Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.그래서 리모콘을 든 독재자가 되서 욕을 하기 시작하죠.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.Nos convertimos en dictadores con un mando a distancia y empezamos a criticar a la gente de la tele.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.On devient des dictateurs avec une télécommande et on critique les gens qui passent à la télé.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.Tornamo-nos ditadores com o controlo remoto e começamos a criticar as pessoas da TV.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.We worden dictators met de afstandsbediening. We geven kritiek op de tv-mensen.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.Wir werden zu Diktatoren mit einer Fernbedienung und fangen an, die Menschen im Fernsehen zu kritisieren.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.Zostajemy dyktatorami z pilotem i zaczynamy krytykować.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.Ми стаємо диктаторами з пультом у руках і починаємо критикувати людей з телевізора.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.Мы превращаемся в диктаторов с пультом в руке и без конца их критикуем.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.אנחנו נהפכים לרודנים קטנים עם שלט ומתחילים לבקר את האנשים על המסך.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.نصبح دكتاتوريون مع جهاز تحكم عن بعد و نبدأ بنقد الأشخاص على التلفاز.
Kumandalı diktatörler oluyoruz ve televizyondaki herkesi eleştirmeye başlıyoruz.「演技が下手」 「これが歌? 音程合ってないじゃん」
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Mohamed Farrah Aidid, cel mai puternic dintre conducătorii locali, face legea în capitala Mogadiscio.
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Mohamed Farrah Aidid, el más poderoso de los cabecillas... ...gobierna la capital Mogadishu.
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Mohamed Farrah Aidid, najmocnejší z vojvodcov, vládne hlavnému mestu Mogadišo.
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Mohamed Farrah Aidid, nejmocnější z vojevůdců, vládne hlavnímu městu Mogadiši
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Mohamed Farrah Aidid, o poderoso senhor da guerra, controIa Mogadíscio.
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Muhamed Farah Aidid, najmogočnejši izmed gospodarjev vojne, vlada v Mogadišu.
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Somalia - Øst Afrika 1992 Års krigsførelse i mellem rivaliserende klaner forårsager katastrofal hungersnød.
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Ο Μοχάμεντ Φαρά Αϊντίντ, ο πιο ισχυρός των πολέμαρχων... ...εξουσιάζει το Μογκαντίσου.
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.Мохамед Фарах Айдид, най-могъщия от предводителите, управляваше столицата Могадишу.
Mahalli diktatörlerin en güçlüsü Muhammet Ferah Aidid... başkent Mogadişu'ya hakimdir.מוחמד פארה איידיד, המנהיג ...החזק של המיליציות האזרחיות .מושל בעיר-הבירה, מוגדישו
Monsanto diktatörlüğünün bir parçasıdır.لوضع علامة تعريفية على الأغذية المعدلة وراثياً في الولايات المتحدة ما هو إلا جزء من دكتاتورية مونسانتو
Monsanto diktatörlüğünün bir parçasıdır.モンサント社に対する反対運動は、私達の自由を守るための運動なのです。
"Monsanto Koruma Hareketi" ni şekillendiriyor. Bu yeni bir faşizm şeklidir, yeni bir diktatörlük şeklidir.Esta es una nueva forma de fascismo, una nueva forma de dictadura.
Normun diktatörlüğü, dünyanın sonu demek.De dictatuur van de norm is het einde van de wereld.
Normun diktatörlüğü, dünyanın sonu demek.Dictatura normalului e sfârșitul lumii.
Normun diktatörlüğü, dünyanın sonu demek.El autoritarismo de la norma es el fin del mundo.
Normun diktatörlüğü, dünyanın sonu demek.정상적인 것들만을 강요한다면, 세상은 끝날겁니다.
Normun diktatörlüğü, dünyanın sonu demek.La dictature de la norme, c'est la fin du monde.
Normun diktatörlüğü, dünyanın sonu demek.La dittatura della regola, è la fine del mondo.
O eski diktatörlük, o eski düşünce şekli artık geçerli değil.In afară de faptul că vechia tiranie, vechiul regim al gandirii nu mai este.
Özel... Sadece... O eski diktatörlük, o eski düşünce şekli artık geçerli değil.Nic specjalnego...oprócz tego, że nie będzie już dawnej tyranii, dawnego reżimu myślenia.
Özel... Sadece... O eski diktatörlük, o eski düşünce şekli artık geçerli değil.Paitsi vanha tyranni, vanha tapa ajatella on mennyt.
Özel... Sadece... O eski diktatörlük, o eski düşünce şekli artık geçerli değil.Spécial, sauf que... la vieille tyrannie, l'ancien régime de la pensée n'est plus.
Papaz, diktatör gibi o yüzden de dile getiremiyorlar.El pastor es como un dictador que no les deja hablar.
Papaz, diktatör gibi o yüzden de dile getiremiyorlar.담임 목사가 독재자 스타일이라 찍 소리를 못하고 있대요
Papaz, diktatör gibi o yüzden de dile getiremiyorlar.O pastor é como um ditador, eles não podem falar.
Papaz, diktatör gibi o yüzden de dile getiremiyorlar.Pastor itu seperti diktator, jadi tak ada yang melawan
Papaz, diktatör gibi o yüzden de dile getiremiyorlar.Пастор - справжній диктатор і йому ніхто не сміє суперечити.
Papaz, diktatör gibi o yüzden de dile getiremiyorlar.القسيس كالمدير لذلك لم يستطيعوا الكلام
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.A diktátorokra mint Pinochet-re már mint szükségtelen zavaró tényezőre tekintettek.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Diktatoren, wie Pinochet, werden als unnötige Verlegenheitslösung betrachtet.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Diktatorer som Pinochet ansågs en onödig förlägenhet.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Diktátori ako Pinochet boli vnímaní ako zbytočná príťaž.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Diktatorji kot Pinochet, so zdaj videni kot nepotrebna zadrega.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Diktator seperti Pinochet dipandang sebagai aib yang tak dibutuhkan
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Ditadores como Pinochet... ...passaram a ser vistos como uma vergonha desnecessária.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Dyktatorzy tacy jak Pinochet widziani są jako niepotrzebne obciążenie
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.I dittatori come Pinochet vennero vosti come un inutile imbarazzo.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Los dictadores como Pinochet se consideraron una vergüenza innecesaria.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Δικτάτορες όπως ο Πινοσέτ τους έφερναν περιττά σε δύσκολη θέση.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.Диктаторы типа Пиночета стали рассматриваться как ненужная обуза
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.На диктатори като Пиночет се гледа като на предизвикващи ненужно смущение.
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.,דיקטטורים כמו פינושה .נתפשו כמבוכה בלתי נחוצה
Pinochet gibi diktatörler</i> artık gereksiz bir utanç kaynağı olarak görülüyordu.国を支配する新しく方法が 発明されました
Sadece... O eski diktatörlük, o eski düşünce şekli artık geçerli değil.Especial, excepto... la antigua tirania, el viejo sistema de pensamiento ya no está más.
Sadece... O eski diktatörlük, o eski düşünce şekli artık geçerli değil.Kromě toho, že už není ta stará tyranie, starý režim myšlení.
Sadece... O eski diktatörlük, o eski düşünce şekli artık geçerli değil.Другое дело когда старая тирания, старый режим ума больше не имеют силы.
Seçimlerin diktatörleri alıkoyamacağını da kim söylemiş?Ik kon mijn tranen niet bedwingen.