Artık hizmet, makaleleri 50'den fazla Wikipedia dilindeki sürümlerinde değerlendirebiliyor.Most a szolgáltatás értékeli a cikkeket több mint 50 nagy nyelvi kiadásban.
Orijinal adı Tahiti dilinde ilk doğum anlamına gelen "Pora Pora"'dır.A név "progresszív dicsőség fényét" jelenti thai nyelven.
Eserlerini Sorb dilinin aşağı lehçesinde kaleme aldı.Az ő hallásuk a nyelvelsajátítás közben sérült.
Şehrin adı da Tupi yerlisi dilinden gelmektedir ve "Saklı Sular" anlamına gelir.Neve a tupi indiánok nyelvéből származik, és jelentése: „hamis paka”.
Onlar mensup oldukları köyün dilinde konuşuyorlar.A faluban beszélt nyelvjárásban írta a műveit.
Banya (Rusça: Баня), Rus dilinde "buhar banyosu" anlamındaki sözcük.Román nevében a Băi 'fürdők'-et jelent.
Ilaṅkai (இலங்கை) ve Īḻam (ஈழம்) kelimeleri adanın tümünün Tamil dilindeki adlarıdır.Az Ilankai (Ilaṅkai (இலங்கை)) és Ílam (Īḻam (ஈழம்)) szavak az egész sziget elnevezésére szolgálnak tamilul.
Assembly dilini makina koduna çeviren programlara assembler denir.Az assembly kódhoz tartozó fordítóprogramot assemblernek nevezik.
Şarkı Portekizce dilinde seslendirilmiştir.Portugál nyelven énekelnek.
Erişim tarihi: 14 Ocak 2011. Tarih değerini gözden geçirin: |tarih= (yardım) Site İngilizce (ABD) dilindedir.Hozzáférés ideje: 2011. február 14. See the US State Department values given here.
Yidiş dilini bilenlerin sayısı bilinmemektedir.Ezek közül nem tudni, hányan beszélnek románul.
Ritchie C programlama dilinin yaratıcısı ve Unix’in en önemli geliştiricilerinden biri olarak bilinir.Legismertebb a C programozási nyelv kifejlesztéséről, és a Unix kifejlesztésében is komoly érdemei voltak.
Ayrıca Melampus hayvanların dilini de anlamaktaydı.Így maradhatott fenn a meglenorománok anyanyelve is.
Grubun, kendi dilinde söylediği ilk ve tek şarkıdır.Ez alól kivétel az utolsó, anyanyelvén énekelt óda.
Menhir sözcüğü, Breton dilinde "taş" anlamına gelen men ve "uzun" anlamına gelen hir'den türetilmiştir.A menhir szó jelentése breton nyelven „hosszú kő”.
Dizinin İngilizce diline de etkileri olmuştur.A felső szorbra a felső szász német nyelvjárás is hatást gyakorol.
Konuştukları dilin bir Hint-Avrupa dili olmadığı bilinmektedir.A jelenlegi ismereteink szerint annyi biztosnak tűnik, hogy nem indoeurópai nyelvről van szó.
Dilin bu aşamasıyla ilgili çok fazla bir bilgi yoktur ve bugüne yalnızca bir dörtlük kalmıştır.A kurszokról és a zemgalokról kevés történelmi feljegyzés maradt, nyelvükről pedig szinte semmit sem tudunk.
3. ile 8. yüzyıllar arasında Latin ve Yunan dilindeki yazmalarda yaygın olarak kullanılmıştır.A 6. és a 8. század között honosodott meg a frank és a latin írás.
Bizim için de onların dilini konuşurken durum aynıdır.Ugyanez a félteke foglalkozik a nyelvvel is.
Bu iki dili aynı dilin diyalektleri olarak değerlendiren görüşler de vardır.Az utóbbi két megállapítás egyazon nyelv grammatikáira is érvényes.
Fransızcayı ve Esperanto dilini mükemmel konuşur.Angol és eszperantó nyelven tud.
Bu dönemler boyunca, dilin dil bilgisinde veya diziliminde önemli bir değişiklik olmamıştır.A nyelvek történetében hirtelen s nagy méretű nyelvi rendszerbeli változások nincsenek.
Bu dillerden alıntı yapan birçok Batı dilinde de aynı ya da benzerdir (Alm. Tscherkessen, İng.Neve a legtöbb nyelven ugyanezt jelenti vagy valami hasonlót (hollandul pl. hétfarkú).
Türk dilinin sadeleşmesinde büyük emek sarfetmiştir.Később erős török nyelvi hatás érte őket.
Ayrıca ülke ismi olan Sudan Arap dilinde siyah renk anlamına gelmektedir.A folyó neve ukrán nyelven feketét jelent.
Dil değişimi ayrıntılı olarak dilin gereksinimi doğrultusunda kendiliğinden oluşur.Az ékírás jellegét alapvetően meghatározta a nyelv változása.
Zaman zaman Almanca da yazmakla birlikte Sorb dilinde yazmayı tercih etti.Később a leírások nyelvéül inkább a németet választotta.
Domates adı İspanyolca tomateden, gelmektedir, bu isim de Nahuatl dilinde tomatotldan alınmıştır.A Nazas nevét a varsák szó spanyol megfelelőjéről, a nasasról kapta.
Sanatçı, Gikuyu dilindeki Mutiiri adlı gazetenin kurucusu ve editörüdür.Alapítója és szerkesztője a kikuju nyelvű Mutiiri folyóiratnak.
Türkmenistan'da konuşulan Türkmence yazı diline sahip olduğundan ayrı bir dil olarak tanımlanabilir.Norvégia valószínűleg az egyetlen ország, amely külföldi nyelven írott alkotmánnyal rendelkezik.
