Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı. Artık nasıl özür dileyeceğim?Maintenant que j'ai perdu ma politesse, comment pourrai-je leur demander pardon ?
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim."Je leur ai dit, "Je ne dois pas vous aimer, mais je demanderai pardon à Dieu."
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim.""전 당신들을 사랑할 수 없습니다. 그러나 신께 용서를 구할겁니다"라고 대답했습니다.
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim.""Nie mogę was kochać, ale poproszę Boga o przebaczenie".
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim.""Non devo amarvi," dissi loro, "Ma chiederò il perdono a Dio."
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim.""Nu trebuie să vă iubesc", le-am zis, "dar o să-i cer iertare lui Dumnezeu".
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim.""Я ни в коем случае не должен вас любить, — сказал я им. — Но я попрошу у Бога прощения".
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim.""אסור לי לאהוב אתכם," אמרתי להם. "אבל אבקש מאלוהים סליחה."
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim."أخبرتهم "لابد أن لا أحبكم. لكني سأسئل الله المغفرة"
"Sizi sevmemeliyim," dedim onlara. "Ama Tanrı'dan af dileyeceğim."すると「私達を愛していないなら ノーマン-
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Chiederò il perdono a Dio e la Sua luce brillerà su di loro attraverso di me.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Ich werde Gott um Vergebung bitten und sein Licht wird durch mich auf sie scheinen. Wie fantastisch."
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Îi voi cere Domnului iertare, iar lumina Lui va străluci prin mine, pănă la ei.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Ik zal God om vergeving vragen en Zijn licht zal door mij op hen schijnen. Hoe fantastisch."
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Isten bocsánatát fogom kérni, s az Ő fénye rajtam keresztül rájuk fog ragyogni.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Je vais demander à Dieu pardon et sa lumière les éclairera à travers moi.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."전 신께 용서를 구할거고 구원의 빛이 절 인도할 거예요. 환상적이지 않나요" 그건 기회였죠.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Mình sẽ xin Chúa tha thứ và ánh sáng của Ngài sẽ soi rọi từ mình đến cha mẹ. Thật tuyệt vời."
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Pediré el perdón de Dios y Su luz brillará a través de mí hasta ellos.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Pedirei perdão a Deus e a Sua luz brilhará neles através de mim". Fantástico. Era uma oportunidade.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Poproszę Boga o przebaczanie, a Jego światło zaświeci poprzez mnie.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Θα ζητήσω συγχώρεση από το Θεό και θα λάμψει το φως Του μέσα από μένα προς αυτούς." Πόσο φανταστικό.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Ще помоля Бог за прошка и Неговата светлина ще прелее през мен към тях.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."Я попрошу у Бога прощения, и он осветит твой путь к нам". Просто фантастика.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."אבקש מהאל סליחה ואורו יאיר דרכי אליהם. כמה נפלא." זו היתה הזדמנות.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."أسأل الله ان المغفرة وأن ينزل نوره علي لاظهره عليهم، ما أروع هذا " كانت تلك فرصتي
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır.彼らにも光が なんて素敵」 絶好の機会でした 筋も通るし タイミングもいい