Teknoloji hızla değişir demek bilinen gerçeği dile getirmektir.To say that technology changes rapidly is to utter a truism.
Rachel Elior ise Essenilerin varlığından kuşku duyduğunu dile getirmektedir.Rachel Elior questions even the existence of the Essenes.
H.P. Lovecraft'tan çok etkilendiğini kendisi de dile getirmektedir.More Annotated H. P. Lovecraft.
Ve bence bunu dile getirmek de iyidir.And I think it's okay, to express this also.
Bunu başaracağım! Bir fikri dile getirmek istiyorum.I'm going to make it!
Fakat o size bir şey söylemekten utanır. Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez.And when you ask his wife for some thing of utility, ask for it from behind the screen.
Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez.But Allah is not shy of the truth.
Bir okur Weibo adlı sitede şikayetini şöyle dile getirmekte:One reader complained on Weibo:
Türkiye Kaddafi'ye karşı görüşlerini daha güçlü bir şekilde dile getirmekte neden tereddüt ediyor?Why is Turkey hesitant to speak out more strongly against Gaddafi?
Ayrıca annesinin, torunlarıyla görüşmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir.Auch bedaure er es, dass sie ihre Enkelkinder nicht kenne.
Ayrıca annesinin, torunlarıyla görüşmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir.Je me dis que c'est dommage qu'elle ne soit pas là pour voir ses petits-enfants.
Bunun aksine Anatman (Sanskritçe) ya da Anatta (Pali dilinde) hakkında görüşlerini dile getirmekteydi.Darío les envió un mensaje: «O combatir o someterse».
Buna karşın, yine bazı antik kaynaklar Sappho'nun erkeklerle de aşk ilişkisi yaşadığını dile getirmektedir.Однако некоторые древние источники упоминают и о связях Сапфо с мужчинами.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.В социально-экономических вопросах выступает с критикой приватизации.
Malaki bunun ardından hemen halkın sadık olmadığını dile getirmektedir.Таким образом он настаивает на том, что после такого народ не спасён от греха.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.وقد أرتباط سياسته بي ليبرالية اقتصادية و ليبرالية اجتماعية.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.Defende a liberalização económica e social.
Ostalji, Almanca'da Doğu Almanya'daki hayata duyulan özlemi dile getirmek için kullanılan bir terim.Ostalgie é uma palavra alemã que se refere à nostalgia pela vida na antiga Alemanha Oriental.
H.P. Lovecraft'tan çok etkilendiğini kendisi de dile getirmektedir.Foi baseado no conto The Outsider, escrito por H.P. Lovecraft.
Strabo da her iki tezi dile getirmektedir.Sokrates wygłasza dwie mowy.
Buna karşın, yine bazı antik kaynaklar Sappho'nun erkeklerle de aşk ilişkisi yaşadığını dile getirmektedir.Однак деякі стародавні джерела згадують і про зв'язки Сапфо з чоловіками.
Chuck Billy Kızılderili kökenlidir ve bunu şarkı sözlerinde de dile getirmektedir.Cash a admirat întotdeauna americanii nativi, exprimând acest sentiment chiar și în cântecele sale.
H.P. Lovecraft'tan çok etkilendiğini kendisi de dile getirmektedir.Ezenkívül HP Lovecraft hatása is fellelhető.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.Gazdasági politikájában egyaránt megfigyelhető a liberális és a megszorító politika is.
H.P. Lovecraft'tan çok etkilendiğini kendisi de dile getirmektedir.Mange tekster er desuden inspiret af forfatteren H.P. Lovecrafs værker.
Bunun aksine Anatman (Sanskritçe) ya da Anatta (Pali dilinde) hakkında görüşlerini dile getirmekteydi.Al-Din (Semit) berarti undang-undang atau hukum.
H.P. Lovecraft'tan çok etkilendiğini kendisi de dile getirmektedir.Nó lấy cảm hứng từ Cthulhu Mythos của H. P. Lovecraft.