Bu tip uçaklara halk dilinde Dolmuş tipi jet veya Minijet denmektedir.A korpusz ez esetben nagy mennyiségű, gépen tárolt fordítást jelent.
AspectJ, Java programlama diline kesit yönelimli bir eklentidir.A Java programozási nyelv egy objektumorientált nyelv.
Kwanzaa sözcüğü, Swahili dilinde "ilk meyveler" anlamındaki "matunda ya kwanza" dan gelmektedir.A kwanzaa szó szuahéli nyelven első termést jelent.
Türkçenin yanı sıra Ladino dilinde de şiirler yazmıştır.A ladino oldaltól eltekintve török nyelvű a lap.
Esperanto yapma dilinin yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.Zamenhof, a tervezett eszperantó nyelv kezdeményezője, szemorvos volt.
Sadece Galiçya dilini kullanan Galiçya'daki ilk siyasi örgüt oldu.Se oli ensimmäinen poliittinen järjestö joka käytti yksinomaan galician kieltä.
Bu bakış açısına göre o dili kimse konuşmaz, herkes o dilin bir lehçesini konuşur.Tästä näkökulmasta katsoen kieltä ei puhu kukaan, vaan kaikki puhuvat kielen murretta.
1995'te çıkan Little Fighter, Marti Wong'un C programlama dilinde yazdığı ilk ve tek oyundur.Vuonna 1995 Marti Wong alkoi luoda ensimmäistä Little Fighter -peliään, joka oli kirjoitettu C-kielellä.
Şehrin adı Nahuatl dilinden gelmekte olup "dört mahallenin yeri" veya "dört evin yeri" anlamına gelmektedir.Nimi tulee nahuatlinkielisestä sanasta, joka tarkoittaa ”neljän naapuruston (tai neljän talon) sijaintia”.
Kurbanın dilini yapıştırır.Kuvaus: Liimaa uhrin kielen kitalakeen.
Kilit içerisinde dönen anahtar, kilit dilini içeri veya dışarı doğru iter.Kääntämällä avainta lisää sokka liukuu lovien sisälle ja kieli siirtyy sisään tai ulos.
22/11/63 (orijinal dilindeki haliyle 11/22/63), Stephen King'in 2011 yılında yayımlanan kitabıdır.22.11.63 (11/22/63) on Stephen Kingin kirjoittama tieteisromaani, joka ilmestyi vuonna 2011.
Soyadı Linklater, Eski Nors dilinden türetilmiş yerel bir Orkney adıdır.Sukunimi Linklater on vanhaa orkneylaista perua.
El Mercurio de Valparaíso en eski ispanyolca dilindeki gazetedir.Valparaísossa ilmestyvä El Mercurio de Valparaiso sanoo olevansa maailman vanhin espanjankielinen sanomalehti.
Fin dilinde Vikipedi projesi 2002 yılı sonlarında oluşturulmaya başlanmıştır.Malaijinkielinen Wikipedia aloitettiin loppuvuodesta 2002.
Burma alfabesi, Myanmar'nın resmi dilinin kullandığı alfabedir.Burmalainen kirjaimisto on burman kielen kirjoitusjärjestelmä.
Bu dilin son konuşanı olan Armand Lunel'in 1977'de ölmesiyle Şuadit dili tarihe karıştı.Viimeinen tunnettu juutalaisprovensaalin puhuja Armand Lunel kuoli vuonna 1977.
Tüm resmi belgeler Rumence diline tercüme edilmelidir.Kaikkien asiakirjojen mukaan oli liitettävä venäjänkielinen käännös.
Moğol dilleri, Orta Asya'da konuşulan on üç dilin oluşturduğu dil öbeği.Mongolilaiset kielet on kolmentoista pääasiassa Keski-Aasiassa puhuttavan kielen muodostama kielikunta.
Ülkenin geriye kalanı olan %20'si ise Berberi Dili olan Tamazight dilini konuşmaktadır.Loput 20 % puhuvat berberiä.
Viki ismi Hawaii dilinde "hızlı" anlamına gelen wiki kelimesinden türetilmiştir.Nimi juontuu ilmaisusta "wiki wiki", joka tarkoittaa nopeaa havaijin kielellä.
İskoç dili, İrlandaca ve Man dilinin yakın bir akrabasıdır.Sen lähimmät sukulaiskielet ovat iiri ja skottigaeli.
Anlamı yerli dilinde ‘patates yetiştirmek için güzel yer’ demektir.Kaupungin nimi tarkoittaa ”hyvä paikka kasvattaa perunoita”.
Şarkı İngilizce dilinde seslendirilmiş ve Doron Medalie ve Stav Beger tarafından yazılmıştır.Kappaleen tuotti ja sanoitti Doron Medalie ja Stav Beger.
Çoğunlukla "C" dilinde yazılmıştır.Ydin on toteutettu pääasiassa C-kielellä.
Bu dilin İsrail'de 50.000 ve Özbekistan'da 10.000 konuşanı vardır.Vuonna 1995 sen puhujia arvioitiin olevan Israelissa noin 50 000 ja Uzbekistanissa noin 10 000 henkeä.
Türk dilinin yurtları.Kotimaisten kielten turkimuskeskus.
Fransızca Lüksemburg'un Almanca ve Lüksemburgca ile birlikte üç resmî dilinden birisidir.Ranska on yksi Luxemburgin virallisista kielistä saksan ja luxemburgin kielen rinnalla.
17. yüzyılın sonunda Fransız dilinin ilk sözlükleri ortaya çıktı.1600-luvun alussa tulivat käyttöön ranskankieliset aakkoset.