Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Mi deseo es que diseñemos el futuro del aprendizaje.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Mijn wens is, dat we de toekomst van het leren ontwerpen.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Minun toiveeni on, että me suunnittelemme oppimisen tulevaisuuden.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Mojím želaním je, aby sme navrhli budúcnosť učenia sa.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Mým přáním je, abychom vytvořili budoucnost učení.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.O meu desejo é que nós façamos o projeto do futuro da aprendizagem.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Ước mơ ấy là chúng ta cùng thiết kế tương lai của việc học tập
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Η επιθυμία μου είναι να σχεδιάσουμε το μέλλον της μάθησης.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Желанието ми е да проектираме бъдещето на обучението.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Моє бажання - створити майбутнє освіти.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.Я хочу, чтобы мы создали будущее обучения.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.המשאלה שלי היא שנעצב את עתיד הלמידה.
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.أمنيتي هي ان نصمم مستقبل التعلم
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.学習の未来をデザインすることです 人間を社会のスペア部品に
Benim dileğim; TED'in çalışmalarımızı desteklemesi ve저의 소망은 TED가 우리의 작업을 지지하고 아프리카, 또는
Benim dileğim; TED'in çalışmalarımızı desteklemesi veהבקשה שלי היא ש TED יסייעו לנו בעבודה שלנו ויעזרו לנו לבנות
Benim dileğim; TED'in çalışmalarımızı desteklemesi veأمنيتي تيد خاصتي هي مساعدتنا في عملنا لبناء
Benim dileğim; TED'in çalışmalarımızı desteklemesi veアフリカ向けの そして実際には世界中の貧困国向けのモデルとなり得る
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.C'est l'un de mes souhaits de regarder un film avec toi.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Det var en av mina önskningar att titta på en film med dig.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Era un vis de-al meu sa vad un film cu tine.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Es war mein Wunsch ein Film mit dir anzusehn.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Het was een wens van mij om met jou naar een film te kijken.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Ini adalah harapanku untuk menonton film denganmu
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Mình đã ước được xem phim cùng với cậu.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.To było moje marzenie obejrzeć z tobą film.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Želim si ogledati film s tabo.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Ήταν επιθυμία μου να δω μια ταινία μαζί σου.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.У меня всегда было такое желание - посмотреть с тобой фильм.
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Anh biết đấy, có thể tôi sẽ sống, có thể tôi sẽ chết, nhưng tôi không có điều ước nào cả."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""내가 살 수도 있고, 죽을 수도 있는데, 그래도 난 소원 같은 건 없어"
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Mah, forse vivrò, forse morirò, ma non ho un desiderio".
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Sabes que, quizás viva, o quizás me muera, pero no tengo un deseo".
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Ştii ceva, poate voi trăi, poate voi muri, dar nu-mi doresc nimic."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Tudod, talán élek, talán meghalok, de nem kívánok semmit."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Tu sais, peut-être que je vais vivre, peut-être que je vais mourir, mais je n'ai pas de voeu."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Víte, možná budu žít, možná zemřu, ale nebudu mít přání."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Weet je, misschien leef ik lang, misschien sterf ik, maar ik heb geen wens."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Wiesz, może będę żyć, może umrę, ale nie mam życzenia."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Wissen Sie, vielleicht werde ich leben, vielleicht werde ich sterben, aber ich habe keinen Wunsch."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Μπορεί να ζήσω, μπορεί να πεθάνω, αλλά δεν έχω ευχή"
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Знаеш ли, може би ще живея, може би ще умра, но аз нямам желание."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""Ты знаешь, может быть, я буду жить, может быть, я умру, но у меня нет мечты".
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""אתה יודע, אולי אני אחיה, אולי אני אמות, אבל אין לי משאלה."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok.""كما تعلم، ربما أعيش، و ربما أموت، و لكن ليس لدي أمنية."
"Bilirsin, beki yasayacagim, belki olecegim ama bir dilegim yok."ビンロウジを長年噛んでいたのでしょう
Bir dilegim hicbiryerden baslamasini istemedim.Der Wunsch sollte nicht im Nichts anfangen.
Bir dilegim hicbiryerden baslamasini istemedim.Een wens niet bij nul laten beginnen.
Bir dilegim hicbiryerden baslamasini istemedim.Je ne voulais pas d'un vœu venant de nulle part.
Bir dilegim hicbiryerden baslamasini istemedim.N-am vrut o dorință doar ca să încep de nicăieri.
Bir dilegim hicbiryerden baslamasini istemedim.Não queria um desejo que nascesse do nada.
Bir dilegim hicbiryerden baslamasini istemedim.Nie chciałem, by pomysły wynikały z nikąd.
Bir dilegim hicbiryerden baslamasini istemedim.Не исках желанието просто да започне отникъде.
Bir dileğim var, büyük bir dilek, bu çalışma tarzının, bu düşünme tarzının diğer ülkelerde de oluşturulması.Îmi doresc foarte mult ca acest mod de lucru, de gândire să fie implementat și în alte țări.
Bir dileğim var, büyük bir dilek, bu çalışma tarzının, bu düşünme tarzının diğer ülkelerde de oluşturulması.전 바램이, 큰 바램이 하나 있습니다. 이렇게 일하고 이렇게 생각하는 게 다른 나라들에서도 시행되었으면 좋겠습니다.
Bir dileğim var, büyük bir dilek, bu çalışma tarzının, bu düşünme tarzının diğer ülkelerde de oluşturulması.Mam życzenie, ogromne życzenie, żeby taka droga działania i myślenia, została zaszczepiona w innych krajach.
Bir dileğim var, büyük bir dilek, bu çalışma tarzının, bu düşünme tarzının diğer ülkelerde de oluşturulması.Mé přání, velké přání, je, že tento způsob práce, tento způsob myšlení bude realizován i v jiných státech
Bir dileğim var, büyük bir dilek, bu çalışma tarzının, bu düşünme tarzının diğer ülkelerde de oluşturulması.У меня есть желание, огромное желание, чтобы эту методику работы, образ мышления, приняли другие страны.
Bir dileğim var, büyük bir dilek, bu çalışma tarzının, bu düşünme tarzının diğer ülkelerde de oluşturulması.הם מורי. יש לי משאלה, משאלה גדולה, שדרך עבודה זאת, דרך החשיבה הזאת,
Bir dileğim var, büyük bir dilek, bu çalışma tarzının, bu düşünme tarzının diğer ülkelerde de oluşturulması.لدي أمنية، أمنية كبيرة وهي أن طريقة العمل هذه وطريقة التفكير هذه ستطبق في بلدان أخرى.