Strabo da her iki tezi dile getirmektedir.Stubb nói cả hai ngôn ngữ ở nhà.
Malaki bunun ardından hemen halkın sadık olmadığını dile getirmektedir.その軽い人柄故か、庵に話(主に警察官であること等)をまったく信じてもらえずにいた。
H.P. Lovecraft'tan çok etkilendiğini kendisi de dile getirmektedir.그의 초기작들은 H. P. 러브크래프트의 작품들로부터 강한 영향을 받았다.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.הוא תיאר את עמדותיו הפוליטיות כשמרן מבחינה כלכלית וליברלי מבחינה חברתית.
Ostalji, Almanca'da Doğu Almanya'daki hayata duyulan özlemi dile getirmek için kullanılan bir terim.Осталгия (на немски: Ostalgie) е немско название за носталгията по живота в Източна Германия.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.Zavzemal se je za gospodarsko in politično liberalizacijo oziroma t. i. socializem s človeškim obrazom.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.Pasisakė už socialinę ir ekonominę lygybę.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Chcem reprezentovať myšlienky.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Je veux représenter une idée.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Chci být ztělesněním myšlenky, chci představovat možnosti.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Ich will eine Idee verkörpern, ich will Möglichkeiten verkörpern.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.난 아이디어를 나타내고 싶습니다. 가능성 또한 나타내고 싶습니다.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Predstavljati želim idejo, predstavljati želim možnosti.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Quiero representar una idea, quiero representar posibilidades
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.Повечето хора не работят над мечтата си, защо?
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.אני רוצה לייצג רעיון. אני רוצה לייצג אפשרויות.
Bir fikri dile getirmek istiyorum. Olasılıkları söylemek istiyorum.いいかお前らよく聞け 上に行きたいか
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Quero representar uma ideia.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Tôi muốn thể hiện một ý tưởng.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Vreau să reprezint o idee.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.Я хочу представить идею.
Bir fikri dile getirmek istiyorum.اريد أن استعرض فكره
Bir okur Weibo adlı sitede şikayetini şöyle dile getirmekte:L'un d'entre eux s'en est plaint sur Weibo :
Bir okur Weibo adlı sitede şikayetini şöyle dile getirmekte:Uno se quejó en Weibo:
Bunu başaracağım! Bir fikri dile getirmek istiyorum.Nem számít mennyire rossz, vagy mennyire rossz lesz... végig fogom csinálni!
O zaman, bir şekilde... bunun yerine, dendi ki... Ve bence bunu dile getirmek de iyidir.Y pienso que está bien expresarlo así también.
" Sizin bunca yıldır düşündüklerinizi dile getirmekten korkmuyorum" diyen bir tarzla söylüyordu."Ich habe keine Angst davor das auszusprechen was wir uns all die Jahre nur gedacht haben."
" Sizin bunca yıldır düşündüklerinizi dile getirmekten korkmuyorum" diyen bir tarzla söylüyordu."내가 무슨 생각해 봤는데 모든이 년 말 두 렵 지 않아요"
" Sizin bunca yıldır düşündüklerinizi dile getirmekten korkmuyorum" diyen bir tarzla söylüyordu."أنا لست خائفاً من قول ما كنتم تفكرون به طوال تلك السنين"
" Sizin bunca yıldır düşündüklerinizi dile getirmekten korkmuyorum" diyen bir tarzla söylüyordu.だから我々はマルコムを敬愛しています。
Ve bence bunu dile getirmek de iyidir.A myslím, že je v pořádku vyjádřit i toto.
Ve bence bunu dile getirmek de iyidir.Az az átalános vélekedés....akkor azt hiszem ez rendben van. De úgy gondolom, az emberek nagyon különbözőek.
Ve bence bunu dile getirmek de iyidir.Cred că e bine să spunem și așa.