Özür dilerim, bize biraz zaman verin.Tôi xin lỗi, xin đợi một lát.
Özür dilerim, bize biraz zaman verin.Простите, дайте нам минуту.
Özür dilerim, bize biraz zaman verin.Простите, дайте нам минуту. Шеф!
Özür dilerim, bize biraz zaman verin.Съжалявам, само за момент!
Özür dilerim, bize biraz zaman verin.أنا آسفة, اعذرنا للحظة
Özür dilerim.Det må du undskylde.
Özür dilerim, bize biraz zaman verin.أنا آسفة, اعذرنا للحظة !أيها المدير
Özür dilerim.Bocsánat! - Ez a nő az alvási szokásaival... - Bocsánat!
- Özür dilerim.Bocsánat!
Özür dilerim.Bocsánat!
Özür dilerim.Bocsánat.
Özür dilerim.Bocsánatot kérek.
Özür dilerim.Bocsásson meg!
Özür dilerim!Boeun... Hein ? - Tu sais...
Özür dilerim, böyle karışıklıklar her zaman olur.Je suis désolé pour tout le dérangement.
Özür dilerim, böyle karışıklıklar her zaman olur.Napi³bym siê sake z pieczonym wêgorzem.
Özür dilerim, böyle karışıklıklar her zaman olur.Прошу прощения за такую кутерьму.
Özür dilerim bu 2 ye 1 değil 1 sıra ve 2 sütun.Ah Desculpe, isso não é 2 por 1, isto é 1 linha, duas colunas.
Özür dilerim bu 2 ye 1 değil 1 sıra ve 2 sütun.Oh, lo siento, esto no es de 2 por 1, esto es una fila, dos columnas.
Özür dilerim bu 2 ye 1 değil 1 sıra ve 2 sütun.Oh, prepáčte, toto nie je 2x1, toto je 1 riadok, dva stĺpce.
Özür dilerim bu 2 ye 1 değil 1 sıra ve 2 sütun.Oh, promiňte, toto není 2 krát 1, toto je 1 řádek, dva sloupce.
Özür dilerim bu 2 ye 1 değil 1 sıra ve 2 sütun.Oh sorry, dit is niet 2 x 1, dit is een rij, twee kolommen.
Özür dilerim bu 2 ye 1 değil 1 sıra ve 2 sütun.O, przepraszam, to nie jest 2 na 1, tu mamy 1 wiersz, dwie kolumny.
Özür dilerim bu 2 ye 1 değil 1 sıra ve 2 sütun.--اوه آسف، هذه ليست 2×1، انها صف، وعامودان
Özür dilerim bu 2 ye 1 değil 1 sıra ve 2 sütun.これは1x2行列です。だよね?
Özür dilerim, bu arada bu benim annem,저의 어머니 입니다. 어쨌거나
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.À, nhân tiện nói luôn, đó là mẹ tôi, trong tiệm nữ trang của bà ở London.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.A propósito, esta era a minha mãe, na sua loja de bijuterias, em Londres.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Bocsánat, ez volt az anyám egyébként, a üzletében ahol gyöngyöt árult, Londonban.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Désolé, en fait, c"était ma mère, dans son magasin de perles à Londres.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Entschuldigung, das war meine Mutter, in ihrem Perlenladen in London.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Maaf, ngomong-ngomong ini ibu saya di toko maniknya di London.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Mimogrede, to je moja mati v njeni trgovini s koraldami v Londonu.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Por cierto, esta era mi madre en su tienda de accesorios en Londres.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Scusate, questa era mia madre, nel suo negozio di perline a Londra.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Scuze, aceasta era mama, apropos, în magazinul ei de mărgele din Londra.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Sorry, dat was mijn moeder overigens in haar kralenwinkel in Londen.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Toto je moja mama, mimochodom, vo svojom obchodíku s korálkami v Londýne.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Wybaczcie, to była moja mama, tak przy okazji, w jej sklepie z paciorkami w Londynie.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Συγγνώμη, αυτή, παρεμπτιπτόντως ήταν η μητέρα μου, στο κατάστημα με χάντρες που είχε στο Λονδίνο.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Кстати, это моя мама, в своем магазине бисера в Лондоне.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Перепрошую, це була моя мама, доречі, в її магазині бісеру у Лондоні.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Съжалявам, това беше майка ми, между другото, в нейния магазин за мъниста в Лондон.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem,סליחה, זו אמא שלי, דרך אגב,
Özür dilerim, bu arada bu benim annem,عذرا، هذه والدتي، بالمناسبة،
Özür dilerim, bu arada bu benim annem,営んでいた母の写真です
Özür dilerim. Bu kadın uyusa da uyumasa da her zaman özür diliyor.Cette femme n'arrête pas de s'excuser...
Özür dilerim. Bu kadın uyusa da uyumasa da her zaman özür diliyor.Esta mujer siempre está disculpándose dormida y despierta.
Özür dilerim. Bu kadın uyusa da uyumasa da her zaman özür diliyor.Femeia asta iti cere scuze mereu, ca doarme ca e treaza...
Özür dilerim. Bu kadın uyusa da uyumasa da her zaman özür diliyor.Questa donna non fa altro che scusarsi sia mentre dorme che quando č sveglia.
Özür dilerim. Bu kadın uyusa da uyumasa da her zaman özür diliyor.Она всё время извиняется - и во сне, и наяву.
Özür dilerim. Bu kadın uyusa da uyumasa da her zaman özür diliyor.Тази жена винаги се извинява.
Özür dilerimDisculpe.
Özür dilerim. Bundan sonra içimden söylerim.اسفة, المرة المقبلة سأتحذت بصوت منخفض
Özür dilerim! Bunu evde yapamaz mısınız?A ne bi tegale počeli doma?
Özür dilerim! Bunu evde yapamaz mısınız? İğrenç bir şey bu!미안한데! 그런 말은 집에서 할래? 듣기 역겨워!
Özür dilerim! Bunu evde yapamaz mısınız? İğrenç bir şey bu!عفوا! لا يمكنكم فعل ذلك هنا ؟ انها مثيرة للاشمئزاز!
Özür dilerim! Bunu evde yapamaz mısınız? İğrenç bir şey bu!「撮影のために一緒に冗談をやってくれませんか」と聞いたら、「もちろん。」だって。
Özür dilerim! Bunu evde yapamaz mısınız?Könnt ihr das nicht vielleicht zuhause machen?
Özür dilerim! Bunu evde yapamaz mısınız?Pardon, zouden jullie dit niet in het openbaar willen doen?