Ana içeriğe geç
Sözlük

dilenmek ile cümle

dilenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Yasaya göre, sokakta dilenmek yasaktır.By law, begging in the street is forbidden.
'Artık sokaklarda dilenmek zorundayım.'I have to beg on the street now.'
Yiyecek bir şeyler için dilenmek... ...çok soylu olmayabilir.It may not feel too classy Begging just to eat
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,An you be not, hang, beg, starve, die i' the streets, For, by my soul, I'll ne'er acknowledge thee,
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Many kids in the world can't go to school because they have to go beg and find a meal.
Oğlu dilenmek için yoldan geçenlere yanaşırken, annesi (solda) kenarda bekliyor.A mother (left) stays nearby as her son moves to approach passers-by.
Ülkede pek çok insan, işsizlik yüzünden dilenmek zorunda kalıyor. [Bedrana Kaletoviç/SETimes]Joblessness has forced people of all ages to turn to begging. [Bedrana Kaletović/SETimes]
Berişa, yakacak odun alabilmek için dilenmek zorunda kalmış.Berisha has been forced to look for donations for her family so they can buy logs to burn.
'Artık sokaklarda dilenmek zorundayım.'Ich muss jetzt auf der Straße betteln gehen.'
'Artık sokaklarda dilenmek zorundayım.'Most koldulnom kell az utcán, tudod?"
'Artık sokaklarda dilenmek zorundayım.'Zdaj moram prosjačiti na ulici.
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Być nie, hang, błagam, głodować, śmierć i 'na ulicach, Na, przez moją duszę, ja partacz uznać cię,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Egy légy sem, hang, könyörgök, éhezni, die i "az utcán, Mert a lelkem, én semmire elismerni téged,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,En du ikke hænge, tigge, sulte, dør jeg 'på gaden, Thi ved min sjæl, jeg ne'er anerkender dig,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,En du inte vara, hänga, tigga, svälta, dö i "gatorna, för, av min själ, jag drönarna erkänner dig,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,너, 기다려 구걸, 굶어, '거리에서 내가 죽으면, 위해, 내 영혼으로, 나는 쓸모없는 인생이 그대를 인정 겁니다되지 않습니다,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,O ai fi, nu atârnă, implor, mor de foame, mor i "pe străzi, Pentru, prin sufletul meu, voi ne'er te recunosc,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Te olla, roikkua, kerjätä, nälkää, kuolevat i 'katuja, Sillä minun sieluni, minä kulkumiesten tunnustaa sinut,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Un ser que no, cuelgue, ruego, de hambre, me muero "las calles, porque, por mi alma, yo nunca te reconocen,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vam ni, visi, prosim, stradajo, i die "ulice, Za, po moji duši, bom Nikoli ti priznati,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vás není, pověsit, prosím, hladovět, umřít i "na ulici, U, v mé duši, budu tě ne'er vědomí,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vás nie je, zavesiť, prosím, hladovať, umrieť i "na ulici, U, v mojej duši, budem ťa ne'er vedomie,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Да не, подожди, прошу, голодать, умирать я 'улицы, Действительно, по мою душу, я никогда признают тебя,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Един не се мотае, просят, гладувам, аз ще умра на улицата, Защото, от душата ми, ще никога да ти признае,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,אתה לא תהיה, לתלות, להתחנן, להרעיב, למות אני ברחובות, שכן, על ידי הנשמה שלי, אני לעולם לא יהיה להכיר אותך,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,لأنك لا معطلا ، التسول ، تجويع ، ويموت ط 'في الشوارع ، لأنه ، من قبل نفسي ، وأنا سوف ne'er نعترف اليك ،
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,、信頼to'tあなたを熟考する、私は偽証したことはないでしょう:も鉱山が良いtheeを決してしないものものです。
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.A világon sok gyerek nem járhat iskolába, mert koldulniuk kell, hogy ételhez jussanak.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Banyak anak-anak di dunia tak dapat pergi ke sekolah karena mereka harus mengemis dan mencari makan.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.En el mundo, muchos niños no pueden ir a la escuela porque tienen que ir a pedir y a conseguir sus alimentos.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.세계의 많은 아이들은 학교에 가지 못합니다. 구걸을 하거나 음식을 찾으러 가야하기 때문이죠.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Många barn i denna värld kan inte gå till skolan för att de måste gå och tigga för att finna ett mål mat.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Mnoho dětí na světě nemůže chodit do školy, protože musí chodit žebrat a shánět jídlo.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Molti bambini nel mondo non possono andare a scuola perché devono andare a elemosinare per poter mangiare.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Muitas crianças não podem ir à escola porque têm que mendigar e encontrar uma refeição.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Mulţi copii din lume nu pot merge la şcoală deoarece trebuie să cerşească şi să găsească o masă.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Nhiều trẻ em trên thế giới không thể tới trường bởi các em phải đi ăn xin và kiếm ăn.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Veel kinderen in de wereld kunnen niet naar school omdat ze moeten bedelen en eten moeten vinden.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Viele Kinder auf der Welt können nicht zur Schule gehen, weil sie betteln und eine Mahlzeit finden müssen.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Wiele dzieci na świecie nie może chodzić do szkoły, bo musi iść żebrać, by móc zjeść posiłek.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Πολλά παιδιά στον κόσμο δεν μπορούν να πάνε σχολείο γιατί πρέπει να ζητιανεύουν για να βρούν φαγητό.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Значительное число детей в мире не ходит в школу, потому что вынуждены попрошайничать в поисках еды.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.Много деца в света не могат да ходят на училище, защото трябва да просят или да търсят храна.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.ילדים רבים בעולם לא יכולים ללכת לבית ספר בגלל שעליהם ללכת ולהתחנן כדי למצוא ארוחה
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.الكثير من الأطفال لا يمكنهم الذهاب للمدرسة لأن عليهم بالمقابل أن يستجدوا ليحصلوا على وجبة.
Dünyada bir çok çocuk okula gidemiyor çünkü gidip dilenmek ve bir öğün bulmak zorundalar.学校へ行けない子供たちも 学校で食事がでれば
Yiyecek bir şeyler için dilenmek... ...çok soylu olmayabilir.Знаете кто делает это? Лесси, и всегда получает угощение.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod