Ana içeriğe geç
Sözlük

dileme ile cümle

dileme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Heyhat! o dilemek için çok geç!للأسف! كان قد فات الأوان لأتمنى ذلك!
Heyhat! o dilemek için çok geç!彼女は成長し、成長に行き、非常にすぐに床に膝をつく必要があった地域:
Hey! Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?야 너 사과하러 나왔어 너무 자랑만 하는거 아니냐?
Hey! Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun??היי! באת להתנצל, אבל אתה לא סתם מתרברב יותר מידי
Hey! Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?أنت! أتيت لتعتذر ولكن ألست تثرثر كثيراً؟
Hey! Sen özür dilemeye geldin, ama sence de fazla övünmüyor musun?そうかな?
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Con không phải xin lỗi gì cả. Bố... Lẽ ra...
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.- Det behøver du ikke.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.- Det behövs inte alls.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Du brauchst dich nicht zu entschuldigen.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.-Ei sinun tarvitse.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Kau tak perlu minta maaf. Mestinya aku tidak mengheretmu ke penggerudian minyak.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Não peças desculpa.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.- Nehaj.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.-Nemusíš se vůbec omlouvat.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.- No, non devi scusarti.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Nu trebuie să-mi ceri scuze.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin. Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.ما كان يجب أن أسحبك معى حول آبار البترول
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.- Tu n'as pas à le faire.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Za nic nie musisz przepraszać.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.- Σταμάτα, δεν είναι ανάγκη.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Не е нужно да се извиняваш.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.Не е нужно да се извиняваш.
Hiçbir şey için özür dilemek zorunda değilsin.במטוס סילון .ואני לא יודע מתי אחזור
İnsanların diz çöküp özür dilemesinden... ...mutlu mu oluyorsun?Boldog vagy, hogy a hibáért az az ember letérdelt és bocsánatot kért?
İnsanların diz çöküp özür dilemesinden... ...mutlu mu oluyorsun?هل يجب على ابن عدوك ان يجتو على ركبتيه ويطلب الصفح هل انت راضية الان؟
İnsanlar kötü bir şey yaptıklarında özür dilemeliler.Ludzie powinni naprawiać błędy kiedykowliek spowodują cudze kłopoty.
İnsanlar kötü bir şey yaptıklarında özür dilemeliler.Man muss es wieder gutmachen, wenn man jemanden geschädigt hat.
İnsanlar kötü bir şey yaptıklarında özür dilemeliler.Oamenii ar trebui sã compenseze cu ceva clipa în care deranjeazã pe cineva.
İnsanlar kötü bir şey yaptıklarında özür dilemeliler.Un être humain doit savoir dédommager les gens qu'il a dérangés.
İnsanlar kötü bir şey yaptıklarında özür dilemeliler.Οι άνθρωποι πρέπει να επανορθώνουν όταν δημιουργούν προβλήματα.
Kendisi özür dilemedi.Dia tidak meminta maaf.
Kendisi özür dilemedi.El nu a cerut scuze.
Kendisi özür dilemedi.Er entschuldigte sich nicht.
Kendisi özür dilemedi.Han bad inte om ursäkt.
Kendisi özür dilemedi.Hän ei anteeksi.
Kendisi özür dilemedi.Han gjorde ikke undskylde.
Kendisi özür dilemedi.Hij kwam niet verontschuldigen.
Kendisi özür dilemedi.Il ne s'est pas excusé.
Kendisi özür dilemedi.Nemal ospravedlniť.
Kendisi özür dilemedi.Nem elnézést.
Kendisi özür dilemedi.Neměl omluvit.
Kendisi özür dilemedi.Nie przepraszam.
Kendisi özür dilemedi.Ni se opravičil.
Kendisi özür dilemedi.Non ha scuse.
Kendisi özür dilemedi.Ông không xin lỗi.
Kendisi özür dilemedi. "Reggie," dedi, "ben şimdi var belli.그는 사과하지 않았다. "레지"고 말했다, "꿈에 지금이있어
Kendisi özür dilemedi. "Reggie," dedi, "ben şimdi var belli.انه لم يعتذر. "ريجي" ، وقال : "لقد فهمت الآن ل
Kendisi özür dilemedi. "Reggie," dedi, "ben şimdi var belli.特定の。それはちょうど私に来ている。
Kendisi özür dilemedi.Δεν συγγνώμη.
Kendisi özür dilemedi.Він не вибачився.
Kendisi özür dilemedi.Он не извинился.
Kendisi özür dilemedi.Той не се извини.
Lütfen bana başsağlığı dileme.Alsjeblieft begin niet met mij deelneming te betuigen.
Lütfen bana başsağlığı dileme. Buna dayanamam.Ale wygląda na to, że muszę.
Lütfen bana başsağlığı dileme.La prego non mi faccia le sue condoglianze.
Lütfen bana başsağlığı dileme.Prosím ťa, neprejavuj mi sústrasť.
Lütfen bana başsağlığı dileme.Prosím tě, neprojevuj mi soustrast.
Lütfen bana başsağlığı dileme.Само не ми изказвай съчувствие.
Lütfen sana inanmayı reddeden Wood adına, senden özür dilememe izin ver.Deixa-me ser o primeiro a pedir desculpas em nome do Wood, que se recusou a acreditar em ti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod