untuk menampilkan, personalitas, dan juga kadang perasaan seseorang.
Müslüman din adamları Arap alfabesini empoze etmeye çalıştılar.Muslim juga percaya bahwa Al-Qur'an hanya berbahasa Arab.
Humeyni ve din adamları ile ihtilafa düştü.Maka Penghulu Demak dan Menteri Demak serta segala kaumnya sama dipersalin.
Her şeye din adamları karar verir.Para Dewa yang menentukan nasib setiap orang.
Ah k'in may ya da ahau kan mai: Din adamlarının başı.Rukmito Hendraningrat (almarhum) Ketua I May.
Katoliklerde kendini kiliseye adayan bazı din adamları "bakirlik/bekaret yemini" ederler.Para pribadi homoseksual, menurut Gereja, "dipanggil untuk hidup dalam kemurnian".
Milli Mücadelede Din AdamlarıPeraih medali | Urutan negara
Bunun dışında 1627'de din adamlarının kullanması için Almanca yazılan bir Estonca dilbilgisi kitabı basıldı.Sách ngữ pháp của Estonia được các linh mục sử dụng đã được in bằng tiếng Đức năm 1637.
Din adamlarının sözü geçer.Hiệp sĩ của Đức tin sẽ nói.
Ertesi gün din adamlarında bir üst komutan olan General Hanke'ye aynı isteği iletti.こうした理由により、私は偉大なるハンニバル将軍と同じ自殺を選ぶこととした。
Bunun karşılığında, dinî kurumların giderleri ve din adamlarının ücretleri ödenir.債権者に対してまたは債権者の利益のためになされたこと。
Trakya ve diğer yüksek rütbeli din adamları da planlanan ayaklanmaya destek veriyordu.因此商會和其他保守團體非常熱烈的支持這項計劃。
Bunlar hâkimler, din adamları ve öğretim üyeleridir.השאר נוצרים, אנימיסטים או בעלי אמונות מקומיות.
Kardinal olacak din adamları mevcut Papa tarafından aday gösterilirler.Той отказва титлата кардинал, предложена му от папата.
Petrie, "din adamlarının nasıl hoşuna gitmez?" dedi.Както Адриа обича да казва," идеалният клиент не идва в elBulli (
Milli Mücadelede Din AdamlarıПаметна битка на народите.
MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARI I (İÇİNDEKİLER)Kr.) koje prikazuju ratnike u borbenim pozama.
MİLLİ MÜCADELEDE DİN ADAMLARI I (İÇİNDEKİLER)Tej, čo bojuje v prvej línii).
Bu din adamları İncil’i hadislere göre mantık çerçevesinde yorumladılar.Veriaci v nich čítajú Bibliu, a prijímajú pod oboma spôsobmi.
Daha sonra kendi köyüne dönüyor ve diğer din adamlarıyla birlikte camide kur'an dersi vermeye başlar.Keď sa vráti domov, zakladá spolu s ostatnými maďarskú skupinu CIAM.
Önerme filozoflar, bilim insanları, din adamları ve yaratılışçılar arasında tartışılabilmektedir.O tezi se razpravlja med filozofi, znanstveniki, teologi in zagovorniki kreacionizma.
Din adamlarının hiçbir ödeme beklemeden kiliselerine dönüp hizmet etmelerini istemiştir.Zopet drugi so zahtevali vrnitev v Cerkev brez vsake pokore.
Milli Mücadelede Din AdamlarıPokario Suvalkijos žemės žmonės
Eşleri ve dostları aracılığıyla pek çok spiritualist ve din adamlarıyla bir araya geldi.Per savo vyrą susipažino su įvairiais anarchistais ir komunistais.
Sovyetler Birliği zamanında Ortodoks din adamları buraya gömülürdü.Nõukogude okupatsiooniperioodil asus külas Orava sovhoosi keskus.
Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu.Sõjavangid müüdi orjadeks.
Antik çağlarda Kudüs'te bir tapınakta; din adamlarınınEt ils disaient que dans l'ancien temps dans le temple de Jérusalem,
Antik çağlarda Kudüs'te bir tapınakta; din adamlarının그 내용은 고대 예루살렘 회당에서는
Antik çağlarda Kudüs'te bir tapınakta; din adamlarınınוהם אמרו שבזמנים עברו בבית המקדש בירושלים,
Antik çağlarda Kudüs'te bir tapınakta; din adamlarınınويقال فيه انه في قديم الزمان في معبد في القدس
Antik çağlarda Kudüs'te bir tapınakta; din adamlarının寺院にある特別なテーブルに
Boroshbayev uygulamanın yerel topluluk ve din adamları tarafından karşılandığını söyledi.Boroshbayev elmondása szerint az esemény árát a helyi közösség vezetői és a papok állták.
Cevap çok açık -- Politikacılar ve din adamları.E la risposta è alquanto ovvia: i religiosi e i politici.
Cevap çok açık -- Politikacılar ve din adamları.Et la réponse est assez claire, ce sont les personnes dans la religion et la politique.
Cevap çok açık -- Politikacılar ve din adamları.To proste: księża i politycy.
Cevap çok açık -- Politikacılar ve din adamları.Und die Antwort ist sehr eindeutig - es sind Menschen in Religion und Politik.
Cevap çok açık -- Politikacılar ve din adamları.Và đáp án khá rõ ràng, đó là những người hoạt động trên lĩnh vực tôn giáo và chính trị.
Cevap çok açık -- Politikacılar ve din adamları.Ответ очевиден — в религии и политике.
Cevap çok açık -- Politikacılar ve din adamları.Отговорът е, много ясно - хората в религията и в политиката.