Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Voici, j`ouvre la bouche, Ma langue se remue dans mon palais.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Ιδου, τωρα ηνοιξα το στομα μου η γλωσσα μου λαλει εν τω στοματι μου.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Вот, я открываю уста мои, язык мой говорит в гортани моей.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Ето, сега отворих устата си, Езикът ми с устата ми говори.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.הנה נא פתחתי פי דברה לשוני בחכי׃
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.هانذا قد فتحت فمي. لساني نطق في حنكي.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.我 現 在 開 口 、 用 舌 發 言
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.我 現 在 開口 、 用 舌發言
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Ďalšia myšlienka, ktorá sa ponúka, je, že na každom prístroji ktorý máte, je iný typ času.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Egy másik gondolat, ami felmerül, hogy különböző idősíkok vannak minden egyes általad használt eszközben.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Ena od drugih idej, ki se pojavijo, je ta, da imaš različno vrsto časa na vsaki napravi, ki jo uporabljaš.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Jiná myšlenka, která se nabízí je, že na každém přístroji, který máte, je jiný typ času.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.새롭게 등장한 다른 개념 중 하나는 여러분이 사용하는 각각의 기기는 다른 종류의 시간을 가지고 있다는 거죠.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Kolejną implikacją jest to, że każde z tych urządzeń daje nam inny czas.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Uma das ideias bastante populares é que temos um tipo diferente de tempo nos aparelhos que usamos.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Ще одна ідея, що спадає на думку, — кожен з приладів, що ми користуємося, має різний тип часу.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.אחד הרעיונות האחרים שמגיעים זה שיש לכם סוג אחר של זמן על כל מכשיר שאתם משתמשים בו.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.وفكرة أخرى خطرت ببالي .. هي انه اننا نملك عدة انواع من الازمنة .. تبعاً لكل جهاز تكنولوجيا نستخدمه
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.仲有就係, 你用嘅唔同設備可以比你擁有唔同類型嘅時間。
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.別々の時間軸が現れるようになります ブラウザーのタブごとに違う時間軸にいるのです
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Affären var enkel: för att leverera billig olja fick de rika venezuelanerna behålla en stor del av vinsterna.
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Dohoda bola jednoduchá - za nekončiace dodávky lacnej ropy dostali bohatí Venezuelčania veľkú časť zisku.
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Perjanjiannya sederhana... ...untuk pasokan minyak murahnya, kaum kaya Venezuela dapat profit besar
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Układ był prosty - W zamian za dostarczanie taniej ropy Bogaci wenezuelczycy zatrzymywali dużą część zysków
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.Договор был прост - за поставку бесконечного количества нефти венесуэльские богачи имели изрядную долю дохода
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı..ההסדר היה פשוט ,תמורת אספקת נפט זול .עשירי ונצואלה יקבלו נתח רחב מהרווחים
Anlaşma basitti - sınırsız ucuz petrol için, Venezuela'lı zengin, karların büyük bir dilimini sakladı.石油を安く供給すれば 大部分の利益は ベネズエラの金持ちに渡されたのです ウゴ·チャベスの選挙で この取引は終了しました
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Cái mà chúng ta gọi "Trái Đất" thật ra chỉ tồn tại một thời gian ngắn.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Ceea ce numim noi o planetă ca Pământul e un interval foarte scurt de timp.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Ce qu'on appelle une planète de type terrestre occupe en fait un laps de temps très court
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Ciò che definiamo pianeta di tipo terrestre in realtà esiste per un breve intervallo di tempo.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Dét vi kalder en Jord-lignende planet, findes faktisk kun i et meget kort tidsrum.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.우리가 지구형 행성이라 부른 것은 사실 매우 짧은 시간입니다.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Lo que llamamos un planeta semejante a la Tierra es en realidad un período de tiempo muy corto.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Meidän Maan kaltaiseksi kutsumamme planeetta on olemassa vain lyhyen aikaa.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Was wir einen Erdähnlichen Planeten nennen ist eigentlich eine sehr kurze Zeitspanne.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Wat wij een planeet zoals de aarde noemen, is eigenlijk maar een heel kort tijdsbestek.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Ziemia, jaką znamy dziś, istnieje od bardzo niedawna.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Η πλανητική κατάσταση που ονομάζουμε Γη είναι στην πραγματικότητα ένα πολύ μικρό διάστημα χρόνου.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Онова, което наричаме планета, подобна на Земята, всъщност е един много кратък интервал от време.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.То, что мы называем планета Земного типа, - это все лишь короткий промежуток времени.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.מה שאנו קוראים לו כוכב דמוי ארץ קיים למעשה בחלון זמן קצר.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.ما نسميه كوكبا شبيها بالأرض هو في الواقع فترة قصيرة جدا من الوقت.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.『レアアース』のおかげで
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.2/3 ほど増加し 利益は倍増したのです 正味82%の削減は
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.같은 기간동안 매출은 3분의 2가 증가했고 수익은 2배가 되었습니다.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Durant le même laps de temps les ventes ont augmenté de deux tiers et les profits ont doublé.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.În aceeaşi perioadă de timp vânzările au crescut cu două treimi şi profiturile s-au dublat.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.In dezelfde tijdsspanne zijn de verkopen toegenomen met tweederde en is de winst verdubbeld.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Nello stesso arco di tempo le vendite sono cresciute di 2/3 e i profitti sono raddoppiati.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.No mesmo período de tempo as vendas aumentaram em dois terços e os lucros duplicaram.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Sobre el mismo período de tiempo las ventas se incrementaron en dos tercios y las ganancias duplicaron.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Trong cùng quãng thời gian, lượng bán đã tăng 2/3 và lợi nhuận tăng gấp đôi.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Über die selbe Zeitspanne haben wir den Umsatz um 2/3 gesteigert und die Gewinne verdoppelt.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.W tym samym okresie sprzedaż wzrosła o dwie-trzecie i zyski się podwoiły.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Κατά το ίδιο χρονικό διάστημα οι πωλήσεις αυξήθηκαν κατά δύο τρίτα και τα κέρδη διπλασιάστηκαν.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.В тот же промежуток времени продажи возросли на две третьих, а доходы удвоились.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.През съшия период от време продажбите са се покачили с 2/3 и печалбата се е удвоила.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.במרוצת אותה תקופה המכירות עלו בשיעור שני שלישים והרווחים הוכפלו.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.وعلى مدى تلك الفترة زاد حجم المبيعات إلى ثلثي الفترة الحالية وتضاعفت الأرباح