Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.Olen Dan Truman, toimitusjohtaja.
Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.W imieniu nas wszystkich, chciałbym przeprosić...
Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.Искам да се извиня...
Buraya gel. Özür dilerim!¡Discúlpame!
Buraya gel. Özür dilerim!Извините!
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.A kép eléggé elmosódott, bocsánat, nagyon meg voltam fázva, amikor készítettem.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Bức ảnh này nhìn rất mờ, tôi xin lỗi, tôi đang bệnh khi tôi chụp tấm này.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Cette image est vraiment floue, je m'excuse, j'avais un rhume quand je l'ai prise.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Den här bilden är riktigt suddig, ber om ursäkt för det, jag var förkyld när jag tog den.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Deze foto is een beetje onscherp, mijn excuses, ik had een flinke verkoudheid toen ik hem maakte.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Dies Bild ist wirklich unscharf, tut mit leid, ich war schwer erkältet, als ich es gemacht habe.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Disculpen por la foto que está confusa, es que tenía una tremenda gripe cuando la saqué.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Esta imagem é confusa, desculpem, tinha uma péssima gripe quando a tirei.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.이 사진은 뭐가 뭔지 모를 정도로 정신이 없지요.죄송합니다.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Maaf kalau gambar ini buram, saya sedang flu saat mengambilnya.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Poza asta e putin miscata: imi cer scuze, eram cam racit cand am facut-o.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Questa immagine è sfocata, scusate, avevo l'influenza quel giorno.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Ta slika je meglena, se opravičujem, prehlajen sem bil, ko sem slikal.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Tento obrázek je opravdu nejasný, omlouvám se, měl jsem rýmu, když jsem to fotil.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.To zdjęcie jest trochę niewyraźne, przepraszam, ale byłem mocno przeziębiony, kiedy je robiłem.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Η εικόνα είναι λίγο θολή, λυπάμαι, ήμουν κρυωμένος όταν την τράβηξα
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Картинката е наистина неясна, приемете моите извинения, бях сериозно настинал когато я направих.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Фотография нечёткая, извините, у меня была страшная простуда, когда я её делал.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.התמונה הזו באמת מטושטשת, אני מתנצל, הייתי ממש מצונן כשצילמתי אותה.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.هذه الصورة غامضة بالفعل، أنا أعتذر، كان لدي نزلة برد حادة عندما التقطها.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.棚の中央にある青い箱が 私がよく取り上げる悪例です。
Bütün dersin yanlış öğretmişim. Özür dilerim."내가 수업을 전부 잘못 가르쳤단다. 정말 미안하다."
Bütün dersin yanlış öğretmişim. Özür dilerim."Преподадох урока неправилно, Съжалявам."
Bütün dersin yanlış öğretmişim. Özür dilerim."לימדתי את כל השיעור לא נכון. אני מאוד מצטערת."
Bütün dersin yanlış öğretmişim. Özür dilerim."أخطأت بتعليم الدرس كله. أنا آسفة"
Bütün dersin yanlış öğretmişim. Özür dilerim."子どもたちは「いいよ
Bütün dersin yanlış öğretmişim. Özür dilerim."我上一堂教嘅嘢係錯嘅,真係對唔住。」
Bu uygunsuz düzenleme için hepinizden özür dilerim.Πραγματικά λυπάμαι για τον ακατάλληλο χώρο.
Bu uygunsuz düzenleme için hepinizden özür dilerim.انا حقا اسفة للازعاج الحاصل
Caným, çok özür dilerim.Не знам. Ще разбера. Но не закъснявай много.
Çarpmadı değil mi? Evet. Özür dilerim.Du blev ikke ramt, gjorde du? nej, undskyld
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Annan teille viimeisen esimerkin erilaisuudesta, ja se on -- uh, olen pahoillani.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.A változatosságnak még egy utolsó példáját szeretném bemutatni Önöknek, melyben -- ó, elnézést.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Dám Vám ešte jednu ilustráciu variability, a to je -- och, prepáčte.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Dám vám ještě poslední ilustraci variabilty a tou je -- oh, omlouvám se.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Ich gebe Ihnen ein letztes Beispiel für Variabilität -- oh, es tut mir leid.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Ik zal nog één voorbeeld van variantie geven, en dat is - o, pardon.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Jag ska ge er ett sista exempel på föränderlighet, och det är -- oj, ursäkta.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.다양성에 대한 마지막 예를 하나 들겠습니다. -- 아, 죄송합니다.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Les daré un último ejemplo de variabilidad y este es -- oh, lo siento.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Oto ostatni przykład różnorodności.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Povedal vam bom še zadnji primer različnosti, in to je - ojej, se opravičujem.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Saya akan memberi ilustrasi terakhir tentang keragaman, dan itu adalah -- oh, maaf
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Tôi sẽ nêu ra cho các bạn một ví dụ cuối cùng về sự đa dạng, đó là -- à, tôi xin lỗi.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Une dernière illustration de la variabilité, et c'est-- oh, désolé.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Vă voi da o ultimă ilustraţie a variabilitaţii, şi anume -- o, îmi pare rău.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Vi darò un'ultima illustrazione della variabilità, ed é - oh, scusatemi.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Vou dar-vos um último exemplo de variabilidade... — oh, peço desculpa.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Θα σας δώσω ένα τελευταίο παράδειγμα ποικιλίας, και αυτό είναι -- ω, συγγνώμη.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Дам вам последний пример изменчивости, это — о, прошу прощения.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Ще ви дам последна илюстрация на разнообразието - извинете.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.Я наведу вам останній приклад варіативності. І це - ох, вибачте мені.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.אציג בפניכם הדגמה אחת אחרונה של שונות -- אוו, אני מצטער.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.سأعطيكم صورة أخرى من صور التنوع, والتي .. أوه أنا اسف.
Çeşitlilik konusunda size son bir örnek vereceğim -- ah özür dilerim.ハワードはこれで納得せず、そこから更に掘り下げたのです